|
 |
|
|
Özkök'ün şansı
Genelkurmay Başkanlığı'nı 30 Ağustos'ta Orgeneral Yaşar Büyükanıt'a devredecek olan Hilmi Özkök İzmir-Urla'daki emeklilik yaşamına hazırlanıyor. Ankara'nın gergin ortamından sonra Ege iyi bir seçim.
Özkök Paşa, AKP iktidarıyla eşzamanlı sayılabilecek dört yıllık görev süresinde ABD'nin Irak'ı işgal süreci ve 1 Mart tezkeresi başta olmak üzere bir Genelkurmay Başkanı'nın karşılaşabileceği sorunların ötesinde sorumluluk yüklendi. Hukuk ve demokrasi yolundan sapmadan zorlukları aşmasını bildi. Deniz Kuvvetleri eski Komutanı İlhami Erdil hakkındaki yolsuzluk iddialarını yargıya havalesi de dürüstlüğünün simgesi oldu.
AB ile üyelik müzakereleri sürecinde bir şanstı Özkök. Ordunun gücünü siyasi iktidara karşı baskı aracı olarak kullanma politikası gütmedi.
Şemdinli iddianamesinin ardından, Büyükanıt'a haksızlık yapıldığı savını bir kışkırtma aracı haline getiren çevrelerin "yeni 28 Şubat"lar kışkırtmasına prim vermedi. 21'inci yüzyılda artık tankları yürütmekten daha etkin olanın eleştirel düşünce olduğuna inanıyordu, "Büyükanıt krizi"ni Başbakanlık ve Çankaya arasında tura çıkarak çözmesini bildi.
Cumhurbaşkanı Sezer'in Köşk'te oturması nasıl bir güvenceyse Özkök de Genelkurmay Başkanlığı döneminde benzer güveni verdi.
Ağustos 2006 Şûrası'nın Silahlı Kuvvetler'in geleneklerinden, klasik yörüngesinden saptırılması yönündeki uğraşların boşa çıkarılmasında bir "konsensüs" adamı olarak Özkök Paşa'nın emeği büyük. Kırmadan, dökmeden tarafları olması gereken yere, akıl çizgisine getirmeyi başardı.
Pazar günü, Harp Akademileri'ndeki tören öncesinde Başbakan, Milli Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı arasındaki üçlü görüşmede Büyükanıt üzerinde mutabakat sağlandığını, durumun Cumhurbaşkanı Sezer'e iletildiğini ve Çankaya'nın rahatladığını yazmıştık.
Pazartesi sabahı cep telefonlarına çekilen "son dakika" mesajlarının polemikten öte bir anlamı yoktu. Karar cuma günü tamamdı!
Hilmi Özkök, artık gönül rahatlığıyla emeklilik günlerine hazırlanıyor.
Başkentin puslu havasından uzak, Urla'da sakin bir hayat özlemini dile getiriyor.
Burası Türkiye. Planlı yaşamaya gelmiyor.
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'ndan sonra Ahmet Necdet Sezer'e de sorulsa, "Artık emeklilik zamanı geldi" diyecekti. Makamında otururken telefon çaldı ve dönemin Başbakan'ı Bülent Ecevit, kendisini cumhurbaşkanlığına aday göstereceklerini haber verdi.
Gelecek mayısta Sezer'in süresi doluyor.
Çankaya için konsensüs arandığında Urla'nın telefonları çalar mı?
Neden olmasın!
dsazak@milliyet.com.tr
|
|
|

|