Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Ağustos 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Balonlar, bombalar, tüfekler...

Yaşam Güzeldir / Banu Şen

"Benim hiç uçan balonum olamayacak mı?" dedi küçük kız elinden sıkı sıkı tutmuş, kolunu çekiştiren annesine... "Hayır küçük hanım! Senin hiç uçan balonun olamayacak. O da olmayıversin. Her istediğin yapılmak zorunda değil" dedi annesi de onun minik ellerini tutup çekiştirirken. Belli ki hali vakti yerinde bir aileydi. Yani bir "uçan baloncuk" parası veremeyecek gibi görünmüyorlardı. Demek ki anne sıkılmıştı kızının her istediğini yapmaktan. Kontrolümü kaybedip, arkalarından bakakalmışım. Minik kız hala konuşuyor, annenin yüksek sesi hala duyuluyordu.
Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nin orta yerinde bir anneyle kızının ardından dona kaldım o akşam. Oturdum bir yere. Onların gittiği yöne baktım. Düşündüm... Her şeyi olmayabilirdi belki bir çocuğun. Her istediği olmayabilirdi. Ama ömründe bir uçan balonu, bir uçurtması bir de bisikleti mutlaka olmalıydı. İpinden tutmalıydı bir balonun. Canı istediğinde onu gökyüzüne salabilmeliydi. Uçsuz bucaksız bir düzlükte koşarak uçurtma uçurmanın keyfine varabilmeliydi. Ya da bir bisikletin pedalını durmadan, yorulmadan çevirebilmeliydi. Üçü de özgürlük demekti. Yani uçan balon, uçurtma ve bisiklet! Ve bir çocuk mutlaka ömründe bunlara sahip olabilmeliydi. Özgürlüğü tadabilmek için...

Başkası yalan
Ya gökyüzü bile olmayan çocuklar? Ya uçsuz bucaksız düzlüğü bile olmayan çocuklar? Onları da düşündüm. İşte ben tam onları da düşünürken uzaktan bir grubun protesto sesleri ile irkildim... Küresel Barış ve Adalet Komisyonu İzmir Şubesi üyeleri İsrail'in Filistin ve Lübnan'ın işgalini protesto ediyordu. Balonlar, uçurtmalar, toplar, tüfekler, bisikletler, tanklar geçti gözümün önünden. İrkildim, irkildim, irkildim.. Yarın akşam Çeşme Açık Hava Tiyatrosu'nda uzun süredir beklediğim bir konser olacak. Geçen seneki konser bittiği andan bu yana bekliyorum... Son günlerde de artan savaş, kan görüntülerinin ardından böyle bir konsere ne kadar ihtiyacım olduğunu düşünüyorum. Sahnede Candan Erçetin'in ardında kuşlar uçuşurken "Dünyada ölümden başkası yalan" demeyi, "Ben ne çok hata yapmışım meğer" diyerek hataları kabullenmeyi istiyorum. Keşke konser geçmiş yıllardaki gibi İzmir'de de olsaydı... Savaşa, acıya, ölümlere, kana dur deyip Erçetin'le birlikte "Yalan"ı söyleyebilseydik...

bsen@milliyet.com.tr







EGE
Güzel başlangıç
Emeklilik hakkında her şey
Belediye otobüslerinde güzergah değişikliği
Balonlar, bombalar, tüfekler...
Hastane mi ticarethane mi?





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bülent Buda
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Banu Şen
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet