Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Ağustos 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Umutlar İstanbul'a


Fenerbahçe, Dinamo Kiev önünde yine makus talihine boyun eğen bir oyun süreci yaşamaktaydı.
Hakemin başlama düdüğünü duymamıştı sanki sarı-lacivertli oyuncular... Öyle ya, daha 30. saniyede bir baskın gol yiyecek kadar enayice bir duygusuzluk yaşanıyorsa eğer o zaman "efendiler akıllar nerede?" diye sormazlar mı, milyon milyon dolarlık ayaklara...
Evet Fenerbahçe, yediği şok golün etkisinden ancak yarım saat sonra sıyrılmaya başlıyordu yavaş yavaş... Öyle ya, o sıralarda Fenerbahçe'nin üzerine sayısız yıldırım ataklarla çıkan Ukrayna ekibi gol veya golleri yakalasa ne olacaktı ? Tam bir fiyasko yaşanacaktı tur beklentisinde....
İyi ki, Rüştü kendini kaybetmeden tek başına goller kurtarıyor ve Fenerbahçe korkular içerisinde geçirdiği bir ilk yarı yaşıyordu Ukrayna deplasmanında...

Anelka'dan kurtulmalılar
İkinci 45'te Aurelio'nun golü ile takım birden canlanıyor ve yepyeni kazanma ufukları açılıyordu Fenerbahçeli kafalarda... Gerçekten de golle birlikte derlenip toparlanan sarı-lacivertli ekip oyunu sahiplenme konusunda iyi bir paslaşma ve rakip savunmayı sıkıştıran bir atak disiplini kuruyordu Avrupa şöhretlisi Kiev'e karşı... Takımdaki tüm futbolcuların ayaklanıp olağünüstü gayret sergilemeleri yanında Anelka'nın takımdan kopuk ve Fenerbahçe'nin gol bulma duygularıyla çırpınmasının çok uzaklarında duran tavrı insanların "bu adamın Fener forması içinde ne işi var?" sualini getiriyordu kızgın kafalara...
Halbuki Kiev'in gol kahramanı Rincon da Anelka tipi ve fizik yapısında bir oyuncu... Ama bu futbolcu Rüştü'nün yan direkleri arasında ve ceza sahası içinde bir gol azraili olarak dolaşıp aradığını buluyordu sonuçta... Öyleyse bu Anelka'nın bileti artık kesilmeli ve bu futbolcu müsfeddesinden Fenerbahçe acilen kurtulmalıdır.
Ümit Özat'ın son derece şık ve kavisli vuruşu ile gelen ikinci sayıda ofsayt var mıydı göremedik... Varsa da direkt ağlara inen bu gol vuruşunun iptalinde hakem adaleti gündemde miydi, bilemiyoruz... Ancak Yussuf isimli Afrikalı'nın müthiş vuruşu Rüştü'yü de çaresiz bıraktığına göre turun kaderi İstanbul'a ve Kadıköy cehennemindeki sonuca taşındı demektir.

esenay@milliyet.com.tr




SPOR
Makyaj dağıldı: 3-1
Nery'nin yolu açıldı
Süperman dönüyor: 5-2
'Ben yoktum!'
Futbolun doğruları
Çekiç kafamıza indi!
Kayseri'den Tiran seferi
Ve korkulan oldu
Milan zorlandı
Lig A'nın yeni sponsoru Telekom
Haber turu...
Geç kalan kucaklaşma...
Aslan'ın aslı
Kaka şike... Pis şike
Umutlar İstanbul'a
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mustafa DENİZLİ
Geç kalan kucaklaşma...
Dördüncü golden sonra Gerets ile Arda'nın yaş...
Atilla GÖKÇE
Aslan'ın aslı
Kulüp ile takım içinde iktidar savaşları varm...
Ercan GÜVEN
Kaka şike... Pis şike
Futboldaki yazar çizer tayfasında "şike gidiş...
Erdoğan ŞENAY
Umutlar İstanbul'a
Fenerbahçe, Dinamo Kiev önünde yine makus tal...


© 2006 Milliyet