
|
|
|
 |
|
|
İzmirli bir kadın: Latife Hanım
Yaşam Güzeldir / Banu Şen
Latife Hanım... Günlerdir elimden bırakamıyorum. İpek Çalışlar'ın kaleme aldığı Latife Hanım kitabını... Bu güne kadar hep fotoğraflarında "uzaktan göz göze geldiğim" Latife Hanım'a, şimdi daha yakın bakıyorum... Kitap tartışılıyor... Bir grup belki de Latife Hanım'ın ilk tanıdığımız görüntüsüyle tarihte kaybolup gitmesini istiyor. Oysa Çalışlar'ın kitabını bir taraf olarak görmedim. Belki de gazeteci kimliğinin etkisiyle olayların birkaç ağızdan anlatımına da yer vermiş.
Gazeteci İpek Çalışlar kitabın sunuş bölümünde şöyle başlıyor söze: "Latife Hanım bir bilmece gibiydi. Hemen herkes ona olumsuz yaklaşıyor, Mustafa Kemal Paşa'nın başına gelmiş bir kaza gibi söz ediliyordu. Kadınları yok sayan tarih kitapları onun hırçınlıklarını yazmaya değer gördüklerine göre, ortada deşilmeyi gerektirecek bir durum vardı.
Bağımsız bir kadın olduğunu ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında atılan adımlarda rolü bulunduğunu anlamıştım. Bunu kanıtlayacak bilgilere ulaşmam gerekiyordu. Ulaştım da..."
Çalışlar'ın kitabı hem Cumhuriyet dönemine ait birçok yeni bilgiyi içeriyor, hem de ölünceye kadar sürmüş bir aşkı anlatıyor. Başka bir Mustafa Kemal, başka bir Latife Hanım'la tanıştırıyor. Karısıyla fikir alışverişinde bulunan, siyasi tartışmalara giren, "Hanım bize bir Çaykovski çal" diyen, boşandıktan sonra eski eşine güller gönderen bir Mustafa Kemal'le karşılaşıyorsunuz. Boşandıktan sonra 50 yıl susan Latife Hanım'ı daha iyi anlıyorsunuz.
Uşakizadelerin kızı
Latife Hanım'ı her Tür kadınının okuması gerektiğini düşünüyorum. Ama özellikle de İzmirlilerin. İzmir'in, İzmirli bir ailenin (Uşakizadeler) kızının Cumhuriyet tarihindeki yerini bir kez daha görmek için...
Bir ülkenin tarihi yeniden yazılırken, tarih kitapları arasında gölgede kalmış bir kadının üzerindeki perdeyi kaldıranlardan biri olmak için Latife Hanım'ı okumanızı diliyorum...
bsen@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|