|
 |
|
|
TTB Başkanı Gürsoy: "MR laboratuvarı açmak, bakkal dükkânı açmaktan daha kolay"
Dünkü yazımda "Türk Tabipler Birliği MR sömürüsünde neden sessiz?" diye bir soru sormuştum.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, son basın toplantısında Türkiye'deki MR vurgununu da gündeme getirmiş, TTB'nin belirlediği MR fiyatlarının çok yüksek olduğuna dikkat çekmişti.
Akdağ'ın bu sözleri üzerine Haber Müdürümüz Doğan Akın'ın belirttiğine göre Milliyet muhabirleri, MR fiyatları konusunda TTB'den görüş almak istemişler, ancak soruları yanıtsız bırakılmıştı.
Dün öğle üzeri TTB Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy aradı ve ne sorduysam açık yüreklilikle yanıtladı. Gürsoy'un MR üzerinden AKP'nin sağlık politikasıyla ilgili değerlendirmesi yarına. Bugün MR sömürüsü hakkında söylediklerine kulak verelim:
Artık yetkimiz yok
" TTB'nin artık asgari fiyat belirleme gibi bağlayıcı hiçbir yetkisi yok. 6 ay önce çıkarılan bir yasayla bu yetki TTB'nin elinden alındı. Şimdi sadece referans fiyat belirliyoruz. Ve bu fiyatlar da sosyal güvenlik kurumlarına dönük değil, hizmeti özel alandan almak isteyen hastalar için ve doktorun emeğini değerlendirmeye yöneliktir. Türkiye'de MR laboratuvarı açmak, bakkal dükkânı açmaktan daha kolaydır. Oysa yurtdışında MR laboratuvarları tabip odaları ve sağlık bakanlığının verdiği ortak sertifikayla açılabilir. Bir bölgede kaç tane MR aleti bulunabileceğine bakanlık ve tabip odaları karar verir. Bizdeki başıbozukluk, Doğramacı döneminden kalmadır. MR laboratuvarları kamu hastanelerinde çalıştırılabilseydi, bütün bunlar olmazdı.
Pıtrak gibi MR'lar açıldı
Serbest piyasaya teslim etmişler bir kere. Son 15 yıl içinde pıtrak gibi MR laboratuvarları açılmaya başlandı. Ne bir denetim var, ne ihtiyaç olup olmadığı araştırılıyor. Kamu hastanelerinin çevresindeki sokaklarda bir sürü MR laboratuvarı açıldı. MR teknolojisinde Çin devrede değildir. Tıpkı ilaç endüstrisi gibi tıp teknolojisi de dünyada 8 - 10 firmanın elindedir. MR aletlerini krediyle getirip bu sokakları doldurdular. Bir süre sonra sayı o kadar çok artınca öyle bir dönem oldu ki, İstanbul'daki MR aletlerinin sayısı, Avrupa'daki bir ülkenin MR sayısını aşar hale geldi. Bir ara, bütün İngiltere'dekilerden fazlaydı İstanbul'daki MR'lar.
Doktorlara komisyon
Sayı bu kadar artınca, bu laboratuvarlar krediyle alınan aletlerin borçlarını ödeyemez hale geldiler. Ve işte bu noktada doktorlara komisyon vererek yeni hasta yaratma türü etik dışı davranışlar pıtrak gibi ortalığı sardı. Ama bu dönem artık geride kaldı. Çünkü fazlasıyla doldu piyasa. Artık MR laboratuvarı açmak, eskisi gibi kârlı değil. Son dönemde ancak özel hastane açan, MR aleti de koyabiliyor. Yeni MR laboratuvarı açılmadığı gibi mevcut laboratuvarların pek çoğu zar-zor ayakta duruyor."
Gördüğünüz gibi Prof. Dr. Gürsoy, MR'daki vurgun tablosunu çok çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor. Kendisine tek katılmadığım nokta, doktorlara komisyon verilme döneminin geride kalmış olması. Mevcut laboratuvarlar "zar-zor ayakta durabiliyorlarsa", olsa olsa doktorlara verdikleri komisyonu arttırmışlardır diye düşünüyorum.
DEVAMI YARINA
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|