Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Ağustos 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bağbozumu neşesi...

2006 bağbozumu başlıyor. Şarap yapımevleri kapılarını şarabın doğum serüvenini görmek isteyenlere açıyor, kimi firmalar bağbozumu turları bile düzenliyor. Kaçırılmayacak bir fırsat bu...

myalcin@turk.net

Burada üzüm, şaraptan yapılmıştır!" Fransızlar her zaman şarap gözlüğüyle baktıkları üzüm için böyle diyorlar. Türkiye'de üzümün sadece yüzde 4-5'ini şaraba işliyoruz, bundan dolayı da batılı şarap yazarlarının "Türkler, üzümü yerler!" diyen alaycı yaklaşımlarına maruz kalıyoruz ama dünyada üzüm tam bir şarap meyvesi. Bunun için de dünyanın en yaygın yetiştirilen meyvesi durumunda...
Bu olağanüstü meyvenin kuzey yarıküredeki hasat zamanı ise, şu günler. Asmaların üzerinde bir yandan köklerden su ve mineral maddeler devşiren, bir yandan da yapraklar aracılığıyla güneşi emip fotosentez yapan üzüm, sonbaharda olgunlaşıyor. Önce beyaz çeşitler "oluyor", sonra kabuğu ince, orta kırat siyah üzümler, en son da "soylu üzümler" denilen, kaliteli şaraplar için yetiştirilen küçük taneli, kalın kabuklu "ağır toplar"... Ve bu bağbozumu serüveni, bölgesine göre bir aydan üç aya kadar sürebiliyor.
Bağbozumunda kesilen üzümler temizlenip düzenlenmiş şaraphanelere geliyor, sıkımları yapılıyor, hemen ardından fermantasyonları başlıyor. Birkaç aylık bir süreç içinde ham şarap elde ediliyor. Ve şarabın türüne göre kimi "primeur" şaraplarda olduğu gibi mayalanmanın hemen ardından kasımda, kimi gelecek ilkbaharda, büyük bölümü de bir ya da iki yıllık bir dinlenmenin ardından şarapseverlerin kadehlerine akıyor.
Bağbozumunun başladığı şu günler, bağ yörelerinde sevinçli günler... Çünkü bütün bir yılın emeği, sonucunu bugünlerde veriyor. Köylünün eline para geçiyor, şarap üreticisi üzümüne kavuşuyor, istediği olgunlukta ve kalitede, sağlıklı üzümler alabilmişse, mutluluktan uçuyor.

Turlar çok çeşitli
Sadece şarap kültürünü derinleştirmek için değil, neşeli birkaç sonbahar günü bile yaşamak için, bağbozumu biçilmiş kaftan. Zira hem bağlardaki hareketlilik, kadınlı-erkekli hasat coşkusu, hem yeni sıkılmış taze şıralardan tatma, şaraphanelerde üretimi görme olanağı, sanayiyle kirlenmemiş güzel bağ bölgelerinde birkaç gün geçirmeyi daha da cazip kılıyor.
Kendi imkânlarıyla bağ bölgelerine gitmek isteyenler için, İstanbullu iseler Mürefte-Şarköy ve Bozcaada, Ankaralı iseler Kalecik ilçesi ve Kapadokya, İzmirli iseler Menderes bölgesi bu keyfi sunuyor. Ancak buralara ilk kez gidecek birinin bölgelere nüfuz etmesi, yolları, ücra şaraphaneleri keşfetmesi zor olabileceğinden, şarap firmaları turlar da düzenliyorlar. İzmir'in Menderes
ilçesindeki Sevilen Şarapları'na ait İsabey Bağevi ile Gaziemir'deki Sevilen tesisi, şarapseverlere "Buyurun, gelin" diyenlerden. Keza Avşa'da yeni kurulan Büyülübağ ile adanın eskisi Bortaçina da konuk bekliyorlar. Bozcaadalı Talay ise, bir adım öteye geçiyor, eylül boyunca her hafta sonu bağbozumu ve şarap tadımı günleri düzenliyor. Firmanın elemanları hafta sonu boyu size rehberlik ederek bağbozumu keyfine ortak olmanızı sağlıyorlar. Bağlarda üzüm bile kesiyorsunuz.
Örgütlü turlar açısından, Doluca ve Kavaklıdere hayli profesyonel bir yaklaşımdalar. Bağbozumu gezilerinde bu yıl yedinci sezonu yaşayan Doluca, 20 Ağustos'tan 15 Ekim'e kadar her hafta sonu şarapseverleri İstanbul'dan Mürefte'ye günübirlik götürecek, konforlu bir ortamda bağbozumu ve şarap yapımına tanık olmalarını sağlayacak.
Ankara Akyurt, Manisa ve Kapadokya'da tesisleri olan Kavaklıdere ise, bu üç bölgeye dönük turları, turizm şirketleriyle işbirliği halinde düzenliyor. Klasikler, Ancyra, Tatlı Sert, Prestige ve Rosato adlı farklı isimler altında farklı programlardan oluşan konaklamalı geziler, bölgelerin turistik özelliklerinin de katkısıyla şarap gezisi sınırlarını aşıp birer kültür gezisi niteliğine kavuşuyor.



PAZAR
"Kendimi faks makinesi olarak görüyorum"
"Avrupa'daki ırkçılık AB'ye girmemizin önünde engel"
Kısa mesajın dili uzadı
Dostları anlattı
Bizi en çok hangi filmler güldürdü?
Dünyanın en pahalı evleri
Hazıra dağ dayanır mı?
Hızla çoğal, erken öl!
Burçlara yaz önerileri
Sunset'te Japon şefin mönüsü
Saygılı insanların ülkesi: Japonya
Bu çocukları ne yapalım? Denize mi atalım?
Assos'ta tarih ve felsefe iç içe
Bağbozumu neşesi...





Ahmet Turhan Altıner
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet