|
 |
|
|
Tercihlerinizi ayaküstü değiştirmeyin
Politikacıları en çok zora sokan durum, bir yerden bir yere giderken ayaküstü verdikleri demeçlerdir. Kameralar ve mikrofonlar anında önlerine uzatılıp hiç hazırlıklı olmadıkları sorular sorulduğunda, o anda akıllarına gelen ilk sözleri söylerler. Bu, bazen kendilerini öylesine zor durumda bırakır ki, öyle değil de böyle demek istediklerini anlatmak için çok büyük çabalar harcamak zorunda kalırlar.
Onların iş işten geçse de hiç olmazsa kırdıkları potu düzeltme şansları var. Oysa, tercihler öyle mi! Bir karar verdiniz mi yandınız. Artık geri dönüşü yok. Hele bir de nasıl olsa ona sıra gelmez diye araya serpiştirdiğiniz ya da çevrenizin telkinleriyle araya sıkıştırdığınız fakültelerden ya da anadolu liselerinden birine girdiniz mi yandınız.
ÖSYM tercihler devam etmesine karşın, kesinlikle tercih değişikliğini kabul etmiyor. Verenler verdi. Onlara artık bir diyeceğimiz yok. Ama henüz vermeyenlerin çok iyi tanımadıkları bölümleri mutlaka listeden çıkarmaları gerekiyor. Kazandığınızda bırakın gidip öğrenim görmeyi, kaydınızı yaptırmasanız dahi, gelecek yıl OÖBP'niz yarı yarıya düşecek. Bunun anlamı, gelecek yıl da açıkta kalabilirsiniz.
Böylesi durumlarda, mademki yazdınız, mademki kazandınız, gidip kaydınızı yaptırın ve dondurun. Belki ileride karar değiştirebilirsiniz. Belki ileride bu bölümü de kazanamazsınız!..
Aynı pişmanlık şimdi OKS'de de yaşanıyor. Bilindiği gibi ikinci kayıt döneminden yararlanabilmek için ya hiçbir yeri kazanmamış olmak gerekiyor ya da kazanıp da kaydolmamak veya kaydolup da almış olmak gerekiyor. Şimdi çok sayıda veli ya puanlar düşerse diye telaşta. Önlerinde tek açık kapı kalıyor, o da 3. kayıt döneminin açılması. Bu konuda kılavuzda kesin bir ibare yok. Bakan Çelik, isterse, 3. kayıt dönemini açabilir. Herhalde 2. kayıt dönemi sonrasında kalacak kontenjan açıklarını bekliyor. Çünkü bürokratların telkini o yönde. Ama geç kalmış olur.
3. kayıt dönemi açılır ve daha önceki iki kayıt döneminde hiçbir yere kaydolmamış olma koşulu getirilirse, bu, kaydolan öğrencileri cezalandırmak, açıkta kalanları ödüllendirmek olur!..
Hayal kırıklığı
Puanlar ile tercihler arasında öylesine çelişkili hedefler konuluyor ki, hayal kırıklığı kaçınılmaz hale geliyor. Tercih sıralamasında birinci koşul, ayakların yere basmasıdır. Nasıl ki 10 liralık parayla 100 liralık ya da 50 liralık peşin alışveriş yapmak mümkün değilse, tercih sıralamasında da 250 puanla 300 puanlı yeri ya da 30 bininci sıradayken, geçen yıl 10 bininci sıradan öğrenci alan bir bölüme gireceğini düşünmek o kadar hayali olur...
ÖSS'ye yönelik soruların önemli bir bölümü de şöyle:
Şu puanla, şu fakülteye girebilir miyim?..
Yani net cevap istiyorlar. Üç ya da beş seçenek sunup şunlardan biri olabilir mi denilse, hadi neyse...
Ama tek seçenekli böyle bir sorunun cevabını müneccim de olsanız veremezsiniz. Çünkü, hâlâ kimin nereyi tercih ettiğini bilmiyoruz.
Konuya açıklık getirme açısından, yerleştirme sistemini bir kez daha hatırlatmak istiyorum:
Her bölümü tercih eden adaylar ayrı ayrı tasnif ediliyor ve puan sırasına konuluyor ve sonra bu bölümü kaçıncı sırada tercih ettiklerine bakılarak yerleştirme yapılıyor.
Örneğin kontenjanı 90 olan bir bölümü, siz birinci, ben 15'inci sırada yazdım. Puanınız benimkinden ve bu bölümü tercih eden diğer 89 adaydan yüksekse, o bölüme doğrudan girersiniz. Yok eğer benim puanım sizinkinden ve diğer 89 adaydan yüksek ise bu bölümü 15. sıraya yazmama rağmen ben kazanırım. Tabii, eğer daha önceki tercihlerimden birine yerleşmediysem...
OKS bugün, kolejler yarın
OKS'de 2. kayıt süreci bugün, kolejlerin ön kayıt maratonu da yarından itibaren başlıyor. OKS'de bazı okullarda puanların yükselebileceği, özellikle göz önünde bulundurulmalıdır. Kolejlerde ise puanlar genelde düşecektir. Bazı okullar kesin kayıt sonrasında ücretin bir bölümüne el koyacağı için, çok fazla okul dolaşmak velilere pahalıya mal olabilir. Bu hafta kayıt yaptırıp öbür hafta kaydınızı almayı düşünüyorsanız, ekstra masrafa hazır olun.
Ayrıca kolejleri düşünenler, bir yılı hazırlık, 5 yıllık kolej eğitiminin bugünkü parayla katlamalı olarak ortalama 100 bin YTL'yi bulacağını da göz önünde bulundurmalılar.
Ayrıca son iki yıl dershane de var. Ve daha önemlisi, şimdi alternatif çok ama ÖSS'de fazla yok. Bir de vakıf üniversitesi düşünülürse bir 100 bin YTL'ye daha ihtiyaç olabilir.
Bu da tercihlerin dikkat gerektiren bir başka yönü. Hatırlatmadı demeyin!..
Tablolar bugünkü Milliyet Gazetesi'nde
aguclu@milliyet.com.tr
|
|
|

|