|
 |
|
|
Vergide hayat standardı esası 5 yıl sonra yine tartışılıyor
Mükellef, gelirini aşan harcamayı izah edecek
Yeni gelir vergisi kanunuyla hayat standardının uygulamaya gireceği endişesini taşıyanlar, 'Zarar edenden de vergi alınacak'; Vergi Konseyi yetkilileriyse, 'Sadece otokontrol mekanizması kuruyoruz' diyorlar
EBRU SUNGUR
Gelir Vergisi Kanunu'nu yeniden yazmak için çalışmalar yürüten ve bu konuda hazırladıkları ara rapor kamuoyunun gündemine oturan Vergi Konseyi yetkilileri, hayat standardını geri getirmek gibi bir düşünceleri olmadığını ancak güvenlik mekanizmalarını artırarak daha adaletli bir vergi sistemi oluşturmayı amaçladıklarını anlattılar. Türkiye'de ücretli çalışanlar dışındaki kesimin büyük çoğunluğunun asgari ücret düzeyinde gelir beyan ettiğini dile getiren konsey yetkilileri, "Vergi tabanını yayacaksak bunu sadece ücretlilerin üzerinden yapamayız" dediler.
'Hayat tarzına ve sahip olduğu kaynaklara nazaran düşük gelir beyan eden mükellefler için asgari matrah takdir edilmesi' konusunda açıklık getiren konsey yetkilileri, şu bilgileri verdi:
"Bizim hayat standardı esasını geri getirmek gibi bir görüşümüz yok. Genel olarak bir kişinin giderlerinden hareketle bir güvenlik mekanizması kurmak istiyoruz. Bu sistem, gelirinin üzerinde harcama yapanlardan bunun izahını istemeyi içeriyor. Bunu otomatik tahakkuka yol açacak bir sistem olarak değil, bir otokontrol mekanizması olarak düşünüyoruz."
Otomatik tahakkuk olmayacak
Türkiye'de 2001 yılına kadar yürürlükte kalan hayat standardı esasının adaletsiz sonuçlar doğurduğunun altını çizen yetkililer, şöyle devam etti:
"Ancak bu esas kaldırılınca da gelir vergisi sistemimizde hiç otokontrol mekanizması kalmadı. Birşey yanlış diye tümünü kaldırmak var, bir de yanlışını düzeltip daha doğru bir şekilde tekrar sistemin içine koymak var. Bugün vergi tabanları çok kuvvetli gelişmiş ülkelerde dahi otokontrol mekanizmaları bulunuyor. Yeni gelir vergisi sistemi içinde otokontrol mekanizmaları yer almalıdır. Güvenlik mekanizması olmayan bir gelir vergisi tam çalışmıyor."
Teknolojiden faydalanılacak
Yetkililer, mükelleflerin giderlerini izlerken özellikle gelişen teknolojiden faydalanılacağını belirterek, "Elektronik ortamlarda harcamalar izlenebilir. Bütün mükelleflerin beyan, sicil ve vatandaşlık numaraları var. Bu sayede çapraz kontroller yapılabilir. İdare bir vatandaşın, gelir vergisi mükellefin harcamalarını çıkarabilecek donanıma sahip" dediler.
Bu arada Vergi Konseyi'nin çalışmalarının, kanunun son hali olmadığını vurgulayan yetkililer, "Vergi Konseyi'nin çalışmaları Maliye Bakanlığı'nın değerlendirmeleriyle hükümetin ve Meclis'in takdirine bağlı. Olabildiğince Türkiye'nin şartlarına uygun, dünya trendlerini dikkate alan, ekonomik sosyal politikalarla uyumlu bir gelir vergisini Türkiye'ye kazandırmak istiyoruz" dediler.
Özyürek: Kazanmayandan bile vergi almak istiyorlar
CHP Milletvekili Mustafa Özyürek, yeniden yazılma çalışmaları süren gelir vergisinin taslak şeklinde kamuoyuna yansıyan ara rapordaki ifadelerin, hayat standardı esasının Türkiye'ye yeniden getirileceği izlenimi verdiğini söyledi. Türkiye'de 2001 yılına kadar uygulanan hayat standardının, mükellef zarar da etse belli miktarda vergi ödeme esasına dayandığını anlatan Özyürek, "Buna tekrar dönülmek istenmesi son derece yanlıştır. Özellikle seçim dönemine girildiği bu yıllarda artık böyle bir kanunun Meclis'ten geçme ihtimali yoktur" dedi.
Vergi Konseyi'nin ara raporunda yer alan diğer bazı başlıklara da değinen Özyürek, Türkiye'de daha önce de uygulanan ve AKP hükümetinin 2003 yılında kaldırdığı özel indirime dönülmesinin iyi olacağını, ancak bunun karşılığında ücretlilerin vergi iadesinin kaldırılmaması gerektiğini belirtti.
Özyürek, "Bu durumda hem ücretlilerin eline geçen para azalacak hem de ücretlilerin fiş, fatura toplaması suretiyle vergi kaçağıyla olan mücadeleyi de aksayacaktır" diye konuştu.
Özyürek, halen vergiden istisna olan telif kazançlarının serbest meslek kazancı gibi vergilendirilmesinin ise dünyada eşine az rastlanır bir uygulama olduğunu kaydetti. Özyürek, şöyle konuştu:
"Bu çalışma, kayıtdışılığı önlemekle ilgili hiçbir öneri getirmiyor. Bu, kümesteki kazlardan daha çok tüy yolma yöntemi ama yaban kazlarını yakalamak yönünde hiçbir çaba yok. Kayıtdışılığı önlemekle ilgili hiçbir mücadele yok, vergi kayıp ve kaçağı ile hiçbir mücadele yok, götürü bir şekilde insanlar kazansın kazanmasın vergilendirilme esasına gidiliyor."
|
|
|

|