Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Ağustos 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hastane mi ticarethane mi?

Satır Arası / Deniz Sipahi

Bu raporlar beni hiç şaşırtmıyor. Beni asıl şaşırtan Türkiye'deki her konuda yaşanan denetimsizlik...
Antalya Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) Sağlık İşleri Müdürlüğü'nde görevli doktorların hazırlayıp, Ankara'daki SSK Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü'ne ve SSK Başmüfettişliği'ne yolladıkları raporda devlet, üniversite ve özel hastaneler ile özel tıp merkezlerine tedavi için giden SSK'lı hastalara gereksiz ameliyatlar yapıldığı, normal doğum yerine sezaryen yöntemi uygulandığı, gerekmediği halde kalça ve diz protezleri takıldığı ileri sürülmüştü.
Ben muayene etmeden; bir iki satır konuştuktan sonra uzun bir tahlil listesi, tomografiler isteyen çok yer biliyorum.
Hem bana gelen şikayetlerden, hem de yakın çevremin yaşadıklarından...
Antalya, Bursa ya da Adana...
Çok farketmiyor; benzer olaylar Türkiye'nin her yerinde yaşanıyor.
Elbette İzmir'de de...
Sağlık ve eğitim özen isteyen, detay isteyen alanlar...
Ne yazık ki; bu iki konuda da çok yanlış politikalardan dolayı insanlarımız mağdur ediliyor.
Biliyorsunuz; bazı ilaçların alınması için artık yeni baştan raporlar alınması isteniyor.
Örneğin kolesterol hapları...
Tedaviye devam edebilmeniz için kolesterolünüzün 300'ün üzerinde olması gerekiyor. Kendim yaşadığım için biliyorum; ilacı aldığım sürece oranlar düşüyor, almadığımda artıyor.
Yani bir hastanın kolesterol ilacı alabilmesi için tedaviyi kesip değerlerinin yeniden eski seviyelere gelmesini beklemesi gerekiyor.
Bu nasıl bir uygulamadır, anlamış değilim.
Kaldı ki; bunun adına tedavi denebilir mi?


Dilerim geç kalınmaz

Geçen gün bir doktor arkadaşım anlattı.
Sağlık Bakanlığı'nın son dönemde aldığı kararlar gerçekten de dramatik olaylara neden olmaya başlamış.
Erkek çocuklarında çok sık rastlanan "bitik" olayı için 14 aylık bir çocuk hastaneye gelmiş.
Çocuk günlerdir ızdırap içinde, sabaha kadar ağlayıp duruyormuş.
Tıbbi zorunluluk dahi olsa sünnet ameliyatlarını Sağlık Bakanlığı artık ödemiyor.
Doktorlar çaresiz, anne babaya özele gitmelerini tavsiye etmiş.
Ancak ailenin bu ameliyatı yaptıracak parası yok.
Sonradan öğrenmişler ki; baba bir yerle anlaşmış, 75 YTL'ye çocuk ameliyat edilecekmiş.
Belki de genel anestezi isteyen bir hasta bebek; güvensiz, özensiz, hijyenden uzak bir yerde ameliyat edilecek.
Doktorlar babayı bulabilirse kendi aralarında bir çözüm üretip, çocuğu sağlığına kavuşturmanın peşine düşmüşler.
Dilerim çok geç kalmamış olsunlar.
Gelişmiş ülkelerde koruyucu hekimlik vardır; bizde ise tedavi daha ön plandadır.
Hastalarımız kalp hastası, kanser olur; o zaman aklımız başımıza gelir.


dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Güzel başlangıç
Emeklilik hakkında her şey
Belediye otobüslerinde güzergah değişikliği
Balonlar, bombalar, tüfekler...
Hastane mi ticarethane mi?





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bülent Buda
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Banu Şen
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet