Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Ağustos 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Demokrat ve efendi olmak askere yakışır


Erman Toroğlu'nu tanımam. Kendisiyle polemiğe girecek de değilim. Ancak, dile getirdiği "Ben demokrat bir Genelkurmay Başkanı istemem. Asker kodu mu oturtacak" sözlerinin bir "taban"ı olduğunu biliyorum. Onun için konuyu bu zeminde ele alacağım.
Burada hedefteki ilk kişi Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'tür. Kendisinin özellikle Annan Planı sürecinde ve AB reform paketlerinin kabulü sırasında oynadığı sağduyulu rolün bazı kesimlerce kolay hazmedilemeyeceği anlaşılıyor.
Hedefteki ikinci kişi ise Hilmi Paşa'dan görevi devralacak olan Yaşar Paşa'dır. Ona da, "Sakın Hilmi Paşa gibi olma. Kodun mu oturtacaksın ha!" denmeye çalışılıyor, ki bu yakışıksızdır. Kendisinin böyle bir kişi olmadığı da görülecektir.

Bu sadece Türkiye'de olur
Hilmi Paşa'ya dönük, "fazla demokrat, fazla beyefendi" eleştirisi epeydir ortada dolaşıyor. Bu vasıfların herhalde bir tek Türkiye'de eleştiri konusu olması mümkün. Uzun süre dış görevlerde bulunmuş olması ise hep bir "zafiyet" olarak gösterilmeye çalışıldı.
Ancak, bunun Türk Silahlı Kuvvetleri açısından ne denli mantıksız bir yaklaşım olduğu pek düşünülmüyor. Ordumuzda yükselmenin temel vasıflarından biri de dünyayı kavrayarak ona göre hareket etmektir.
Subaylarımızın birçok özel okuldan bile daha donanımlı ve kapsamlı olarak aldıkları genel eğitim de bu noktadan hareket eder. "Efendilik" ise bu eğitimin özünde vardır.
Genç subayların arzuladıkları dış görevlere gelince, bu bir "zafiyet"in göstergesi değildir. Nitekim, bu görevlere başarılı olanlar gider.

'Kodum mu oturturum' zihniyeti
Öte yandan, Genelkurmay başkanlarının önemli açılışlarda ve savunma içerikli konferanslarda yaptıkları çok sayıda konuşma, "Savunma ve Havacılık" gibi dergilerde de çok sayıda yazıları vardır.
Bunların hepsi TSK adına bir çizgiyi yansıtır. Büyük çoğunluğu arşivimdedir. Bunlarda "kodum mu oturturum" zihniyetine rastlamak pek mümkün değildir. Aksine, geçerli olan, "rasyonel" ve "geniş perspektifli" bir yaklaşımdır.
"Kodum mu oturturum" zihniyetini benimseyen rütbeli askerler elbette ki var. Bunu önceden çeşitli vesilelerle yaptıkları, fakat artık arkası kesilmiş gibi görünen, açıklamalardan biliyoruz. Son olarak bir "Bombacı Paşa" ile de tanışmış olduk.
Geçmişte üç "fiili", bir de "sanal" darbe yaşamış bir ülke olarak bu şahısların özlemleri bellidir. Gerek siyasi âlemde, gerek medyada "teşvikçiler"i de az değildir. Ancak, bu şahısların "silsilei meratip" içinde nereye kadar yol aldıkları da ortadadır.

Atatürk'ün askeri demokrattır
TSK'nın rehberi Atatürk'tür. Andrew Mango, uzmanlarca "en kapsamlılarından biri" diye nitelenen Atatürk biyografisinde şunu yazar (tercüme benimdir):
"Atatürk, yetenekli bir komutan, kurnaz bir politikacı ve gerçekçiliği en üst kademede tutan bir devlet adamıydı. Ancak, bütün bunların üstünde, bir Aydınlanma Çağı adamıydı."
Şevket Süreyya Aydemir de aynı kanaattedir. Onun için, Atatürk'ün rehberliğinde yürüyenlerin "demokrat" ve "beyefendi" olmalarından başka bir şey düşünülemez.
"Kodu mu oturtanlar"ın en üst kademelere yükselmelerinden ise memlekete bir hayır gelmedi ve gelemez.

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
Sosyalizm ve piyasa
SOSYALİZM ve liberalizm hakkındaki yazılarım ...
Çetin ALTAN
Yaşatmak mı daha kârlı, öldürmek yok etmek mi?
Lübnan'da, Filistin'de, Irak'ta yaşanan kuru ...
Fikret BİLA
ABD'li koordinatörün işlevi ne olacak?
ABD'nin PKK sorunuyla ilgili "özel temsilci" ...
Güneri CIVAOĞLU
ABD'nin tası, tarağı...
Ortadoğu'daki alevlerin ışığında gerçekler da...
Can Dündar
Seks shop manzaraları
Dikkat: Bu yazı çocuklar ve bulantısı olanla...
Abbas GÜÇLÜ
Nasıl dolacak bu okullar?
Anadolu liseleri, fen liseleri ve kolejlerin ...
Hurşit GÜNEŞ
Merkez Bankası'na tavsiyeler
Herkes ekonomideki tüm kurumları bıraktı, dik...
Doğan HEPER
Yaşantıya göre vergi...
'İki buçuk ayda sekiz ton ıstakoz satıldı'.
Semih İDİZ
Demokrat ve efendi olmak askere yakışır
Erman Toroğlu'nu tanımam. Kendisiyle polemiğe...
Hasan PULUR
Toroğlu'nun Genelkurmay Başkanlığı...
BAZI konular vardır ki, kesin yargıya varmak ...
Derya SAZAK
Seçim barajı
Eylülde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (A...
Meral TAMER
Ayda 28 YTL ver, bir kızı okut, Türkiye kurtulsun
İstatistikler Türkiye'de nüfus artış hızının ...
Yaman TÖRÜNER
Vestiyer teorisi
1991-2000 yılları arasında İsrail Merkez Bank...
Güngör URAS
Fındıkçı ve ekonomi için bir yıl kayıp
Fındık toplanmaya başladı. Toplanan fındık 25...
Serpil YILMAZ
Kral için Çırağan'a 35 halı istendi
Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın başbakanl...

© 2006 Milliyet