Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Ağustos 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Zevahiri kurtar, çevrenin canı cehenneme


Ilısu, politikacıların ve bürokratların çevreye ve insana ne kadar değer biçtiğinin çok iyi bir ölçüsüdür.
Bunun kaç kuruş olduğuna geçmeden önce konunun arka planını biraz anlatmak istiyorum.
Belirli bir uygarlık düzeyine ulaşılmış ülkelerde bir projeye başlamadan önce çevresel etki değerlendirmesi yapılır.
Kısaca ÇED olarak bilinen çevresel etki değerlendirmesinin amacı, girişilecek işin çevreye vereceği zararı ölçmek, projenin doğaya ve orada yaşayan insanlara vereceği zarara değip değmediğini tespit etmektir.
Bu olgu çevre bilincinin gelişmesiyle ortaya çıktı. Artık Batı'da şirketler çevreye zarar verecek girişimleri eskisi kadar umursamaz bir duyarsızlıkla yapamıyorlar. Bankalar, çevre düşmanı projelere kredi vermeye korkuyor. Kamuoyunun tepkisinden çekinen devletler bu tür projeleri desteklemiyor.
OECD, Dünya Bankası, EBRD (Avrupa Kalkınma Bankası) ve Dünya Barajlar Komisyonu gibi örgütler çevre ve insan konusunda, şeffaflık dahil, asgari birtakım standartlara uyulmasını şart koşuyor.

Zevahiri kurtarmak
Türkiye 1977'de bir yasayla bu standartları kabul etti.
Ama bizde bu tür işler içeride duyulan bir ihtiyaca cevap vermek için yapılmaz. Dışarının baskısıyla, zevahiri kurtarmak için yapılır. Bu defa de böyle oldu. Türkiye bu yasayı çevreyi ve insanları sakınmak için yapmadı. Yasa geçmezse dış kredi ihtiyacı olan projeler için finansman bulunamayacağı için yaptı.
İnanılması zor, ama, buna rağmen, hükümet Ilısu konusunda çevre değerlendirme araştırması yapmaya gerek görmedi. Çünkü ÇED yönetmeliğine göre, 1993 tarihinden önce geliştirilen projeler için ÇED yönetmeliğinin hükümleri geçerli değil. Ilısu projesi 1993'ten önce projelendirildi.
Sanki yasadaki boşluk çevrenin ve çevrede oturan insanların Türkiye'ye ait olduğu ve etkileneceği gerçeğini değiştiriyormuş gibi.
Ilısu ile ilgili ÇED ve Göç raporlarını, sonunda, projeyle ilgilenen yabancı firmalara yaptırttı arkadaşlar.
Türkiye'ye ve Türklere bayıldıkları için değil, tabii. Böyle bir araştırma olmadan kendi hükümetlerinden ve özel bankalardan kredi almalarının imkânsız olduğunu bildikleri için.
Başlangıçta bu raporların sadece İngilizceleri mevcuttu. Büyük bir paparanın ardından Türkçeye çevrildiler. Bundan da anlıyoruz ki yabancı şirketlerin amacı Avrupa kamuoyunu yatıştırmak. Türk kamuoyu ne onların ne de Türk şirketlerinin veya hükümetinin umurunda.

Sitede birşey yok
Bu raporları okumak istiyorsanız Enerji Bakanlığı'nın, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün, projenin koordinatörü olan Yüksel İnşaat'ın internet sitelerinde boşuna dolaşmayın.
Bir şey bulamayacaksınız.
Demek ki politikacılar ve bürokratları ve müteahhitleri (onları unutmayalım) çevreye ve insana ne kadar değer biçermiş Türkiye'de?
Sanırım bunun cevabını artık benden duymaya ihtiyacınız yok.

mmunir@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yine sosyalizm ve liberalizm
LATİN Amerika'da esen sol rüzgârlar acaba sır...
Çetin ALTAN
Istakozun öyküsü
Bay ıstakoz muydu, bayan ıstakoz muydu bilmiy...
Yasemin CONGAR
Beş yıl sonra Afganistan (3)
Başörtüsünden taşan siyah perçemleri ile kömü...
Can Dündar
Ebediyet
Derler ki; "İnsanoğlu açıklık bir tarlada do...
Abbas GÜÇLÜ
Tercihlerinizi ayaküstü değiştirmeyin
Politikacıları en çok zora sokan durum, bir y...
Semih İDİZ
Yahudi vatansever niçin Genelkurmay Başkanı olmasın?
AB'nin kilit isimlerinden Ollie Rehn'in Milli...
Metin MÜNİR
Zevahiri kurtar, çevrenin canı cehenneme
Ilısu, politikacıların ve bürokratların çevre...
Faik ÖZTRAK
'Enflasyona karşı faiz artırma' eğilimi izleniyor
Dış ticaret açığı haziran ayında da rekor kır...
Hasan PULUR
Yine telife taktılar...
BEREKET versin, erbabı uyarıyor da, başımıza ...
Yaman TÖRÜNER
Ricardo Lagos
Şili Cumhurbaşkanı Ricardo Lagos'la tanışma v...
Osman ULAGAY
Piyasaları sarsan 'dalga' fena kafa karıştırdı
Mayıs ve haziran aylarında piyasaları sarsan ...
Güngör URAS
Biz baraj isteriz (...ama yapanı da döveriz!)
"Su akar... Türk bakar... Anadolu'nun her yan...

© 2006 Milliyet