|
PKK'yı dağdan indirmek!
Türkiye'nin Kuzey Irak'taki PKK varlığı konusunda sesini yükseltmesi ve bir sınır ötesi operasyonu gündeme getirmesi, Washington-Bağdat-Irak Kürtleri üçgeninde hareketlenmeye yol açtı.
İyi de oldu.
PKK'ya çağrılar yapılıyor silah bırakması için. Kuzey Irak'ta PKK'ya hayatı zorlaştıracak bazı adımların atılacağına ilişkin sinyaller yanıp sönüyor.
Bu arada, PKK'yı dağdan indirmek için Ankara'da, devletin zirvelerinde bir şeylerin pişirilmek istendiğine dair haberler de var.
İyi, güzel.
Çünkü PKK'yı şiddet ve terörden vazgeçirmek, silahtan arındırmak ve dağdan indirmek, hiç kuşkunuz olmasın, bu ülkenin birçok bakımdan en önemli sorunudur.
Türkiye, bu sorunu, demokrasi içinde birlikte yaşanabilir bir boyuta indirgemek zorunda. Bunu başaramazsa, ekonomisi de, barış ve huzuru da, demokratik sistemi de, Amerika ve Avrupa'yla ilişkileri de zorlanmaya devam eder, hatta kötüye gidebilir.
Aklı başında herkes uzun zamandır farkında bu gerçeğin. Ama gereğini yapmak o kadar kolay değil.
Bu açıdan, Washington-Bağdat-Irak Kürtleri üçgeni de, abartmamak kaydıyla, önem taşıyor. Çünkü bu üçgende atılacak adımlar, PKK sorununu daha kolay çözüm rayına oturtabilir.
Ama hiç unutmayın:
Top Ankara'da!
Hükümette, siyasal iktidarda.
PKK'yı dağdan indirmek için Ankara'da siyasal kararlılık var mı, yok mu? İşin püf noktası bu soruda yatıyor. Her şey geliyor, bu soruda düğümleniyor.
Erdoğan, gereğini yapabilir mi?
Bu sorunun karşılığı önemli.
Çünkü silah konusu, terör ve şiddet yolu, uzun zamandır PKK saflarında da tartışılıyor. Hem PKK'nın içinde, hem Kürt aydınları arasında, hem de Kürt siyasal hareketinde silaha, terör ve şiddete kararlılıkla karşı çıkanlar var. Siyasetle silahı ayırmak gerektiğini, şiddet ve terörün çıkmaz yol olduğunu savunan sesler gitgide daha yüksek çıkıyor.
Hükümet eğer bazı adımları atabilirse, bu sesler daha da gür çıkabilecek.
Şu söylenebilir:
PKK'nın şahin kanadı bu sesleri de bastırmak için iki yıl önce yeniden silaha sarıldı, şiddet ve terör düğmesine bastı. Böylece, Türkiye'nin Avrupa Birliği yolunu kesmek isteyen, demokrasiden hiç hoşlanmayan ulusalcı-milliyetçi-Kızılelmacı güçlerin ekmeğine de yağ sürdü.
Bir başka deyişle:
İki uç arasında dolaylı bir ittifak kurulmuş oldu.
Bu ittifakı, bu oyunu bozmak için, daha doğrusu PKK'yı dağdan indirecek süreci başlatmak ve hızlandırmak için hükümetin atması gereken bir ilk adım var. Adını ne koyarsanız koyun, bu ilk adım, Apo'yu ve PKK'nın önde gelen lider kadrosunu kapsamayan bir tür af olacak.
Ama hiç kuşkusuz bu ilk adımdan önce PKK da silah ve şiddeti bıraktığını açıklayacak...
Aklın yolu budur.
Barış yolu böyle açılır.
Biliyorum, kolay değil.
Fakat hiç kuşkunuz olmasın, Türkiye daha iyi yerlere ancak bu yoldan geçerek gidebilir. Aş ve iş sorununu bu yoldan daha zahmetsiz çözer, demokratik hukuk devleti çıtasını ancak böyle yükseltir.
Ayrıca bu gerçeği Ankara'da hükümet dahil iktidar odaklarında görenlerin sayısı azalmıyor, çoğalıyor.
Ama önce seçim var!
Gelecek yılın seçimleri kazasız belasız tamamlanmadan önce, öyle sanıyorum ki, PKK'yı dağdan indirmek konusu hükümetin, siyasetin gündemine girmez.
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|