|
 |
|
|
Onlar hazır... Ya siz?
Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un maçlarını izledim...
Hepsi de sezona büyük bir istek ve heyecanla hazırlanıyorlardı... Taptaze enerjiler, yenilenmiş kadrolarla...
Ön yargılı olmamaya özen göstererek... İyi niyetle baktığımda gördüm ki, tüm kulüplerimizde bu yıl daha ciddi ve gerçekçi bir transfer felsefesi söz konusu...
Eski yılların pahalı alışkanlıklarından uzaklaşmışlar... Bütçelerine, paralarına ve ihtiyaçlarına göre adam almaya özen göstermişler... Ayaktopu yıldız ya da emekçilerini ararken, ayaklarını sağlam basmaya dikkat etmişler... Popülist imza törenlerinden uzak durmuşlar... Daha seçici ve daha gerçekçi davranmışlar.
Roberto Carlos inadı
Medyada, çoğunlukla menajer gazına gelinerek atılmış manşetleri serinkanlılıkla karşılamışlar.
Sahaya çıkan kadrolar, bu yıl daha doğru işler yapıldığını gösterdi bana... Yine de kaçınılmaz hayal kırıklıkları olabilir. Bunları minimumda tutarsanız, kaybınız da kabul edilebilir ölçüde olacaktır.
Bu yıl transferde teknik direktörlerin tercihi öncelik kazandı. Yönetici inisiyatifi teknik direktör görüşlerini gölgelemedi. En azından kimi, niçin almak istediklerine birlikte karar verdiler.
Madalyonun öteki yüzüne bakarsak... Anlamakta güçlük çektiğim arayışlar da var... Örneğin Fenerbahçe'nin, giden Nobre'den ve eldekilerden daha iyi bir santrfor arayışı yerine Real Madrid'den ayrılmak istemeyen solbek Roberto Carlos konusundaki, ısrarını elbette yadırgıyorum... Alex, Appiah ve Anelka transferlerinde çıtayı yüksek tutma başarısını gösteren Aziz Yıldırım ve arkadaşlarının, iyi bir santrfor bularak Şampiyonlar Ligi'ne girmesini diliyorum.
Galatasaray'da Gerets'in ön libero ısrarını anlamak da o kadar kolay değil... Saidou ile Ocak ayından itibaren ilgilenmeyen, sezon sonunda Fransa Ligi'ne gidişini tepkisiz karşılayan Galatasaray Yönetimi ile teknik direktörünün, altı ayı boş geçirdiklerini düşünüyorum. Ayhan ve Volkan'ın ön libero oynayabileceğini Gerets'e kimse söylemedi mi acaba? Gerçekten merak ediyorum.
Vestel Manisa'ya dikkat
Beşiktaş da kanat organizasyonunda gecikmiş durumda... Ze Roberto ile sola hayat verilecekse, sağ kanatta Ali Tandoğan'ı sarsarak silkelemek ve Nobre'ye iyi servis yapmanın çözümünü bulmak gerek!
Marcelinho, Trabzonspor'da Tekke'nin boşluğunu kapatır mı? Bu soru işareti sezon boyunca zihinlerde çakılı kalacaktır. Dileyelim, sorunsuz bir sezon geçirsin, Trabzonspor'u rahat ettirsin!
Ya ötekiler ?
Kayserispor ve Erciyesspor'un lige geçen yıldan daha iyi gireceğini sanıyorum... Bu yıl ligde en büyük gelişmeyi gösterecek takımın da Vestel Manisaspor olacağını tahmin ediyorum. Walter Zenga'nın yönetimindeki Gaziantepsor'u da merakla izleyeceğim.
Hayalperestlik sanmayın... Daha kaliteli bir futbol, daha çekişmeli maçlar bizi bekliyor...
Teknik direktörler ve futbolcular size daha iyi bir lig sunmak için hazır!
Ya siz ? Hazır mısınız ? Küfürsüz, polemiksiz, paranoyasız, her takıma, her sporcuya saygılı, hakeme güvenen gerçek bir futbolsever olarak tribünlerdeki yerinizi alacak mısınız ?
Hazırsanız, sizi bekliyoruz... Hepinizi temiz futbola, o masum oyuna davet ediyoruz!
Güle güle 'Çaylak'
Nihayet doğru karar! Trabzonspor Yönetimi taraftar baskısından, başarısızlık korkusundan sıyrılıp her şeyi ile uluslararası bir futbol değeri olan Fatih Tekke'yi Rusya'nın Zenit takımına sattı. Hem de 7,5 milyon Euro'ya...
Zenit'in internet sitesine girdim... " Hoş geldin çaylak " diye karşılamışlar Fatih'i... Acemiliğinden değil, NBA geleneklerine uygun olarak takımın yeni oyuncusu olduğu için bu çaylak yakıştırması...
Fatih Tekke, globalleşmeye çalışan Rusya'nın aynı doğrultuda hamleler yapan iyi bir kulübüne gitti... Gönül İspanya, İngiltere'ye gitmesini isterdi ama, olsun!
Bu transferde bir " hülle" var mı yok mu bilemem! Hülle olsa da Fenerbahçe'ye gelse keşke.
Her neyse... St. Petersburg'a giden Türkler, orada Hermitage müzesiyle birlikte Fatih'in maçına ve antrenmanlarına da uğrasınlar, derim...
Çünkü o gurur bize ait!
Güle güle Çaylak!
Fethi Hoca
Geçen sezonun ortalarında Fethi Demircan aradı... Futbol Federasyonu bayan futbolunu canlandırmak için görev önermiş, kararsızdı... Ona, " Kız babaları iyi antrenör olur... Metin Türel'le sana toz kondurmam... Kariyerinin en babacan rolünü veriyorlar, kabul et" dedim. Fethi Demircan skandallarla lekelenmiş bayan futbolunda tertemiz bir başlangıç yaptı, U-19'un teknik patronluğu için kolları sıvadı. Bu görevi talep etmedi, federasyonda kapı aralarında kulis yapmadı. O'ndan istediler. İyi de yaptılar. 5 maçta 3 galibiyet, 1 beraberlik, 1 yenilgi aldı. Yepyeni bir kadro kurdu. Bugünlerde Trabzon'da kamptalar... Yardımcılarıyla geleceği inşa ediyorlar...
Fethi Hoca'nın paraya pula hiç ihtiyacı yok. Kariyer ve şöhret peşinde değil...
Tek üzüntüsü, bazı spor adamlarının , federasyon seçimlerinde verdiği oyun diyeti olarak o göreve getirildiğini iddia etmesi...
Kırılmış...Belki gönlünü alırlar umuduyla, bilinsin istedim.
agokce@milliyet.com.tr
|
|
|

|