|
 |
|
|
Hükümetten askere açık çek
Terör faaliyetlerinin artması üzerine arka arkaya yapılan terör zirveleri ve Bakanlar Kurulu toplantılarında, Genelkurmay'a, "Ne gerekiyorsa yapılsın" diye yazılı bir talimat verildi mi?
Bu soruyu Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek'e yönelttim.
Çiçek, katıldığı toplantılarda yazılı emrin konu olmadığını ancak, şifahi olarak askere, "Ne gerekiyorsa yapılsın" denildiğini belirtti ve şu bilgiyi aktardı:
"Toplantılarda bu açık biçimde şifahi olarak ifade edildi. Ne gerekiyorsa yapılsın denildi. Bu talimatın iki yönü var. Hem ihtiyaç duyulan karar veya kararlar alınması için hükümet iradesi ortaya konuldu hem de araç, gereç, donanım anlamında askerin bir talebi olursa bunun bütçe limitleri dikkate alınmadan karşılanacağı belirtildi."
Çiçek'in sözleri, yazılı emir, sözlü emir, karar, yetki tartışmalarına ve yorumlarına da açıklık getiriyor.
Bakan'ın verdiği bilgiden anlaşılıyor ki, hükümet askere hem karar hem ihtiyaçları açısından "açık çek" vermiş durumda. Siyasi otorite olarak hükümet, askere, gerekli her türlü kararı alma ve uygulama talimatı verdiğine göre ortada bir yetki ve mali kaynak sorunu yok.
Çiçek, terör ve terör örgütüyle mücadeleyi bir devlet ihtiyacı olarak gördüklerini vurgulayarak, kimin önlem anlamında ne önerisi varsa ortaya getirsin, diye de açık davette bulunuyor. Bu konu üzerinden siyaset yapılmasını yanlış bulduğunu tekrarlıyor.
ABD'ye PKK raporu
ABD'nin, PKK'ya karşı harekete geçtiği, yakında somut adımların görüleceği haberleri basına yansıdı. Arkadan ABD'nin sadece PKK olayıyla ilgilenmek üzere özel bir koordinatör atayacağı haberleri geldi. Keza Talabani cephesinden bazı PKK bürolarının kapatıldığı yönünde bilgiler Türk kamuoyuna aktarıldı.
ABD ve Bağdat yönetiminin Türkiye'nin beklentilerini karşılamak için somut adımlar atmaya başladığı izlenimi veriliyor.
Bu adımları Ankara nasıl karşılıyor?
Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in bu soruya verdiği yanıt ise şöyle:
"Bu tür adımlar bir başlangıç olarak olumlu ama yeterli değil. Biz sabrımızın sonuna geldiğini ifade ettik. ABD yetkililerine ve Irak hükümetine rapor da verdik.
Bu raporda PKK ve faaliyetleriyle ilgili detaylı bilgiler, belgeler var. Yerleri, adresleri, faaliyetleri orada belli. Türkiye'nin bir istihbarat sorunu yok. Zaten kendileri de yazışarak büro kapattıklarını söylediklerine göre onlar varlıklarını, yerlerini, faaliyetlerini kabul ediyorlar demektir.
Biz bu bilgiler ışığında terör örgütünün etkisiz kılınmasını, en aktif, en etkin şekilde bunlarla mücadele edilmesini bekliyoruz. Yoksa büro kapatmak yetmiyor. PKK ceket değiştirmekte mahirdir. Bir büroyu kapatırsınız, öbür tarafta yenisini açar.
Bu isimle kapatırsınız başka isimle açar. Bugüne kadar öyle yaptı. Birçok isim değiştirdi. Bu, sorunu çözmüyor. Biz kesin, sonuç alıcı bir adım ve bu konuda ciddi işbirliği bekliyoruz."
'Af yok'
PKK'yı dağdan indirmek amacıyla "af etkisi" yaratacak bir yasal düzenleme çalışması, bir önlemler paketi hazırlığı var mı?
Çiçek, bu soruya "Açık veya dolaylı af çalışması yok" yanıtını verdikten sonra şu değerlendirmeyi yaptı:
"Ben affa zaten karşıyım. Bunu daha önce de açıkladım. Doğru bulmuyorum. Daha önce 8 defa pişmanlık yasası çıkarmışız ama hiçbiri arzu edilen neticeyi vermemiş. Bu anlamda bir çalışmamız yok. Terörle mücadelenin bir devlet ihtiyacı olduğunu söylemiştim. Kim ne biliyorsa, ne öneriyorsa gelip söylesin. Böyle birtakım fikirler üretenler, lüks odalarında kahve içerken terör konuşuyorlar. Sorun bakalım, kaç tanesi Maraş'ın ötesine gitmiş? Bu işler öyle Boğaz kenarında, lüks odalarda kahve sohbetleriyle olmaz."
fbila@milliyet.com.tr
|
|
|

|