|
 |
|
|
Amerika'da Hıristiyan Siyonizmi
SAVAŞ dördüncü haftasında. İsrail'in Güney Lübnan'ı işgali Nazilerin Polonya uygulamalarını hatırlatan bir gaddarlıkla sürüyor, Amerika hâlâ "Derhal ateşkes" diyemiyor!
Abdullah Gül, Washington Post'taki makalesinde "Dünyanın tek süper gücünün bu kadar acıya göz yummasını" eleştiriyor haklı olarak. Tabii bunun 'derin' sebepleri var.
Tarihi ve itikadi sebeplerle Amerikan kamuoyu Avrupa'ya göre daha fazla İsrail yanlısı olduğu gibi, "11 Eylül" terörünün yarattığı şok da "Filistin, Hizbullah, Müslüman, Şii" gibi kavramlara karşı ürküntü oluşturdu.
Amerika'da halkın yüzde 48'i İsrail'e sempati duyuyor, Filistinlilere sempati duyanların oranı yüzde 13'te kalıyor. Halbuki İspanya'da İsrail'e sempati duyanların oranı yüzde 9'da kalırken, Filistinlilere sempati duyanlar yüzde 32'ye çıkıyor.
İtikadi faktörler!
Bu haftaki The Economist dergisi, Amerika'da elitlerin halktan daha fazla İsrail yanlısı olduğunu belirtiyor, bunun sebeplerini araştırıyor:
Amerika'da İsrail lobisi çok güçlüdür. İsrail Başbakanı Ehud Olmert, Amerika'daki İsrail lobisini, "Dünyadaki en büyük destekçimiz ve dostumuz" diye niteliyor, böyle bir güce sahip oldukları için Tanrı'ya şükrettiğini söylüyor.Diğer çok önemli bir faktör "Hıristiyan Sağ"dır. Beş Amerikalıdan ikisi 'İsrail toprakları'nın Tanrı tarafından Yahudilere verildiğine inanıyor. Son olarak "İsrail için Birleşmiş Hıristiyanlar" diye yeni bir örgüt oluşturdular. Bunlara göre, İsrail'in kurulması "İsa'nın ikinci dönüşü"nün kutlu alâmetlerinden biridir! 'Evanjelik' denilen bu mutaassıp Protestanlar Amerikan seçmeninin dörtte birini oluşturuyor! Kültürel sebepler de var: Amerikalıların ve İsraillilerin yüzde 66'sı "önleyici savaş"ı bir hak olarak görüyor! Demek ki, bir tür 'militer kültür' beraberliği de var! Bu oran Avrupa'da yüzde 11'e düşüyor!
Böylesine bir siyasi, ideolojik, itikadi ve militer alaşım için Stephen Sizer "Hıristiyan Siyonizmi" diyor. Cumhuriyetçi Parti ve Bush iktidarı önemli ölçüde bunların etkisinde!
Karşılıklı tahrik!
Barış için İsrail'e ciddi baskılar yapan ve Arapların da müzakere için masaya oturabileceği zeminler oluşturan Amerikan yönetimlerinin Cumhuriyetçilerden çok Demokratlardan çıkmış olması tesadüf değildir: 1977-81 döneminde Jimmy Carter, 1993-2001 döneminde Clinton.
2001 yılında Amerika'da Bush'un, İsrail'de Şaron'un iktidara gelmesiyle barış umutları zayıfladı, İsrail'in militarizmi cesaret kazandı! "11 Eylül" terörü de bunlara "önleyici savaş" için uygun ortamı yarattı: Bush Irak'ı işgal ederken, Şaron da Filistin'de Araplara korkunç baskılar uyguladı. Niyetler Suriye ve İran'a da uzanıyor.
Bu süreçte, İran'da "reform" rüzgârları sona erdi, Ahmedinecad iktidara geldi.
Filistin'de ise Hamas!
Ahmedinecad'ın, dünya dengelerinden habersiz bir 'karşı taassup'la "İsrail'i denize dökmekten" bahseden tahrikçi konuşmaları, nükleer faaliyetleri başlatması...Ve İsrail'in "İran'a vekâleten Hizbullah"ı ezmek için Güney Lübnan'a gaddarca saldırması!..
Nereye gidiyoruz?!
Evanjelik ve Siyonist Neo-Con'lar "medeniyetler savaşı"nı ve Müslüman toplumlarda karşıt taassupları tahrik ederek ateşle oynuyorlar!
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|
|

|