|
Toroğlu'nun Genelkurmay Başkanlığı...
BAZI konular vardır ki, kesin yargıya varmak ve o doğrultuda yazı yazmak kolay değildir.
Eski dostumuz, futbolcu, hakem ve yorumcu Erman Toroğlu'nun maç yorumuna başlamadan "Ben demokratik Genelkurmay Başkanı istemiyorum, benim askerim vurdu mu, kodu mu oturtacak olmalı!" diye coşması değişik tepkilere neden oldu...
Bu konuda yazı yazanların çoğu, Erman Toroğlu'nun haddini aştığını, böyle konulara değinmenin onun vazifesi olmadığını yazdılar ve özellikle "Ben demokratik bir Genelkurmay Başkanı istemiyorum" demesini yadırgadılar.
Haklılar!
***
YALNIZ bazı konularda "haklı" olmak yetmiyor, insan dediğin taştan, kayadan yapılmış, yontulmuş bir heykel değil, etten, sinirden ve duyguyla bütünleşmiş bir varlık..
Erman Toroğlu da bir insan...
***
O gece Maraton programına çıkmadan önce, PKK teröründe kolsuz, bacaksız, sakat kalan gazilerin kendi aralarında yaptığı maçın kasedini seyretmiş; kiminin kolu yok, kiminin bacağı yok, koltuk değnekleriyle futbol oynuyorlar. Gazileri seyredip de duygulanmamak mümkün mü?
Erman Toroğlu da heyecanlanmış, duygulanmış...
***
ERMAN Toroğlu'nun 30 Ağustos'ta görevini bırakacak olan Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ü hedef aldığı, onu fazla demokrat bulduğu kendisinin "Vurdu mu, koydu mu oturtmalı!" birisini istediği açık...
***
ERMAN Toroğlu'nun bu yaklaşımı tartışılacağa benzer, biz kendi çevremizde bu konuyu tartışırken, olaya şöyle yaklaşmayı denedik:
"Genelkurmay Başkanı'nın demokratik oluşuyla, vurdu mu oturtur olması ne fark eder? Diyelim çok sert, ya da çok demokrat... Ne fark eder?"
Halkın öyle eşsiz belleği var ki, taşı öyle gediğine koyuyor ki...
"Kuzey Irak'ta Amerikalı askerlerin on Türk askerinin başına çuval geçirip götürdükleri duyulunca, biz de Türkiye'deki Amerikan askerlerinden onunun kafasına yem torbası geçirip kelepçeleseydik, ikisi arasındaki farkı görürdünüz!"
Düşünmeye değmez mi?
***
BİZ "Vazgeçin bu slogandan, şehit cenazelerinde şehitler ölmez, vatan bölünmez, diye bağırmayın!" dedik diye eleştirenler çıktı.
İşte yine bir jandarma astsubayı evinde eşinin, oğlunun gözü önünde kurşuna diziliyor, oğlunun öldürüldüğünü öğrenen babası telefon başında kalpten gidiyor.
Biz hâlâ bağıralım:
"Şehitler ölmez, vatan bölünmez" diye.
Şehitler ölüyor da, vatan henüz bölünmüyor.
Şimdilik, "aydın"lıkları kendilerinden menkul çoğu dönek, "Ulus devlet öldü!" diye altyapıyı hazırlıyorlar.
***
ERMAN Toroğlu'na -haklı olarak- kızanlar, en az onun yaptığını yapmamalı, "Erman Paşa tüy dikti!" gibi duygusal tepkilerden kaçınmalıdırlar.
Erman Toroğlu'nun futbol yorumlarına sinir olanlar bile onun bu son çıkışından yana görünüyorlar.
Duyguları frenlemek çok zordur...
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|