Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Ağustos 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hükümetten askere açık çek


Terör faaliyetlerinin artması üzerine arka arkaya yapılan terör zirveleri ve Bakanlar Kurulu toplantılarında, Genelkurmay'a, "Ne gerekiyorsa yapılsın" diye yazılı bir talimat verildi mi?
Bu soruyu Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek'e yönelttim.
Çiçek, katıldığı toplantılarda yazılı emrin konu olmadığını ancak, şifahi olarak askere, "Ne gerekiyorsa yapılsın" denildiğini belirtti ve şu bilgiyi aktardı:
"Toplantılarda bu açık biçimde şifahi olarak ifade edildi. Ne gerekiyorsa yapılsın denildi. Bu talimatın iki yönü var. Hem ihtiyaç duyulan karar veya kararlar alınması için hükümet iradesi ortaya konuldu hem de araç, gereç, donanım anlamında askerin bir talebi olursa bunun bütçe limitleri dikkate alınmadan karşılanacağı belirtildi."
Çiçek'in sözleri, yazılı emir, sözlü emir, karar, yetki tartışmalarına ve yorumlarına da açıklık getiriyor.
Bakan'ın verdiği bilgiden anlaşılıyor ki, hükümet askere hem karar hem ihtiyaçları açısından "açık çek" vermiş durumda. Siyasi otorite olarak hükümet, askere, gerekli her türlü kararı alma ve uygulama talimatı verdiğine göre ortada bir yetki ve mali kaynak sorunu yok.
Çiçek, terör ve terör örgütüyle mücadeleyi bir devlet ihtiyacı olarak gördüklerini vurgulayarak, kimin önlem anlamında ne önerisi varsa ortaya getirsin, diye de açık davette bulunuyor. Bu konu üzerinden siyaset yapılmasını yanlış bulduğunu tekrarlıyor.

ABD'ye PKK raporu
ABD'nin, PKK'ya karşı harekete geçtiği, yakında somut adımların görüleceği haberleri basına yansıdı. Arkadan ABD'nin sadece PKK olayıyla ilgilenmek üzere özel bir koordinatör atayacağı haberleri geldi. Keza Talabani cephesinden bazı PKK bürolarının kapatıldığı yönünde bilgiler Türk kamuoyuna aktarıldı.
ABD ve Bağdat yönetiminin Türkiye'nin beklentilerini karşılamak için somut adımlar atmaya başladığı izlenimi veriliyor.
Bu adımları Ankara nasıl karşılıyor?
Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in bu soruya verdiği yanıt ise şöyle:
"Bu tür adımlar bir başlangıç olarak olumlu ama yeterli değil. Biz sabrımızın sonuna geldiğini ifade ettik. ABD yetkililerine ve Irak hükümetine rapor da verdik.
Bu raporda PKK ve faaliyetleriyle ilgili detaylı bilgiler, belgeler var. Yerleri, adresleri, faaliyetleri orada belli. Türkiye'nin bir istihbarat sorunu yok. Zaten kendileri de yazışarak büro kapattıklarını söylediklerine göre onlar varlıklarını, yerlerini, faaliyetlerini kabul ediyorlar demektir.
Biz bu bilgiler ışığında terör örgütünün etkisiz kılınmasını, en aktif, en etkin şekilde bunlarla mücadele edilmesini bekliyoruz. Yoksa büro kapatmak yetmiyor. PKK ceket değiştirmekte mahirdir. Bir büroyu kapatırsınız, öbür tarafta yenisini açar.
Bu isimle kapatırsınız başka isimle açar. Bugüne kadar öyle yaptı. Birçok isim değiştirdi. Bu, sorunu çözmüyor. Biz kesin, sonuç alıcı bir adım ve bu konuda ciddi işbirliği bekliyoruz."

'Af yok'
PKK'yı dağdan indirmek amacıyla "af etkisi" yaratacak bir yasal düzenleme çalışması, bir önlemler paketi hazırlığı var mı?
Çiçek, bu soruya "Açık veya dolaylı af çalışması yok" yanıtını verdikten sonra şu değerlendirmeyi yaptı:
"Ben affa zaten karşıyım. Bunu daha önce de açıkladım. Doğru bulmuyorum. Daha önce 8 defa pişmanlık yasası çıkarmışız ama hiçbiri arzu edilen neticeyi vermemiş. Bu anlamda bir çalışmamız yok. Terörle mücadelenin bir devlet ihtiyacı olduğunu söylemiştim. Kim ne biliyorsa, ne öneriyorsa gelip söylesin. Böyle birtakım fikirler üretenler, lüks odalarında kahve içerken terör konuşuyorlar. Sorun bakalım, kaç tanesi Maraş'ın ötesine gitmiş? Bu işler öyle Boğaz kenarında, lüks odalarda kahve sohbetleriyle olmaz."

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Aleviler ve MHP
MHP, her sene Tekir Yaylası'nda yüz binlerin ...
Çetin ALTAN
"Cehalet öğrenilemez"
Ankara ile İstanbul'u, 300'ü aşkın Arap zengi...
Fikret BİLA
Hükümetten askere açık çek
Terör faaliyetlerinin artması üzerine arka ar...
Güneri CIVAOĞLU
Alize
Suudi ailesinin büyük kısmı, 1817 "Vahabi İsy...
Abbas GÜÇLÜ
Yabancı okullar da boş kaldı
Dünyanın en saçma sınav sistemi bizde. Yüz bi...
Hurşit GÜNEŞ
Yoksulluk, sosyalizm ve liberalizm
Dostum, gazetemiz yazarı Taha Akyol, Murat Be...
Nail GÜRELİ
Fındık üreticisi seçime kadar unutur mu?
Fındık olayı nasıl sonuçlanacak? Bu konuda ta...
Metin MÜNİR
Beyaz Türkler, Yeşil Türkler
Başbakan'ın iktidara geldiğinden bu yana tekr...
Hasan PULUR
Memurların (M) özelliği...
BAŞBAKAN emrediyor:
Meral TAMER
En yoksul illerde nüfusun % 47'si 14 yaşın altında
Altta gördüğünüz tablolar, Türkiye İstatistik...
Ece TEMELKURAN
Burası Beyrut'tur!
'Bu insanların tamamı muhakkak ağlıyorlardır ...
Osman ULAGAY
ABD faizi daha çok dalga yaratır
Mayıs ve haziran aylarında mali piyasalarda y...
Güngör URAS
Faizi artırınca ekonomi canlanıyor!
Amerikalılar, enflasyonu dizginlemek için fai...

© 2006 Milliyet