Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Ağustos 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hızla çoğal, erken öl!

Sağlıkta düşünülen tasarrufun nasıl daha büyük gereksiz "mesarif"e dönüşüp ölüm oranının artmasına yol açabileceğine ilişkin testusa buyur ola bu hafta



Gündemdeki "sağlıkta dönüşüm"ü merak ettiğimi gören dostum Prof. Dr. Özdemir Aktan beni başkanı olduğu İstanbul Tabip Odası'na davet edince sevinmiştim. Ama onunla, Genel Sekreter Dr. Hüseyin Demirdizen ve yönetim kurulunun değerli üyeleriyle sağlıkta dönüşümü ve 1 Temmuz 2007'de Resmi Gazete'de yayımlanan Maliye Bakanlığı'nın sağlıkta tasarruf tebliğini konuşurken hayrete düştüm. Halkın güya sırayla başvuracağı öngörülmüş ve üç basamak olarak belirlenmiş sağlık ocakları, hastaneler ve üniversite eğitim hastanelerinin nasıl birbirine karıştırıldığını ve arapsaçından beter bir labirente dönüştüğünü şaşırarak dinledim. Yetinmedim, bir sağlık ocağını ziyaret ettim. Kamuda çalışan iki pratisyen hekimle konuştum. Ankara'daki Türk Tabipleri Birliği Merkez Konsey üyesi Dr. Orhan Odabaşı'na danıştım. Önümüzdeki günlerin sağlıksız manzarası şuydu: En çok hastalar etkileniyordu. Onları birer "vaka" olarak tanımlayan tebliğ hastalara ek mali külfet yüklüyordu. Gereken tahlil ve tetkikler bir arada yaptırılamayacağı için tanı ve tedavi güçlüğü doğuyordu. Hekimin hastaya konsantrasyonu azalıyor, hastasıyla arası açılıyordu. Halk kısıtlama yok diye acile akın etmeye başlıyordu. Hastanelere gereksiz yatışlar artıyordu. Prof. Dr. Metin Caner'e göre en basit ilaçlarda bile kısıtlama getiren Maliye'nin, bu kadar işsizi yoksulu olan ülkemizde tüp bebek uygulamasını ücretsiz yapması ilginçti. Çaktırmadan "Hızla çoğal, erken öl" mü demek isteniyordu? Sağlıkta yapılması hiçbir zaman "endike" olmayan tasarrufun nasıl gereksiz "mesarif"e ve ölüşüme dönüşebileceğine dair testusa buyur ola bu kez de...

1- Kolesterolü ve trigliseriti yüksek bir hastamız var. Tasarruf tebliğinden önce tedavisi çoktan başlamış ve devam ediyor. Değerler normale inmiş ama ilaçlarını sürekli alması lazım. Tebliğe göre, hastaya ancak LDL kolesterolün 160 ve trigliseritin 300'ün üzerinde olması durumunda ilaç yazılabiliyor. Şimdi, hakkı ve ihtiyacı olan ilacı alabilmesi için hasta ne yapmalı?
a. İlacı bırakıp LDL ve trigliserit değerlerini yükseltip tahlil yaptıracak; sınırı geçmişse ilaç yazdırabilecek
b. İlaç yazılabilmesi için aynı durum üç ayda bir tekrarlanacak
c. Hasta ilaç alabilmek için kendini riske soktuğundan ölebilecek, bu durumda artık ilaç sorunu kalmayacak
d. Hepsi

2- Sözde tasarrufa devam! Bir kutudan fazla aspirin alabilmesi için bir hastanın ne yapması gerekir?
a. Çok yüksek ateşli olması
b. Kalp damar hastalıklarından raporlu olması
c. Ancak koroner by-pass geçirmiş olması
d. İki takla bir perende atması

3- Piyasada 65 ile 650 YTL arasında çekilen MR (manyetik rezonans) tetkiki hastadan istenirse tasarruf tebliğine göre kaç YTL verilecek?
a. 50 YTL
b. 30 YTL
c. 10 YTL
d. 80 YKR

4- Devletin şirkete, sağlık kurumlarının ticarethaneye, hastanın müşteriye, hekimin reçete makinesine dönüştürüldüğü ülkemizde yasalarla belirlenmiş görevleri kapsamında ev ziyaretleri, bebek, çocuk, gebe takipleri yapması; aşılama hizmeti, çevre sağlık hizmeti vermesi; sağlık istatistiklerine temel oluşturacak verileri oluşturması gereken hemşire, ebe, laborant, sağlık memuru ve çevre sağlık teknisyeni görevliler neye dönüştürüldü?
a. Yazarkasa görevlisi
b. Mutemet
c. Sekreter
d. Hepsi

5- Dünya Bankası'nın dayattığı "sağlıkta dönüşüm" adlı programın bir örneği "komşi"de uygulanıyormuş. Bulgaristan'da sağlık bakanlığının rolü azaltılmış, belediyelerin rolü çok artmış. Aile hekimliği, döner sermaye, sigorta fonu orada da denenmiş. Türk Tabipleri Birliği adına inceleme amacıyla giden bir hekimin tespitine göre orada temel sağlık hizmetleri tepe taklak durumda. Ne olmuş?
a. Aşı oranlarında acayip düşüş olmuş
b. Bulaşıcı hastalıklarda artış olmuş
c. Bizde başlatıldığı gibi performansa dayalı ücret yöntemi -daha az sürede daha çok hasta bakarak daha fazla insanı listesine almak ve kazancını artırmak için- hekimlerin hastalara daha az süre ayırmalarına ve sağlık hizmet kalitesinin bozulmasına neden olmuş
d. Hepsi

6- Türkiye'deki sağlıkla ilgili gelişmeleri değerlendiren Dünya Bankası'nın 2004 raporuna göre sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesinin önündeki temel risk hangisiymiş?
a. SSK
b. Türk Tabipleri Birliği
c. İstikrarsızlık
d. Sağlık haklarından vazgeçmek istemeyen bilinçli halk

7- Kolesterol hastaları dışında, nedendir bilinmez hangi gözden çıkarılan hastalara kısıtlama getirildi?
a. Mide hastalarına
b. Beyin hastalarına
c. Osteoporoz (kemik erimesi) hastalarına
d. Hepsi

Yanıtlar: 1) d, 2) b, 3) d, 4) d, 5) d, 6) b, 7) d.



PAZAR
"Kendimi faks makinesi olarak görüyorum"
"Avrupa'daki ırkçılık AB'ye girmemizin önünde engel"
Kısa mesajın dili uzadı
Dostları anlattı
Bizi en çok hangi filmler güldürdü?
Dünyanın en pahalı evleri
Hazıra dağ dayanır mı?
Hızla çoğal, erken öl!
Burçlara yaz önerileri
Sunset'te Japon şefin mönüsü
Saygılı insanların ülkesi: Japonya
Bu çocukları ne yapalım? Denize mi atalım?
Assos'ta tarih ve felsefe iç içe
Bağbozumu neşesi...





Ahmet Turhan Altıner
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet