|
 |
|
|
Fener'in yolu
Bir polisin bir öğretmene 10 dakika arayla attığı 2 hatalı pasın birinden yararlanarak atılmış bir gol Fenerbahçe'yi 1-0 öne geçirdi. Maç analizine böyle bir cümleyle başlayabiliyorsanız, ortadaki gerçek buysa, frene basmak lazım. Dün gece Fenerbahçe'de gördüğümüz olumlu ya da olumsuz hiçbir şey geniş zamanlı bir fiil çekimiyle tanımlanamaz. Yani "dün böyle oldu, o yüzden Fenerbahçe böyle yapar" denemez. Çünkü rakip - emeklerine saygıyı bir kenara bırakmadan standart altı. Bir de B36 Torshavn'ın elediği Birkirkara'nın halini düşünmeli.
Ancak yine biz Fenerbahçe'nin Zico yönetimiyle girdiği yolun avantajlarına ve dezavantajlarına bakalım. Çünkü artık rakip her ne olursa olsun Doğu Avrupa'nın en güçlü futbol ekollerinden birinin devamı.
Şimdi durum farklı
Christoph Daum'un takımı genel olarak tek santrforlu ama orta saha katkısı ve savunma beklerin de katılımıyla en az beş forvetliydi. 4-5-1/4-3-3 varyasyonun kolaylığı da bu zaten. Şimdi Zico'nun 4-3-1-2'sinde durum farklı. Aurelio savunmanın parçası oluyor orta sahanın kanatları ise daha geniş alanı kontrol etmeleri gerektiği için tedirginleşiyor. Savunma bekleri de aynı dertten muzdarip. En fazla bindirme yapan kanatlardan Ümit bölgesinden çıkamıyor. Yani iki santrforlu ama en fazla üç forvetli bir oyun ortaya çıkıyor. Bu oyunu riske etmek daha büyük sorunlar, geniş açıklar vermek demek.
Teknik patron Zico'nun aklına koyduğu bu oyun evrenseldir. Hiç tartışma yok. Uygulanmasında hiçbir sakınca yok. Ama Appiah'ın olmadığı ve onun performansında bir üçüncü oyuncu bulunmadığı durumlarda Fenerbahçe'nin hem hücum, hem savunmada zorluk çekebileceğini düşünmemiz için sebep çok. Bu bir kara gelecek tahmini değil, kat edilmesi gereken yolun uzunluğunun belirlenmesi sadece...
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|