Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Ağustos 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Spor yazarları ile başladık

Görüş / Bülent Buda

Zaman dediğiniz neki akıp gidiyor... Yine başladık futbol zamanlarına bıraktığımız yerden... İki eksikle açıldı Türkiye Spor Yazarları Derneği Turnuvası. Karşıyaka ve Göztepe yoklardı. Katılsalardı fena olmazdı. Kendilerine göre gerekçeleri vardır elbette. Silah zoruyla değil nihayet, gönül işi bu. Üstad Sadettin Kaynak'ın oldukça dokunaklı deyişiyle; Gönül nedir bilene, gönül veresim gelir..!!
Neyse uzatmayalım... Açılışı Bucaspor ile Altınordu yaptı. Yakıcı güneş sorun oluşturuyor futbol oyununda. Yine de çocukların belirgin göze hoş gelen çabaları var. İki takım da yeni transferlerle bayağı değişime uğramış. Kantara vurduğunuzda sanki Bucaspor ağır basıyor. Ancak Altınordu'nun da ete kemiğe bürünen direnci oynama isteği var. Öyle kolayından teslim olma gibi bir niyeti yok.

Fazlalıklar üretime yansımıyor
Bucaspor'da tabelayı değiştirecek yetkinlikte ayak fazla. Ancak o fazlalıklar üretime yansımıyor. O arada sanırım kaleci Kenan'ın özgüven olgusunu abartmasından ikram gibi Altınordu golü geliverdi. 66. dakikada Bucaspor'da Adnan Demirel oyuna alındı. Bu futbolcu oyunda kaldığı 24 dakikada beş kez topla buluştu. Tüm pozisyonları gole yakındı. Rakip savunma içinde koşu yapacağı bölgeleri çok iyi belirliyor. Pozisyonlardan birini gol yaptı. Diğerinde Aygün'e nefis bir asist yaptı. Bence maçın değil gecenin en üretken futbolcusuydu.
Altay-İzmirspor maçı başladığında güneş komşuya ulaşmıştı. Oyunda bayağı, kanlı canlı, tempolu bir devamlılık vardı İzmirspor yanı ağır basan. Kantarda bu kez Altay ağır çekiyordu ama estetikte, görüntü temizliğinde, etkileyicilikte İzmirspor öne çıkıyordu. Dikine çıkışlarda hızlıydılar. Altay savunması arkasında oluşan boşlukları çok iyi kullandılar. Ancak gol vuruşu sorunları vardı, bir türlü aşamadıkları.
Hele ikinci yarı Yekta'nın asist kavramını öylesine abarttığı bir pozisyon var ki niye o golü kendi atmayı üstlenmedi ? (!) Ardından Mustafa Ceviz'in, Ali Uyanık'ı ters yatırıp "uyuttuğu" direkte patlayan penaltı vuruşu... Neticede İzmirspor, pozisyon becerisini gole dönüştürmeye başladığında eğer izlediklerimiz sanal değilse bayağı güzel yerlere ulaşacağa benzer.

Bu gece ilginç olacak
Altay'da orta alanda başlayarak, savunmanın verdiği pozisyon sayısına bakıyorum içim kararıyor. Maç boyunca pozisyon üretemeyen, rakip savunmayı gıdıklamayı bile beceremeyen ileri uçlara bakıyorum kötümserliğim tırmanıyor.
Atılan gol de Mehmet Akçagün'ün geçen sezon başında yaptığı sağ kanat çıkışlarını andırır bir girişim sonrası geldi. Savunmacı Hakan da o sırada topun geldiği yerdeymiş. Tesadüfü buluşma gibi bir olay.
Tribünler tenha. Havada boğucu sıcak. Yeniler eskiler, ağabeyler kardeşler kaynaşması durumu var. Kolay işler değil bunlar zaman alır. Daha ilk günde kötümser olmayalım. Erteleyelim bir süreliğine. Beklemeyi, elbette sabırlı olmayı da öğrenebilmeliyiz artık.
Yıllar sonra Altay-Altınordu finali. Platonik bir buluşma. Bu gece ilginç olacak.

egespor@milliyet.com.tr








EGE
Barınaktan nakil var
Spor yazarları ile başladık
Emeklilik hakkında her şey
Mangalcı, güzelim çimleri de yakıyor
Kordon sadece Konak'ın meselesi değil
Ege için yeni bir kilometre taşı





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bahar Akbaş
Bülent Buda
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Selim Türsen

© 2006 Milliyet