Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Ağustos 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
ABD'nin tası, tarağı...


Ortadoğu'daki alevlerin ışığında gerçekler daha açık görülüyor.
Şöyle ki...
1) İsrail'de ilk kez yönetimde ağırlık sivillerin elindedir.
Oysa... İsrail, son Olmert hükümetine kadar 'savaş kahramanlarının' damgasını vurduğu kadrolarla oluşuyordu.
Olmert hükümeti ise, hem Batı Şeria'dan çekilme planı, hem "sivil" dokularıyla, ulus için "güvenlik" kuşkuları vermiştir.
Hamas'ın, bir İsrailli askeri kaçırması, Hizbullah'ın 7 İsrail askerini öldürüp ikisini de kaçırması olayları üzerine İsrail'in "kantarın topuzunu çok kaçırmış" gibi görünen şiddeti, bir bakıma iç kamuoyuna dönük bir politikadır.
İsrail'in hâlâ "güveni sağlayabilir" ve düşmanlara karşı "caydırıcı" bir hükümetle yönetildiği kanıtlanmak isteniyor.
..........................
2) Hükümet, "askerlerinin kaçırılmasını" bahane ederek, birer "tehdit ahtapotu" olarak adlandırdığı Hamas'ın ve Hizbullah'ın kollarını budamayı hedeflemiştir.
Suriye'yi zaten "ABD sopasıyla sindirilmiş" olarak görmekte.
Böylece olası bir ABD-İran çatışmasında, radikal İslam terör örgütleri aracılığıyla, alevlerin kendi topraklarına sıçramayacağı tampon bölgeler oluşması da planın bir parçası.
............................
3) İsrail, Hamas'ın kolunu kanadını iyice kırdı.
Hamas'ın askeri bölümüne, siyasi lider Meşal bile söz geçiremiyor.
Fetih örgütü, seçimleri kaybetmiş olmanın yanı sıra yönetimde Hamas tarafından aşağılanmaya ve dışlanmaya tepkili.
Ne Başbakan, ne Cumhurbaşkanı artık yeterince güçlü değiller.
İsrail, bu noktada frene bastı.
Hamas'ı büsbütün silerse, yerine geçecek bir otorite yok.
Daha da ciddi bir kaos olasılığı nedeniyle yüzünü Hizbullah'a çevirdi.
............................
4) İsrail haberleşmeyi keserek, yolları, demir yollarını, enerji ve su kaynaklarını yok ederek İran'dan ve Suriye'den gelebilecek para ve silah akışını engelleyerek, Hizbullah'ı yalnız bırakmayı amaçlıyor.
Halk nezdinde de "Bütün bu olanların sorumlusu, Hizbullah'tır" kanısını yerleştirmek çabasında.
Gerçi... Birinci hedefi gerçekleşmekte ama ikinci psikolojik savaş, tersine tepiyor olabilir.
İsrail'in, ölçüleri çok aşan ve sivilleri de hedef alan saldırıları, tek direniş unsuru olan Hizbullah'a destek de üretmekte.
Ancak... Hizbullah gerçekten budanırsa ve güçsüzleşirse, şimdilik korku nedeniyle halkın gösteremediği tepki, belki de dışa vurabilir.
............................
5) ABD, 11 Eylül El Kaide saldırısından sonra uygulamaya koyduğu, devletleri demokratikleştirme ekseninde, Büyük Ortadoğu Projesi'ni rafa kaldırabilir.
Çünkü... Seçimler hiç de umulan sonuçları vermiyor.
Ya radikal İslam sandıktan çıkıyor, ya da Irak'ta olduğu gibi kaos...
Merkezi hükümetleri zayıf olan Ortadoğu ülkeleri daha da karışıyor.
ABD, bundan sonraki aşamada, demokrasiden çok, istikrarlı yönetimlerin oluşmasını yeğleyerek, onlarla daha akılcı ve pragmatik ilişkiler kurmayı deneyebilir.
............................
6) İran ve Suriye, Hamas ve Hizbullah'a karşı ABD destekli İsrail şiddet politikalarında beklenen reaksiyonu vermediler. Hedef olmak istemiyorlar.
Suudi Arabistan, Mısır ve Ürdün, değil İsrail'i kınamak, tam tersine Hizbullah'ı eleştirdiler.
Hem İran önderliğinde Şii yükselişten, hem kendi içlerinde baskıyı giderek artıran Müslüman Kardeşler ve bağlı örgütlerden rahatsızlar.
İçeride kendi kamuoyunda, İsrail'e karşı tepki, dışarıda ise, Şii tehdidi ve ABD baskısı arasındaki daracık koridorda bir çıkış bulmaya çalışıyorlar.
.............................
Öte yandan... ABD kamuoyu da Irak için ikiye bölünmüş durumda.
Sonbahardaki seçimde "Irak'tan çekilmek yanlıları" çoğunluğa geçtiklerinde, Bush'un ve şahinlerinin tırnakları kesilmiş olacaktır.
ABD, Vietnam'dan çekildiği gibi Irak'tan tası tarağı toplarsa, ne olacak, iyice düşünülmeli.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Sosyalizm ve piyasa
SOSYALİZM ve liberalizm hakkındaki yazılarım ...
Çetin ALTAN
Yaşatmak mı daha kârlı, öldürmek yok etmek mi?
Lübnan'da, Filistin'de, Irak'ta yaşanan kuru ...
Fikret BİLA
ABD'li koordinatörün işlevi ne olacak?
ABD'nin PKK sorunuyla ilgili "özel temsilci" ...
Güneri CIVAOĞLU
ABD'nin tası, tarağı...
Ortadoğu'daki alevlerin ışığında gerçekler da...
Can Dündar
Seks shop manzaraları
Dikkat: Bu yazı çocuklar ve bulantısı olanla...
Abbas GÜÇLÜ
Nasıl dolacak bu okullar?
Anadolu liseleri, fen liseleri ve kolejlerin ...
Hurşit GÜNEŞ
Merkez Bankası'na tavsiyeler
Herkes ekonomideki tüm kurumları bıraktı, dik...
Doğan HEPER
Yaşantıya göre vergi...
'İki buçuk ayda sekiz ton ıstakoz satıldı'.
Semih İDİZ
Demokrat ve efendi olmak askere yakışır
Erman Toroğlu'nu tanımam. Kendisiyle polemiğe...
Hasan PULUR
Toroğlu'nun Genelkurmay Başkanlığı...
BAZI konular vardır ki, kesin yargıya varmak ...
Derya SAZAK
Seçim barajı
Eylülde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (A...
Meral TAMER
Ayda 28 YTL ver, bir kızı okut, Türkiye kurtulsun
İstatistikler Türkiye'de nüfus artış hızının ...
Yaman TÖRÜNER
Vestiyer teorisi
1991-2000 yılları arasında İsrail Merkez Bank...
Güngör URAS
Fındıkçı ve ekonomi için bir yıl kayıp
Fındık toplanmaya başladı. Toplanan fındık 25...
Serpil YILMAZ
Kral için Çırağan'a 35 halı istendi
Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın başbakanl...

© 2006 Milliyet