Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Ağustos 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yılmaz Ağabey'in de sandalyesi boş kaldı


Yılmaz Çetiner, usta bir gazeteciydi. Muhabirlikten başlayarak kısa sürede çalışkanlığı, başarısıyla yükselmiş, sevgi toplamış, köşe yazarı olarak ün yapmıştı.
Dostluğumuz, yakınlığımız vardı. Ağabeyimiz olarak hürmet eder, hemen her gün arar, konuşur, haftada en az bir defa beraber olurduk.
1980 yılının mart ayında Milliyet gazetesine girdim... Milliyet'in eski yazı işleri müdürü Hasan Pulur o yıllar Hürriyet'te idi. Mehmet Barlas ile Yılmaz Çetiner Milliyet deneyimi olan gazetecilerdi.
Milliyet'te başarılı olabilmem için hepsi bana destek verdi. Haftada bir Feyyaz Tokar ile Mehmet Barlas beni Hilton Oteli'nin Karagöz Barı'na çağırırlardı. Sohbet ederdik.
Daha sonra bu sohbetlerin yeri değişti. Hasan Pulur ile Mehmet Barlas beni Bebek Oteli'ne davet ettiler. Her salı akşam üzeri birlikte olmaya başladık. Yılmaz Çetiner ağabeyimiz ve Feyyaz Tokar dostumuzun da katılmasıyla salı toplantıları "müesseseleşti".

İyi insan, iyi gazeteci idi
Toplantılara arada sırada katılanlardan Vehbi Koç, Vitali Hakko, Dr. Gürbüz Barlas ve Mustafa Pakoğlu da salı toplantıları kadrosundan sayılır oldu.
Salı toplantıları, katılanlar arasında dostluğun pekişmesine imkân verdi.
Ne yazık ki, insan ömrü sınırlı... Salıları etrafında toplandığımız masayı ilk terk eden, sandalyesini boşaltan Feyyaz Tokar oldu. Onu Vehbi Koç izledi. Şimdi de Yılmaz Çetiner'in sandalyesi boşaldı.
Yılmaz Çetiner yaşamı, birikimiyle çok renkli bir gazeteci idi. Dostlarının ısrarıyla hayat hikâyesini yazdı. "Nefes Nefese Bir Ömür" başlığıyla geçen şubat ayında yayımlanan bu kitabı sayın okuyucularıma tavsiye ederim.
Yılmaz Çetiner, bu kitapta altmış yıllık gazetecilik hayatını anlatırken, altmış yılın önemli kişilerini tanıtıyor, olayların arka planını hikâye ediyor. Akıcı bir dille yazılan kitapta o kadar çok renkli olay ve hikâye var ki, kitabı okumaya başlayan elinden bırakamıyor.
Güler yüzlü, efendi, ülkesini ve insanları seven iyi bir gazeteciyi kaybettik. Allah rahmet eylesin.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yoksulluk, sosyalizm, liberalizm
PİYASA ekonomisinin yoksulluğu artırdığı iddi...
Çetin ALTAN
Yavru kefal sürüleri ve oklu kirpi
Cumartesi-pazar günleri hariç, yaz aylarının ...
Hasan CEMAL
Bombalı eğitimle ihanet sorular!
Emekli bir korgeneral açıkladı ki, 1990'lı yı...
Güneri CIVAOĞLU
Tek gerçek
Yılmaz Abi de (Çetiner) görünmez oldu. Metin ...
Abbas GÜÇLÜ
1. kayıt dönemi dün sona erdi
Anadolu liselerinde birinci kayıt dönemi dün ...
Semih İDİZ
ABD'yi batağa saplayan kibir
ABD'yi Irak batağına sürükleyenler ya gaflet ...
Metin MÜNİR
Ilısu temeli atılıyor ama finansman yok
Başbakan Tayyip Erdoğan yarın (cumartesi) hük...
Hasan PULUR
Azrail sen biraz tatile çıksana...
YETER be Azrail, yeter!
Derya SAZAK
Gazetecinin ölümü
Ahmet Altan'dan bir alıntıyı Hasan Cemal'in s...
Meral TAMER
Sağlık Bakanı, tartışmayı TTB üzerinden yapmakta ısrarlı
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ telefon e...
Tamer HEPER
Gel çık işin içinden
Bir değil birkaç okuyucumdan aldığım elektron...
Yaman TÖRÜNER
Neyi düzenliyor?
Geçen günlerde bir yazı yazmış, akaryakıt ve ...
Güngör URAS
Yılmaz Ağabey'in de sandalyesi boş kaldı
Yılmaz Çetiner, usta bir gazeteciydi. Muhabir...

© 2006 Milliyet