|
 |
|
|
Geç kalan kucaklaşma...
Dördüncü golden sonra Gerets ile Arda'nın yaşadıkları sanki gecikmiş bir kucaklaşmaydı. Bunları geçen yıl yaşayabilir miydiler? Evet diye düşünüyorum.
Geç de olsa güzel...
Bir hatırlatma Arda'ya... Arda, gecenin yıldızlarından bir tanesiydi. Ama vücut dili, bana sanki biraz şımarabilirmiş düşüncesini yaşattı. Aman dikkat...
Maça gelince; Galatasaray çok yüksek kalite bir takım mı? Hayır... Ama Galatasaray, takım gibi takım oldu 80 dakika. Müthiş bir mücadele, mükemmel bir istek, çok güzel goller...
80'den sonra bütün bu güzellikleri burukluğa dönüştürebilecek iki tane konsantrasyon eksikliğinden yenilen iki gol...
Arkasından gelen beşinci gol bu burukluğu biraz hafifletti.
İlk yenen gol için bir hatırlatma yapayım. İlk devre bu tip topları hep Hakan karşıladı. Ama bu sefer o da yetişemedi.
Ben, Galatasaray'ın oyunun başında Okan'ın top kayıplarıyla, Ayhan'ın çok fazla topla oynamasıyla problem olur mu diye düşünürken penaltı geldi.
Bana göre penaltı değil. Hatta İliç kart dahi yiyebilirdi. Bu karar hakemi devamlı baskı altında tuttu. Son adam tarafından Hakan'a yapılan bir hareket, kırmızı kartla cezalandırılması gerekirken, hakem bu verdiği penaltının vicdan azabından oyunu devam ettirdi, gördü de çalamadı.
Oyunun geneline bakarsak, sahada son derece başarılı olanlar da vardı. Kalemime kimi yazayım, bir sıralama yap diye sorunca şu isimleri yazdı: Önce Hakan dedi, sonra Song, Arda, İliç ve Sabri...
Diğerleri kötü müydü? Hayır, kesinlikle hayır. Ama bunlar ön plana çıkanlardı.
Son 10 dakika ders olsun
Bu tür eleme maçlarının vazgeçilmez bir kuralı vardır. Evinde gol yersen, ikinci maçı zora sokabilirsin. Ama bana göre Galatasaray, iki gol yemesine rağmen turu zora soktu diye düşünemiyorum. Sadece onlara bu oyunun son 10 dakikası çok önemli bir ders olsun.
Kupa gecesi, genel manada Türkiye için fevkalade mutlu geçti diyemeyiz. Aşağı yukarı zorluk dereceleri birbirine yakın maçlar oynayacak Galatasaray ve Fenerbahçe. Onun için rövanşı çok iyi analiz ederek hazırlanması lazım takımlarımızın.
Genel itibariyle saha içinde de, saha dışında da coşkulu bir geceydi. Hatta, özlemi duyulan bir geceydi. Hele hele yenilen goller olmasa çubuklar şu anda tüttürülüyordu. Yine de tüttürülecek.
Ama futbolun dünyanın en sürprizlere gebe spor dalı olduğunu unutmadan...
Son olarak Gerets'i ve tüm takımı kutlamak görevimiz...
mdenizli@milliyet.com.tr
|
|
|

|