Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Ağustos 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Geç kalan kucaklaşma...


Dördüncü golden sonra Gerets ile Arda'nın yaşadıkları sanki gecikmiş bir kucaklaşmaydı. Bunları geçen yıl yaşayabilir miydiler? Evet diye düşünüyorum.
Geç de olsa güzel...
Bir hatırlatma Arda'ya... Arda, gecenin yıldızlarından bir tanesiydi. Ama vücut dili, bana sanki biraz şımarabilirmiş düşüncesini yaşattı. Aman dikkat...
Maça gelince; Galatasaray çok yüksek kalite bir takım mı? Hayır... Ama Galatasaray, takım gibi takım oldu 80 dakika. Müthiş bir mücadele, mükemmel bir istek, çok güzel goller...
80'den sonra bütün bu güzellikleri burukluğa dönüştürebilecek iki tane konsantrasyon eksikliğinden yenilen iki gol...
Arkasından gelen beşinci gol bu burukluğu biraz hafifletti.
İlk yenen gol için bir hatırlatma yapayım. İlk devre bu tip topları hep Hakan karşıladı. Ama bu sefer o da yetişemedi.
Ben, Galatasaray'ın oyunun başında Okan'ın top kayıplarıyla, Ayhan'ın çok fazla topla oynamasıyla problem olur mu diye düşünürken penaltı geldi.
Bana göre penaltı değil. Hatta İliç kart dahi yiyebilirdi. Bu karar hakemi devamlı baskı altında tuttu. Son adam tarafından Hakan'a yapılan bir hareket, kırmızı kartla cezalandırılması gerekirken, hakem bu verdiği penaltının vicdan azabından oyunu devam ettirdi, gördü de çalamadı.
Oyunun geneline bakarsak, sahada son derece başarılı olanlar da vardı. Kalemime kimi yazayım, bir sıralama yap diye sorunca şu isimleri yazdı: Önce Hakan dedi, sonra Song, Arda, İliç ve Sabri...
Diğerleri kötü müydü? Hayır, kesinlikle hayır. Ama bunlar ön plana çıkanlardı.

Son 10 dakika ders olsun
Bu tür eleme maçlarının vazgeçilmez bir kuralı vardır. Evinde gol yersen, ikinci maçı zora sokabilirsin. Ama bana göre Galatasaray, iki gol yemesine rağmen turu zora soktu diye düşünemiyorum. Sadece onlara bu oyunun son 10 dakikası çok önemli bir ders olsun.
Kupa gecesi, genel manada Türkiye için fevkalade mutlu geçti diyemeyiz. Aşağı yukarı zorluk dereceleri birbirine yakın maçlar oynayacak Galatasaray ve Fenerbahçe. Onun için rövanşı çok iyi analiz ederek hazırlanması lazım takımlarımızın.
Genel itibariyle saha içinde de, saha dışında da coşkulu bir geceydi. Hatta, özlemi duyulan bir geceydi. Hele hele yenilen goller olmasa çubuklar şu anda tüttürülüyordu. Yine de tüttürülecek.
Ama futbolun dünyanın en sürprizlere gebe spor dalı olduğunu unutmadan...
Son olarak Gerets'i ve tüm takımı kutlamak görevimiz...

mdenizli@milliyet.com.tr




SPOR
Makyaj dağıldı: 3-1
Nery'nin yolu açıldı
Süperman dönüyor: 5-2
'Ben yoktum!'
Futbolun doğruları
Çekiç kafamıza indi!
Kayseri'den Tiran seferi
Ve korkulan oldu
Milan zorlandı
Lig A'nın yeni sponsoru Telekom
Haber turu...
Geç kalan kucaklaşma...
Aslan'ın aslı
Kaka şike... Pis şike
Umutlar İstanbul'a
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mustafa DENİZLİ
Geç kalan kucaklaşma...
Dördüncü golden sonra Gerets ile Arda'nın yaş...
Atilla GÖKÇE
Aslan'ın aslı
Kulüp ile takım içinde iktidar savaşları varm...
Ercan GÜVEN
Kaka şike... Pis şike
Futboldaki yazar çizer tayfasında "şike gidiş...
Erdoğan ŞENAY
Umutlar İstanbul'a
Fenerbahçe, Dinamo Kiev önünde yine makus tal...


© 2006 Milliyet