|
 |
|
|
Güneş'in gölgesi
Kendimizde eksik gördüğümüz ve yeterli bulmadığımız yönlerimiz gölgemizi oluşturur. Bu yönüyle Satürn olgunlaşmamız yönünde en önemli anahtar durumundadır. Satürn'ü Aslan'da olanlar için yeni bir farkındalık dönemindeyiz
hkirkoglu@ekolay.net
Faks: (0216) 418 54 99
Bu yazı özellikle şimdilerde 30 ve 60 yaşlarına yaklaşan, Satürn'ü Aslan burcunda olan kişiler için yazıldı. Satürn aşağıdaki tarihler arasında Aslan burcunda kalmıştı. Eğer doğum tarihiniz bu aralıklar içindeyse, ele aldığım konulara dikkat etmeniz size yeni bir farkındalık kazandırabilir. Bu tarihler 02.08.1946-19.08.1948, 03.04.1949-29.05.1949, 17.09.1975-14.01.1976, 05.06.1976-17.11.1977, 05.01.1978-26.07.1978 arasındadır.
Satürn bizim eksikliklerimizi ve çoğunlukla kendimiz için gölge oluşturan yönlerimizi ortaya koyar. Astroloji ile çok yakından haşır neşir olan Jung kendi psikolojisinde "gölge" kavramına özellikle dikkat çeker.
Satürn pek çok yönden Güneş'in gölgesi durumundadır. Zira Satürn ışıklarla (Güneş ve Ay) yönetilen Aslan ve Yengeç burçlarının tam karşısında yer alan Kova ve Oğlak burçlarının yöneticisidir. Astrolojik açıdan Güneş kendini var etme, yaratıcılığı ortaya koyma, kendine güven duyma ve özümüzü göz önüne çıkarmakla yakından ilişkilidir.
Biz Güneş'in enerjisini yani özburcumuzun yansıttığı özellikleri ancak 30'lu yaşlarla (Satürn dönüşünden sonra) birlikte daha bilinçli şekilde ortaya koymaya başlarız.
Eğer hermetik ilkeler arasında yer alan ikiliğe bakarsak, ışığın var olabilmesi için karanlığa da ihtiyaç vardır. Karanlık bizim kendimizde eksik hissettiğimiz ve aslında geliştirme durumunda olduğumuz yönlerimizdir. Satürn'leri Aslan burcunda olan kişiler ise 2005 yılının temmuz ayından bu yana önemli bir gelişim döneminden geçmekteler.
Eğer dünyadaki gelişmelere de bakacak olursanız, aslında, Aslan'ın temsil ettiği temalara ilişkin aksamaları çok daha rahat görebiliriz. Aslan hükümran olma ve adeta bir kral gibi davranma eğiliminde olduğu için, Satürn'ün bu son geçişinde Aslan'ı Aslan yapan bu temel eğilimlerin gerçekçi biçimde sorgulandığını, yönetici durumunda olan kişilerin ve kralların çaptan düştüklerini görebiliriz.
Gerekli bir süreç
Şu anda genel olarak dünyada babalık etmek, korumak ve kendinden emin olmak isteyen tavırların olumsuz yönlerine çok daha fazla tanık oluyoruz. Örneğin yükselen burcu Aslan olan G.W. Bush'un içinde bulunduğu durum bunun en açık göstergesidir.
Satürn'ü Aslan burcunda olan kişiler, haritalarındaki diğer faktörler bunu daha fazla öne çıkartabilir ya da arka plana alabilirse de, kendi yaratıcılıkları, kendilerine güvenleri ve sahneye çıkma yönünde çok daha fazla hassasiyet gösterirler. Kimi zaman bu durum, kendi babaları ve otorite figürü olarak gördükleri kişilerle ilişkilerine de yansıyabilir.
Baba figürü sert ve sorumluluk getiren, bir bakıma kişinin önünde yaşam mücadelesi yaratan bir kimliğe dönüşebilir. Satürn'ü Aslan'da olan kişiler bu mücadeleleri çocuk sahibi olma, hayata karşı daha esnek ve neşeli bir tavır edinebilme ve kendilerini güçlü biçimde ortaya koyma yönünde yaşayabilirler.
Şu anda 30'lu ya da 60'lı yaşlara geçen bu kişiler, kendilerini bu mücadelenin önemli bir safhasında görmekteler. 30 yaşını devirenler özellikle hayattan ne istediklerini ve kendilerini sorumlu kılan temaları derinden kendi içlerinde muhasebe ederlerken, 60'a gelenler de, 30 yaşından bu yana gösterdikleri bu çabayı, kendini beğenme, gururunu tatmin etme ve hayattan zevk alma yönlerini daha bilge bir yaklaşımla değerlendirme fırsatı içindeler.
Eğer Satürn'ü, yani gölgemizi, eksik yönlerimizi daha iyi görebilirsek, bu yönlerimizi bilince çıkartarak olgunlaşabiliriz. Satürn yaşlanmanın ve olgunlaşmanın gezegenidir. Satürn Güneş'in gölgesi olarak bizim için gerekli eleştiriyi ve doğal olarak bu eleştiririn getirdiği derinliği, melankoliyi de hayatımıza taşıyor.
Bu melankoli depresif bir durum değil, tam tersine, Alman sanatçı Albert Dürer'in resmettiği gibi, bizi yeniden aydınlığa, yaşam neşesine ulaştıracak olan gerekli bir süreçtir. Önümüzdeki aylarda Satürn'ün değişik burçlardaki temalarına seri olarak değineceğim.
|
|
|

|