Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Ağustos 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İnsanlık öldü, Duygu görmedi


Sevgili Duygu'nun hayatla son bağlarını da kopardığı gecenin sabahında, Lübnan'da, yeni başlamış hayatlar bombalandı, insanlık öldürüldü. Duygu Asena, bu akıl durdurucu gaddarlığın son olarak Kana'da yarattığı dehşet tablosunu görmediği, duymadığı için şanslıydı.
"İnsanlık" deyince akla gelen tüm değerlerin, sözde "uygar dünya"yı temsil eden güçlerce bombalandığı bir dünyada Duygu'dan yoksun yaşamaya mahkum olanlar ise bizlerdik.
Bizlerdik diyorum çünkü şu anda düşündüklerimi, hissettiklerimi mutlaka başkalarının da düşündüğüne, hissettiğine inandırmak istiyorum kendimi. Duygu'nun önemini anlatma ihtiyacını ve insanlığın bombalanmasına karşı duyduğum derin öfkeyi birileriyle paylaştığıma inanmak istiyorum.

Hayatı zenginleştirme
I. Herald Tribune gazetesi Duygu'nun ölüm haberini "D.Asena, kadın hakları avukatı" başlığıyla vermişti önceki günkü sayısında. Bence Duygu, kadın haklarının önde gelen bir savunucusu olmanın ötesinde, bir 'hayat hakları savunucusu' idi. Kadınların her alandaki katkısı olmadan hayatın tam olarak yaşanamayacağına inanmıştı o. Hayatı her anlamda zenginleştirmenin önemini, yazdıklarıyla ve yaptıklarıyla anlatan bir öncü olmuştu.
Duygu'nun beni en çok etkileyen özelliği ise bu öncülük işlevini müthiş bir doğallık içinde, kendisine paye vermeden, afra tafraya başvurmadan, dingin ve kucaklayıcı bir gülümsemeyi yüzünden hiç eksik etmeden yapmayı başarmasıydı. Yazma tarzına da yansıyan bu özelliği onun geniş bir çevreyle yakın iletişim kurmasını ve çok okunan bir yazar olmasını sağlamıştı.
Ben Duygu'nun insanımızdaki bir özlemi, bir iç duyguyu yakaladığına inanıyordum. On yıl önce yayınlanan ve onun da katkısıyla Aklınla Uçur Beni adını verdiğim kitabı yazarken, bazı bölümleri okumasını istemiştim Duygu'dan. Bizim insanımızı ilgilendirir miydi yazdıklarım? Duygu'nun bu konudaki görüşünü almak istiyordum. Beni kırmadı, metni okudu. 'Bilgi çağı'nda bizi nelerin beklediğini ve Türkiye'nin bu çağa nasıl uçabileceğini anlatma çabama destek vererek beni cesaretlendirdi.

Dehşet çağı mı?
Benim gözümde her şeyiyle hayatı temsil eden Duygu'nun ölümcül bir hastalığa yakalanacağını ve 'bilgi çağı'nın dehşet çağına dönüşeceğini hiç düşünmemiştim o zamanlar. İnsanlığın, korkunç savaşlardan ve kıyımlardan geçerek geldiği noktada, sahip olduğu müthiş bilgi ve deneyim birikimiyle cehalet, açlık ve yoksulluk gibi temel sorunlarını da çözerek, barış içinde bir arada yaşamanın yolunu nihayet bulabileceğine inanmak istiyordum galiba.
Bugün yaşamakta olduğum düş kırıklığını anlatmam zor. Askeri güç kullanarak dünyanın hakimi olma hevesiyle savaşa kilitlenmiş bir Amerika; kendi geliştirdiği insanlıkla ve uygarlıkla ilgili değerleri savunamaz duruma düşmüş bir Batı. Batı'nın derin zafiyetinden yararlanarak güç kazanan bir cihad cephesi. Hayatı yok etmeye yönelik muazzam bir çaba.
Duygu hayatta olsaydı "insanlığın adı yok" diyebilirdi belki de.

oulagay@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Genelkurmay ve komplo teorileri
GENELKURMAY Başkanlığı'na Org. Yaşar Büyükanı...
Çetin ALTAN
"İslami cihat" politikaları ve "Çellissima" 4'lüsü...
Bir yanda bastırdıkça bastıran sıcaklar, bir ...
Fikret BİLA
Düğümü Sezer'in mesajı çözdü
Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın Genelkurmay Başk...
Hasan CEMAL
Çılgınlığın sonu yok mu?
Lübnan'daki İsrail işgali daha birkaç hafta ö...
Abbas GÜÇLÜ
Hangi okula kaç kişi kaydoldu? Anında öğrenin
Teknolojik olanaklar velilerin işine ilk kez ...
Nail GÜRELİ
Uyanma zamanı geliyor mu?
Olup bitenler sizi karamsarlığa sürükleyebili...
Metin MÜNİR
Kim korkar hain Wal-Mart'tan?
Yabancı sermaye girişi tek yön bir yol değild...
Hasan PULUR
Ölümle yarıştı, ölüm geçti...
İNSAN vardır, ölümle yarışır; "Ben geçeceğim!...
Meral TAMER
Tabipler Birliği, MR sömürüsünde neden sessiz?
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ'ın üst dü...
Ece TEMELKURAN
Yeryüzü Vicdan Örgütü!
"Yeryüzünün, insanlığın şu ana kadar kurduğu ...
Osman ULAGAY
İnsanlık öldü, Duygu görmedi
Sevgili Duygu'nun hayatla son bağlarını da ko...
Güngör URAS
Fiskobirlik olmadan olmaz!
Fiskobirlik depolarında 2005 ürünü 50 bin ton...

© 2006 Milliyet