
|
|
|
 |
|
|
Milliyet'ten okurlarına
'Bulun Milliyet'i ve mutlaka okuyun'
Doğan Akın
Yerbilim ölçütleri açısından "minyatür okyanus" sayılan Karadeniz, Türkiye kıyılarında adeta jeolojik bir başkalaşımdan geçiyor!
Karadeniz Sahil Yolu'nu kıyı tahribatı ve yer yer çiğnenen yargı kararlarıyla defalarca gündeme getiren Milliyet, son durumu saptamak üzere muhabirlerini bir kez daha bölgeye gönderdi. Arkadaşımız Şükran Özçakmak, kayalarla doldurulan Karadeniz'in benzersiz koylarına nasıl kıyıldığını, yargı kararlarının etrafından nasıl dolaşıldığını ve heyelanın hesaba katılmadığı yerlerin şimdiden nasıl kullanılamaz hale geldiğini yazdı. "Denizini Kaybeden Karadeniz" adıyla çarşamba günü başlayan beş bölümlük dizinin fotoğraf çekimlerini Bünyamin Aygün yaptı.
Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin "Yapanın eli kolu kırılsın" sözlerine karşın yapımı süren bu yola ilişkin haberlerimiz devam edecek.
Adını verdiği bu bölgeden önüne çekilen setlerle koparılan Karadeniz'in bu ayrılığa ne kadar dayanabileceğini ise zaman gösterecek!
Kasadaki çeklere ceza
Arkadaşımız Tolga Şardan'ın 8 Kasım 2005'te manşete çıkardığımız özel haberi "AKP kasasında şüpheli çekler" başlığını taşıyordu. Haber, AKP yönetimindeki Çorum Belediyesi'nde "kat artırımı karşılığında rüşvet alındığı" iddiaları ile ulaşılan belgeleri duyuruyordu. Belediye Başkan Yardımcısı'nın odasındaki kasada, üzerinde "AKP İl Başkanlığı" yazan çekler bulunmuştu.
AKP yönetiminin il örgütüne "usul hatası" uyarısı yapmakla yetindiği olaya ilişkin dava, geçen cuma günü sonuçlandı. Çorum Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında iki belediye başkan yardımcısının da bulunduğu beş sanığın "görevlerini kötüye kullandıkları"na karar verdi.
Sağlam bilgi ve belgelerle habercilik yapmaya özen gösteren Milliyet, dikkat çektiği olayları ısrarla takip ediyor ve objektif yayınlarıyla sonuç alıyor. AKP'li belediye yöneticilerinin mahkûm olduğu Çorum'daki mahkemenin sonucu, Milliyet'in bu iddiasının en son kanıtını oluşturuyor.
Türkiye'yi sarsan dizi
"Örtbas edilen şike belgeleri" adıyla cuma günü yayınına başladığımız dosyanın Türkiye gündemini sarstığını söylersek abartmış olmayız. Vatan'ın gündeme taşıdığı tartışma, Süper Lig'deki futbol maçları için yapılan şike konuşmalarını saptayan resmi belgeleri gün ışığına çıkaran Milliyet'in olaya koyduğu ağırlıkla, hükümeti de harekete geçirdi.
Arkadaşımız Lube Ayar'ın ortaya çıkardığı skandal üzerine, Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin, "Milliyet'te çıkan konuşmaların dehşet verici olduğunu, yayımlanan belgeleri Başbakanlık Teftiş Kurulu'na göndereceğini" açıkladı. Şahin, "kamu vicdanının yaralandığını" düşünen Başbakan'ın da olayın üzerine gidilmesini istediğini söyledi.
Şahin'in olayla İtalya'daki şike skandalı arasında paralellik kuran şu sözlerinin de altı çizilmeli:
"İtalya örneği de böyle başladı. Orada hangi sonucu doğurduysa burada da o olmalı."
Şike bu kez kanıtlandı
Şu satırlar, futbol yorumlarıyla da tanınan Mehmet Y. Yılmaz'ın, cumartesi günü Hürriyet'te yayımlanan "Şike konuşmaları dava dosyasında" başlıklı yazısından:
"Bursaspor'un 2004 yılında ikinci lige düşmesine yol açan Rizespor-Beşiktaş maçı, futbol kamuoyunda son düdüğün çaldığı andan beri konuşuluyor.
Futbol çevreleri ilk günden beri bu maçla ilgili olarak 'şike kuşkusu' taşıyordu. 'Kuşkunun' hiç de yersiz olmadığı Milliyet'te yayımlanan telefon kayıtlarıyla ortaya çıktı. Habere konu olan telefon kayıtları Sedat Peker aleyhine açılan dava dosyasında yer alıyor. (...) Bakalım 'şike için belge arayan' Türkiye Futbol Federasyonu, bir dava dosyasına giren telefon kayıtlarını ciddi belge olarak değerlendirecek mi?"
"Takımımdan utandım"
Çeyrek yüzyılı aşkın süredir medya öğretimi ve pratiğinin içinde bulunan Prof. Dr. Haluk Şahin'in Radikal'de cumartesi günü "Şike: Ben ikna oldum" başlığıyla yayımlanan yazısındaki şu satırlarla noktalayalım:
"... Bundan önce bu konuda çıkmış tüm yazıları bir yana bırakın, Lube Ayar'ın Milliyet gazetesinde yayımlanan (...) dizisindeki olgulara bir göz atın... Ben dizinin birinci bölümünü okudum ve ikna oldum! (...) Birinci günkü belgeler, iki yıl önce oynanan Rizespor-Beşiktaş maçıyla ilgili. (...) Ben o maçı televizyondan seyrettim ve desteklediğim takımdan utandım. Bir dürüstlük timsali olarak sevdiğimiz ve aynı zamanda saydığımız Beşiktaş'ın şanlı tarihindeki en kara günlerden biriydi.
Lube Ayar'ın dizisinde sunduğu belgeleri özetlemeye kalkışacak olursam haksızlık etmiş olurum. Bulun dünkü Milliyet'i ve mutlaka okuyun. (...) İtalya'da olduğu gibi ima falan yok. Her şey net ve açık: Siz de ikna olacaksınız!
(...)
Milliyet, lig başlarken bu belgeleri yayımlamakla önemli bir görev yapıyor.
dakin@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|