Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Ağustos 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Aldım verdim, ben seni yendim!

Kirlenmişliğin futbolun kendi dinamiği içinde temizlenemeyeceğini düşünenlerin sayısı giderek artıyor.
Sistem dışı arayışlarının temelinde insanların birbirine, kurumlara ve siyasetçilere karşı yaşadığı güven erozyonu yatıyor.
Bakın çevrenize;
Hükümetlere, siyasi partilere, polise ve medyaya güveni hızla yitiyor insanların.
Futbol Federasyonu'na, kulüp başkanlarına, hakemlere, teknik adam ve futbolculara da öyle.
İş yerinde müdürüne, arkadaşına, doktora, avukata, taksiciye, bankacıya, pazarcıya, pizzacıya kuşkuyla bakıyor insanlar.
Geçmiş deneyimler, kişisel çıkarların öncelik alması, ahlaki değerlerin yozlaşması bir yana... İlkesizliğin erdem sayılmaya başlaması da pay sahibi görünüyor bu paranoyanın yayılmasında.
Sorun futbolun değil, Türkiye'nin sorunu.
Çete liderlerinin futbola ilgisi, futbolu yönetenlerin onlarla ilişkisi, bahisçi futbolcuların komik cezalarla kurtulması, şikeden şipşak aklanan ayrıcalıklı kulüpler...
Futbola kurtarıcı olarak gönderildiğine inanan kerameti kendinden menkul zat-ı muhteremler, maç satmayı teklif eden, hakem siparişi veren kulüp yöneticileri...
Ellinci, yüzüncü, yüzellinci yıllarında şartsız başarı için her yolu mübah gören kulüp başkanları, seçim yatırımını futbola yapan milletvekilleri, kulüplerle dirsek temasındaki hakem yöneticileri var olduğu sürece, bu güvensizlik ortamı sona erer mi?
Ve biz bunlara salt "futbolun sorunudur" diyebilir miyiz?
Futbola futbol dışındaki onca unsur müdahale eder, oyuna çomak sokar, yüz milyonlarca dolarlık pastadan nemalanmaya çalışırken, kanserli hücreleri temizleme görevi tek başına federasyona verilebilir mi?
Elbette hayır.

Yasayla desteklenmeli
Anayasa hukukçuları söylüyor;
"Yasada tanımlanmamış bir eylem suç değildir, cezalandırılamaz."
Denizli Cumhuriyet Savcılığı'nın, Malatyaspor'un ortaya attığı iddialar ile ilgili açtığı soruşturmanın beklenen sonucuna bakın;
"5237 sayılı Türk Ceza Kanununda şikenin karşılığı bulunmadığı için görevsizlik kararı verilmiş ve dosya Futbol Federasyonu'na gönderilmiştir."
Sorun da, çözüm yeri de belli.
TCK'da tek cümleyle şikenin tanımı yapılacak.
Öte yanda federasyonun şike, teşvik ve küfürle ilgili aldığı radikal kararlar "temiz futbol" operasyonu için umut verici.
Zaman aşımı sınırlamasının kalkması, ağır disiplin cezaları öngörülmesi, teşvik priminin de aynı kategoride değerlendirilmesi önemli bir revizyon.
Ancak çok iyi biliyoruz ki bunlar tek başına yeterli olmayacak.
Bu talimatların sağlam bir desteğe ihtiyacı var.

Yetki şart
Öncelikle 3813 sayılı futbol yasasında yapılacak düzenlemeyle federasyona ya da soruşturmayı yapacak Tahkik Kurulu'na delil toplama yetkisi verilmesi şart.
Kurul, telefon kayıtlarına banka hesaplarına ulaşma, kişi ve kurumlardan belge talep etme hakkına sahip olmadığı takdirde, gündeme gelen iddialar sigara dumanı gibi uçup gidecektir.
Gerekli donanım sağlanamazsa, söz konusu yaptırımlar asla uygulanamayacaktır.
Bunu futbolu yönetenler de, yasa koyucular da iyi biliyor.
Bugün gelinen noktadan dönüş olmamalı.
Açık söyleyelim endişeliyim.
Bakan Mehmet Ali Şahin ilk günden bu yana yıldızının bir türlü barışmadığı Haluk Ulusoy ile bu konuyu da hesaplaşma platformuna taşırsa - ben öyle olacağını düşünüyorum- toplumun beklentileri bir kez daha hayal kırıklığına dönüşecektir.
Kurumlara inancını zaten yitirmiş olan insanlar böyle bir fırsatın kaçırılmasını affetmeyecek ve unutmayacaktır.
Revizyon sadece yasada değil, kafalarda da yapılmalı.
Yapılmalı ki, sorunlara çözüm çöplüklerde aranmasın.

Kimin imajı bozuldu?

İmam Hatip mezunu kabin görevlisinin içki servisi yapmayı reddettiği Türk Hava Yollarında artık hiçbir şeye şaşırmayacağım.
Tıpkı THY'nin Futbol Federasyonu ile yeni bir sponsorluk anlaşması imzalamayacağını açıklaması gibi.
Niyet belli.
Futbol Federasyonu'nu kamuoyu gözünde küçük düşürmek, yıpratmak.
Kulüpleri de sıkıntıya sokarak federasyona tavır almalarını sağlamak.
Ülkenin tek resmi havayolu şirketinin ülkenin ulusal futbol takımına sponsorluk yapmaktan vazgeçmesinin başka ne amacı olabilir ki?
Ulaştırma Bakanı ya da THY Genel Müdürü çıkıp açıklasın.
Anlaşmayı niçin yenilemediklerini kamuoyuna anlatsın.
Tabi mantıklı, kabul edilebilir bir gerekçeleri varsa.
Sandığın rövanşını böylesine ilkel, komik yöntemlerle almaya çalışan zihniyete gülüp geçiyorum.
Ne dersiniz?
Yüz milyonlarca doların döndüğü sektörde 2 milyon dolarlık bir anlaşmanın bozulması Futbol Federasyonu'nun mu, yoksa hızla irtifa kaybeden THY'nin mi imajını bozar?

Liste delindi!

Merkez Hakem Kurulu'nun ilk hafta hakem atamaları riskli, ancak cesurca alınmış bir karar.
Özellikle büyük kulüplerin oluşturdukları "kara liste" ilk kez delinecek.
Kurul açıkça "Kimseden sipariş almayız. Kimse bizim verdiğimiz hakemi reddedemez" mesajı veriyor.
Uygulamaya ve düşünceye katılıyorum.
Ancak pratikte işler, hiç de göründüğü gibi kolay olmayacak.
Kadro genç ve deneyimsiz.
İşler kötü gittiğinde eleştirileri göğüsleyecek güçte değil.
Camianın yaşadığı sıkıntılar ortada, maddi sorunlar henüz çözümlenmemiş.
Buna karşın hakemleri her zamankinden çetin ve çekişmeli bir sezon bekliyor.
Sadece Süper Lig değil, İkinci lig A Kategorisi de fırtınalı bir yıla aday.
18 takımdan yarısının şampiyonluk iddiası taşıdığı bu ligde her kulüp adil yönetim isteyecek.
Yükün önemli bir bölümü yine süper lig kadrosuna kalacak.
Artık söz hakemlerin...
Onların performansı MHK'yi ya vezir yapacak ya da rezil edecek.
Hakemin konuşulmadığı, küfürün işitilmediği temiz bir sezon dileğiyle...

cersen@milliyet.com.tr




SPOR
Aslan dersini aldı: 1-1
En mutlu Kartal
Lazaroni iddialı
Son çare UEFA!
Devler yıkıldı: 56-70
Düdük Sizde
Haber turu...
Saha dışı hesaplar
Aldım verdim, ben seni yendim!
Amsterdam günleri
Gerets kurtaramadı
Hakemler başarılıydı
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Rıdvan DİLMEN
Saha dışı hesaplar
Büyükler lige hep kötü başlıyor, en azından o...
Cemal ERSEN
Aldım verdim, ben seni yendim!
Kirlenmişliğin futbolun kendi dinamiği içinde...
Yavuz KOCAÖMER
Amsterdam günleri
9 Temmuz'da Berlin'de Dünya Kupası finalini s...
Halil ÖZER
Gerets kurtaramadı
19Mayıs'a birileri fön makinesi gizlemiş. Ama...
Metin TOKAT
Hakemler başarılıydı
Sezonun ilk müsabakasını, üstelik bu koşullar...


© 2006 Milliyet