|
Uyanma zamanı geliyor mu?
Olup bitenler sizi karamsarlığa sürükleyebilir. Ama asla umutsuzluğa kapılmamak, yılgınlığa düşmemek, teslim bayrağını çekmemek gerek. İnanç ve direnç en büyük güç. Bireylerin olduğu gibi, ulusların da kendilerine özgü hasletleri var.
Ulusal hasletlerimizin doruktaki örneklerini Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda bol bol görüyoruz. Turgut Özakman'ın "Şu Çılgın Türkler" kitabından kısa bir örnek: Karamürselliler topları dik yamacın en üstüne, ağaçlar arasına saklamışlar, üzerlerini yapraklı dallar ve otlarla örtmüşler. Askeri birlik yetişip geldiğinde, durumu gören birliğin komutanı üsteğmen şaşkınlık içinde:
"Bu kocaman topları buraya nasıl çıkardınız?" diye sordu. Bilge görünüşlü bir ihtiyar, gülümseyerek, 'Değişik bir milletiz.' dedi...'işler düzgünse ertesi günü bile düşünmeyiz, birbirimizi yeriz. İşler karıştıkça ağır ağır uyanmaya başlarız. İyice karışınca da, kenetlenip olmayacak işleri başarırız. Bunları da buraya böyle çıkardık. Çıkarmadık, uçurduk." (Sayfa 162)
Günümüzde olup bitenlere bakarak, ne dersiniz, birbirimizi yemekle mi meşgulüz? Uyanma zamanı yaklaşıyor mu? Ortamı gerip işleri karıştıranların dikkatine sunulur.
Bir mektup
Edirne F Tipi Cezaevi'nden Eren Yıldız yazıyor:
"Ben siyasi düşüncelerimden dolayı 95 yılında tutuklandım. Yaklaşık 12 yıldır tutsağım. Koşullara teslim olup insani anlamda bitişi yaşamak da mümkün buralarda. Ama her türlü zorluğa, kısıtlama ve yasaklara rağmen insan kalmak, emek verip üretmek de mümkün buralarda.
Tecride, yaşamdan koparılmışlığa, el çektirilmişliğe rağmen, belki de en önemlisi, umudunu korumanı sağlayan şey oluyor buralarda üretmek. Yazmak direnmenin diğer adı oluyor."
Bundan sonrasını özetlersek; Eren Yıldız şiirle ilgileniyor, şiirler yazıyor. Bunları "görülmüştür" damgalı mektuplarla dostlarına gönderiyor. Bu şiirlerden 70 kadarını bir defterde toplayıp kitap olarak değerlendirilmesi için ailesine göndermek ister. Fakat cezaevi yönetimi, daha önce sakıncalı görmediği şiirlere, bu kez "örgütsel propaganda içerikli olduğu" gerekçesiyle izin vermez ve üstelik şiir defterine el koyar.
Yıldız, hiç değilse defterinin kendisine iadesini istiyor.
Bir şiir
Bu haftaki dizelerimiz Eren Yıldız'ın cezaevinden yolladığı şiirden bir bölüm:
"Islandıkça acılarla / Katmer tadındaysa yoksun ve yoksulluğumuz / Anlamsızlık anlam olmuşsa tendeki candan başka / Kaybedecek tutsaklığım / Üryan olacağım sermayesiz / Ve ben / Kaybedeceklerimi kaybettikçe özgür olacağım."
nailgureli@milliyet.com.tr
|
|