Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Ağustos 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
SİT, turizm ve otelcilik

Görüş / Engin Önen

CHP İzmir milletvekili Hakkı Ülkü, Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'a Çeşme ve Alaçatı bölgelerinde SİT derecesinin düşürülmesinin gerekçesini sormuş.
Milliyet Ege'deki habere göre, Bakan Koç, geçmiş yıllarda alınan kararların yeterli bilimsel veriye ve arazi çalışmasına dayanmadığı için yenilendiğini ileri sürmüş.(31/07/2006).
Bu haberi okuyunca, bizim de aklımıza çeşitli sorular takıldı.
Soru 1: Sayın Bakanın ifade ettiği bilimsel veri eksikliği ve arazi çalışmalarındaki yetersizlik, bölgenin sadece otel veya turistik tesis yapılması düşünülen üç dört noktası için mi geçerlidir? Yoksa, Ülkü'nün ima ettiği gibi, böyle bir değişiklikte farklı düşünce ve planlar mı etkili olmuştur? Oysa ki bölgede başta Germiyan Köyü olmak üzere, Ovacık Köyü ve Çiftlik mahallelerinde de yöre halkının anlamakta güçlük çektiği SİT sınırları bulunmaktadır.
Soru 2: Sayın Ülkü, aynı soruları, "Bu konuda ne düşünüyorsunuz?" şeklinde bölgenin belediye başkanlarına yöneltseydi, nasıl bir yanıt alırdı? Bence kendi partisine mensup başkanların yanıtı hemen hemen Bakan Koç'un ki gibi olurdu. Bunu tahminen değil, gerek Çeşme Belediye Başkanı Faik Tütüncüoğlu ve gerekse Alaçatı Belediye başkanı Muhittin Dalgıç'ın basına yansımış beyanlarından hareketle söylüyoruz.
İlginç olan nokta, böyle konularda eğilimlerin partiye göre değil, pozisyona göre değişmesidir. İktidarda farklı muhalefette farklı bir yaklaşım sergilenmektedir. Ayrıca Belediye Başkanları da partilerinin merkezi politikalarından farklı bir pozisyon alabiliyorlar. CHP'lilerin çoğunda var olan "AKP bölgeyi Arap veya irticai sermayeye açacağı için sit sınırlarını değiştirdi" kaygısını belediye başkanları taşımıyor.
Soru 3: Turizm ve otelcilik aynı şeyler midir? Ya da "Ne kadar otel o kadar turizm" yaklaşımı doğru mudur? Bunu otel yığınına dönen Alanya, Marmaris gibi bölgelerdeki doluluk oranlarına bakarak veya bu bölgelerdeki turizm işletmecilerine sorarak anlamak mümkün olabilir. Plansız, stratejisiz bir yatırımcılık anlayışı, turizmi, arsa rantı ile özdeş hale getirmektedir. Bu o kadar güçlü bir eğilim haline geliyor ki, belediye yönetimleri, daha çok yapı ve inşaatı bölgenin kalkınması ve belediyenin elinin güçlenmesiyle özdeş görüyorlar.
Son söz olarak; bu konuların uzmanı ve yakından takipçisi Şadan Gökovalı hocamızın, bir sohbet sırasında söylediklerini hatırlatalım: "Bizde turizmle otelciliği aynı şeyler gibi algılama eğilimi çok güçlüdür. Oysaki aynı şeyler değildir. İyi otellerin olması turizm için avantajdır. Ama bir ülkeyi turistler, iyi otelleri var diye tercih etmezler. O ülkedeki doğal, tarihi ve kültürel değerleri dikkate alırlar."

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Otobüs egzozları fabrika bacası gibi
SİT, turizm ve otelcilik
Çeşme'de yatak sayısının100 bin olması şart





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet