Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Ağustos 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Uyanma zamanı geliyor mu?


Olup bitenler sizi karamsarlığa sürükleyebilir. Ama asla umutsuzluğa kapılmamak, yılgınlığa düşmemek, teslim bayrağını çekmemek gerek. İnanç ve direnç en büyük güç. Bireylerin olduğu gibi, ulusların da kendilerine özgü hasletleri var.
Ulusal hasletlerimizin doruktaki örneklerini Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda bol bol görüyoruz. Turgut Özakman'ın "Şu Çılgın Türkler" kitabından kısa bir örnek: Karamürselliler topları dik yamacın en üstüne, ağaçlar arasına saklamışlar, üzerlerini yapraklı dallar ve otlarla örtmüşler. Askeri birlik yetişip geldiğinde, durumu gören birliğin komutanı üsteğmen şaşkınlık içinde:
"Bu kocaman topları buraya nasıl çıkardınız?" diye sordu. Bilge görünüşlü bir ihtiyar, gülümseyerek, 'Değişik bir milletiz.' dedi...'işler düzgünse ertesi günü bile düşünmeyiz, birbirimizi yeriz. İşler karıştıkça ağır ağır uyanmaya başlarız. İyice karışınca da, kenetlenip olmayacak işleri başarırız. Bunları da buraya böyle çıkardık. Çıkarmadık, uçurduk." (Sayfa 162)
Günümüzde olup bitenlere bakarak, ne dersiniz, birbirimizi yemekle mi meşgulüz? Uyanma zamanı yaklaşıyor mu? Ortamı gerip işleri karıştıranların dikkatine sunulur.

Bir mektup
Edirne F Tipi Cezaevi'nden Eren Yıldız yazıyor:
"Ben siyasi düşüncelerimden dolayı 95 yılında tutuklandım. Yaklaşık 12 yıldır tutsağım. Koşullara teslim olup insani anlamda bitişi yaşamak da mümkün buralarda. Ama her türlü zorluğa, kısıtlama ve yasaklara rağmen insan kalmak, emek verip üretmek de mümkün buralarda.
Tecride, yaşamdan koparılmışlığa, el çektirilmişliğe rağmen, belki de en önemlisi, umudunu korumanı sağlayan şey oluyor buralarda üretmek. Yazmak direnmenin diğer adı oluyor."
Bundan sonrasını özetlersek; Eren Yıldız şiirle ilgileniyor, şiirler yazıyor. Bunları "görülmüştür" damgalı mektuplarla dostlarına gönderiyor. Bu şiirlerden 70 kadarını bir defterde toplayıp kitap olarak değerlendirilmesi için ailesine göndermek ister. Fakat cezaevi yönetimi, daha önce sakıncalı görmediği şiirlere, bu kez "örgütsel propaganda içerikli olduğu" gerekçesiyle izin vermez ve üstelik şiir defterine el koyar.
Yıldız, hiç değilse defterinin kendisine iadesini istiyor.

Bir şiir
Bu haftaki dizelerimiz Eren Yıldız'ın cezaevinden yolladığı şiirden bir bölüm:
"Islandıkça acılarla / Katmer tadındaysa yoksun ve yoksulluğumuz / Anlamsızlık anlam olmuşsa tendeki candan başka / Kaybedecek tutsaklığım / Üryan olacağım sermayesiz / Ve ben / Kaybedeceklerimi kaybettikçe özgür olacağım."

nailgureli@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Genelkurmay ve komplo teorileri
GENELKURMAY Başkanlığı'na Org. Yaşar Büyükanı...
Çetin ALTAN
"İslami cihat" politikaları ve "Çellissima" 4'lüsü...
Bir yanda bastırdıkça bastıran sıcaklar, bir ...
Fikret BİLA
Düğümü Sezer'in mesajı çözdü
Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın Genelkurmay Başk...
Hasan CEMAL
Çılgınlığın sonu yok mu?
Lübnan'daki İsrail işgali daha birkaç hafta ö...
Abbas GÜÇLÜ
Hangi okula kaç kişi kaydoldu? Anında öğrenin
Teknolojik olanaklar velilerin işine ilk kez ...
Nail GÜRELİ
Uyanma zamanı geliyor mu?
Olup bitenler sizi karamsarlığa sürükleyebili...
Metin MÜNİR
Kim korkar hain Wal-Mart'tan?
Yabancı sermaye girişi tek yön bir yol değild...
Hasan PULUR
Ölümle yarıştı, ölüm geçti...
İNSAN vardır, ölümle yarışır; "Ben geçeceğim!...
Meral TAMER
Tabipler Birliği, MR sömürüsünde neden sessiz?
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ'ın üst dü...
Ece TEMELKURAN
Yeryüzü Vicdan Örgütü!
"Yeryüzünün, insanlığın şu ana kadar kurduğu ...
Osman ULAGAY
İnsanlık öldü, Duygu görmedi
Sevgili Duygu'nun hayatla son bağlarını da ko...
Güngör URAS
Fiskobirlik olmadan olmaz!
Fiskobirlik depolarında 2005 ürünü 50 bin ton...

© 2006 Milliyet