|
 |
|
|
'Enflasyona karşı faiz artırma' eğilimi izleniyor
Hükümet, enflasyonla mücadelede faiz artırma politikasına ağırlık verme eğiliminde. Geçmişte olduğu gibi sermaye girişlerinin TL'yi değerlendirmesine ve bu suretle yabancıların çok yüksek kârlar elde etmesine göz yumabileceği izlenimini veriyor
HER AYIN İLK PAZARTESİ MİLLİYET'TE
Rakamlar ne diyor?
Geçen ay neler oldu?
Bu ay neler olabilir?
Dalgalanma üretimi henüz etkilemedi
Dış ticaret
Dış ticaret açığı haziran ayında da rekor kırmaya devam ederek 49.3 milyar dolara ulaştı. Yıllık ihracat ve ithalattaki artışları gösteren tabloda ise yılın ilk dört ayında düşen ihracat artış hızlarının mayıstan itibaren yeniden toparlandığı görülüyor.
Ara malları ithalatı artışında da hızlanma var. Ancak bu uluslararası enerji fiyatlarındaki artışlardan kaynaklanmış. Nitekim petrol ve doğal gaz hariç tutulduğunda ara malı ithalatı artış hızı sene başından bu yana düşüyor. Yılın ilk üç ayında bu yavaşlama üretim ve ihracattaki zayıflığa bağlanabilir.
Yılın ikinci çeyreğinde üretimdeki artışa rağmen ara malı ithalatındaki yavaşlamanın sürmesi yerli girdilerin ithal girdileri, kura bağlı olarak, ikame etmeye başladığını düşündürüyor. Oldukça erken gelen ihracat artışı ile birlikte bu gelişme mayıs ve haziran aylarında gerçekleşen TL'nin değer kaybının dış açıktaki artışı frenleyebileceğini gösteriyor.
Üretim
Mayıs ve haziran aylarında mali piyasalarda yaşanan dalgalanmadan ve alınan önlemlerden üretimin henüz etkilenmediği dikkat çekiyor. Geçtiğimiz ay yayımlanan imalat sanayiinde haziran ayı kapasite kullanım oranları ve mayıs ayı üretim endeksleri bu yılın ikinci çeyreğinde imalat sanayii üretim artışının birinci çeyrekten daha yüksek olacağını gösteriyor.
Gelişmiş ekonomilerde verilere bağlı politikalar dönemi başladı
Dünya ekonomisi
Mayıs ve haziran aylarında küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmanın geçtiğimiz ay nispeten sakinleştiğini gördük. Özellikle yükselen piyasalarda artan faiz ve döviz kurlarının yeniden gerilemeye başladığı dikkat çekiyordu. Buna karşılık Ortadoğu'da yaşanan savaş petrol fiyatlarının yükselmesine neden oldu.
Bu ay başında AB Merkez Bankası'nın faizleri artırması ve bunu İngiltere'nin sürpriz faiz artırma kararının izlemesi, küresel likidite ile ilgili endişeleri artırdı. Ancak ABD'de temmuz ayı istihdam artışı ve işsizlik rakamları beklenenin altında çıktı. ABD Merkez Bankası'nın (FED) enflasyonist baskıların azalması nedeniyle faiz artırımlarına ara vereceği beklentisi güçlendi. Bunun sonucunda küresel piyasaların ağustosta gelişmekte olan ekonomilere bakışının daha olumlu olacağı anlaşılıyor.
Her şeye rağmen dünya piyasalarında olağanüstü coşkulu dönemin artık bittiği genel kabul görüyor. Gelişmiş ekonomilerde tahmin edilebilir politikaların yerini verilere bağlı değişken politikalar alıyor.
Dikkat, iç talep hâlâ canlı...
Enflasyon
Temmuz ayında tüketici fiyatlarında gerçekleşen yüzde 11.7'lik yıllık artış, geçmiş 31 ayın rekoru oldu. Enflasyondaki son artış hükümete göre mayıs ve haziranda TL'nin değer kaybetmesinden kaynaklanıyor. Ağustos ayından itibaren de kur etkisinin azalması bekleniyor.
Ancak enflasyon, geçtiğimiz yılın son çeyreğinden beri tedrici de olsa da artıyor. Mayıs ayına kadar da kur sepetinin (1 dolar+1.5 euro) YTL karşılığında önemli bir değişiklik yok. Hükümet bunu da uluslararası fiyatlar ve mevsim koşullarının tarıma etkisi gibi arz şoklarına bağlıyor.
Oysa son birkaç yıldır ekonomi yönetimi uluslararası ticarete konu olmayan mal üreten sektörlerdeki fiyat katılığından şikâyet ediyor.
Kur baskısı olmayan sektörlerde fiyatların artması iç talebin canlı olduğunu ve enflasyonla mücadelede iç talebin unutulup değerli TL'ye aşırı yaslanıldığını gösteriyor.
Seyirci kalındı
Son üç yılda küresel piyasalarda yaşanan olağanüstü risk iştahının ekonomi üzerindeki etkilerine hiçbir ülke bizim gibi seyirci kalmadı. Dış kredi desteği ile iç talep hızlanırken ülkenin dışa açık üretken sektörlerinde kârlar düşmeye başladı.
İmalat sanayiinde katma değer artışları toplam büyümenin altına inerken dış ticaret ve cari açık rekorlar kırdı. Küresel piyasalarda iklim değişince de enflasyon patladı.
Telaşla önlem almak olmaz
Hükümet, ancak dış piyasalar karışınca telaşlanıp önlem alıyor. KİT açıklarını azaltmak için de enerjide fiyat ayarlaması muhtemel. Bu, enflasyonu etkileyecek
Maliye politikası
2005'te faiz dışı dengede hedefin tutturulamadığı belli oldu. Hazine'nin 6 ay sonra yeniden yayımlanmaya başladığı program tanımlarına uygun bütçe büyüklükleri ilk 4 ayda geçen yılki kötü performansın tekrarlandığını gösteriyor. Önlem olarak bütçe harcamalarına tavan konulmuş ve gelirlerin programlananı aşması halinde harcamaya dönüştürme politikasından vazgeçtiğini açıklamış.
Hükümetin ancak dış piyasalar karışınca telaşlanıp önlem aldığı görülüyor. Önlemlerin yapısal olmayışı ve kamuoyunun tepkisi durumun sürdürülebilirliği konusunda endişe yaratıyor. KİT açıklarını azaltmak için alınacak tedbirlerin enerjide fiyat ayarlamalarını içereceği, bunun da enflasyonu etkileyeceği anlaşılıyor.
Para politikası
Merkez Bankası, haziran ayında likiditeyi daraltacak diğer tedbirlerle birlikte politika faizlerini 400 baz puan artırdıktan sonra temmuz ayında da çeyrek puanlık bir artış yaptı. Yüzde 4 orta vadeli enflasyon hedefi değişmedi. Banka enflasyon beklentilerinin bu hedefe yakınsamasını sağlamak üzere para politikasını daha da sıkılaştırabileceğini açıkladı.
İmkân olduğunda döviz alımlarına yeniden başlanacağı söylenmesine rağmen temmuz ayında TÜFE bazında reel efektif kurun bir önceki aya göre yüzde 3.4 oranında değer kazanmasına seyirci kalındı.
Kredi hacmindeki hızlı genişlemeyi kontrol etmek amacıyla BDDK'nın gerek denetim gerekse gözetim fonksiyonlarını sıkılaştırabileceği de açıklandı.
Değerlendirme
YTL'yi değerlendirme politikası
Niyet mektubunda tek tek bakıldığında birçok doğru tedbir yer alıyor. Ancak sorun bu tedbirlerin hangi öncelik sırasında uygulanacağının belli olmaması.
Temmuz ayında yaşananlar hükümetin enflasyonla mücadelede faiz artırma politikasına ağırlık vereceği ve geçmişte olduğu gibi sermaye girişlerinin YTL'yi değerlendirmesine ve bu suretle yabancıların çok yüksek kârlar elde etmesine göz yumabileceği izlenimini veriyor. Dış açık ve kredi genişlemesi ile mücadele daha geri planda kalıyor.
foztrak@yahoo.com
|
|
|

|