|
 |
|
|
Manşet ve ölüm... Aynı gün
Kurtaramadık Elazığsporlu Gökmen'i... Akşam antrenmanında aşırı sıcaklar kalbinden vurdu, genç yaşında aldı götürdü.
Oysa aynı günkü Milliyet, tüm sporcuları, kulüpleri ve futbolu yönetenleri uyarıyordu:
"Tehlike çok büyük"!
Prof Dr. Emin Ergen gibi seçkin bir spor hekimliği otoritesi, aşırı sıcak ve spor birleştiğinde ölüm getirebilir diyordu.
Piyango Gökmen'e çarptı.
Şu futbol camiasında, medyasında, bırakın futbolu, kahvede, sokakta, mutfakta üzülmeyen yoktur tabi...
Ama inanın bizim kahrımız bambaşka.
Daha o sabah yaaaa... O sabah manşete çıkarıyorsun bu uyarıyı; ne olurdu sanki birileri de durumdan vazife çıkarsa?.. Açsa telefonu antranmanları serin zamanlara alsak dese. Kısa kessek dese...
Ya Federasyon?.. Karda kışta hiçbir futbolcu ölmedi ama kar yağınca lig erteleniyor. Maç yapılmıyor. Sıcak nedir, sıcak? Soğuktan daha büyük hayati tehlike değil mi?
Futbolcu traktör müdür ki, her hava koşulunda 90 dakika saha arşınlasın. Her hava koşulunda antrenman yapsın.
Ne olacak şimdi Gökmen'in yavrusu?
Nasıl anlatacağız ona babasının yokluğunu?
Kaza mı bu?
İhmal mi?
Cinayet mi?
Türkiye kahroldu... Milliyet bin kere...
Sabah kapılara dağıtılan gazetede "Büyük Tehlike" uyarısı var öğleden sonra canveren futbolcu.
Yazık... Hem Gökmen'e... Hem gözünü futbol ihtirası bürümüş bizlere.
Gerets'e çivi çakmak
Çokbilmiş bir muhabir ki büyük bir olasılıkla yönetimdeki Gerets karşıtlarının sesi- Boleslav maçının başlamasına saniyeler kala çakıyor "çivi"yi:
"Gerets, Hasan Şaş ve Necati'yi kulübeye oturtarak cezalandırıyor. Bakalım bu ceza onlara mı, Galatasaray'a mı"...
Bu sesin "sahipleri" pusuya yatmışlar belli ki...
"Galatasaray Ali Sami Yen'de bir hezimet yaşasın da Gerets'i postalayalım"!
Allah'ın sopası yok; 5 tane golle aldılar derslerini.
Merak ediyorum; nedir Gerets'le alıp veremedikleri?
Kulübe haciz memurları beklerken kapı tıklıyor, şampiyonluk kupası geliyor.
Transfer yapamıyorsunuz, adam buluğ çağındaki çocuklardan yıldız yaratıyor.
Abuk sabuk konuşmaz...
Saçma sapan fanteziler denemez.
Düzgün durur, sağlam yürür, otoriter...
Evet... Yumuşak karnı sanılan otoritesi sınandığında, alıveriyor işte iki "dokunulmaz"ı kulübeye...
Bu sefer de "çivi" koyduruyorlar:
"Galatasaray'a zarar gelirse"?
Galatasaray'a en büyük zarar, otoritesi olmayan bir hocadır. Şayet böyle bir sorun yaşanacaksa, sebep Gerets olmayacaktır... Onu yıkmak isteyen Galatasaraylıların Bizans oyunları zarar verecektir Galatasaray'a.
Gerets bu sefer oyunu bozdu. Lakin, kişisel ihtiraslarını kulübün üstünde tutanlar tespit edilip deşifre olmadıkça tehlike sürecektir.
Fenerbahçe tur atlar
Bana sorarsanız Fenerbahçe, Kadıköy'de Kiev'i eler ve bu zafer sokaklara taşacak yeni Fenerbahçe dalgasının tetikleyicisi olur.
Evet... Zordur... Neredeyse imkansız gibi...
Çünkü Fenerbahçe'nin ilk 90 dakikadaki garip taktiği yüzünden, Dinamo Kiev her iki maçta da ezberindeki gibi oynamak durumundadır. Hatta İstanbul maçı çok daha açık olacaktır rakip kontrataklara.
Tehlike çok daha büyüktür. İşte bu risk, olası bir Fenerbahçe turunu olduğundan yüz kat haşmetli kılacaktır.
İkinci maçın kilit adamına gelince; yine garipsenecek teşhisimi söyleyeyim:
Anelka...
Giderse Fenerbahçe rahatlar...
Kalırsa Anelka şahlanıp kendini kanıtlar.
Enseyi karartmayın arkadaşlar; bu iş bitmedi.
Tam tersi... Ufukta sarı-lacivert camianın geçen sezondan sarkan düş kırıklıkları yerine müthiş bir özgüven koyacak tarihi fırsat var.
'Hava'ya savrulan Eşref
Olimpiyat madalyası kazandıktan bir süre sonra Eşref Apak'ı sormuştum atletizmdeki dostlarıma:
"Sindirebildi mi yeni konumunu"?
Cevap ürkütücüydü:
"Ayakları yere değmiyor artık. Sigarasını söndürüp atış yapıyor, hocasına ofisboy gibi davranıyor".
Günahı boyunlarına... Ama doğruydu galiba dedikodular.
Avrupa Atletizm Şampiyonası'nın elemelerine takılıp tribüne çıktı Apak... Çıktı ve gerekçe olarak anlamsız açıklamalar yaptı.
Son antrenmanda bitmiş, bu durumun düzeltilmesi gerekirmiş!
Teknikler karışmış...
Yahu bunlar Avrupa Şampiyonası'nda skandal yaşadıktan sonra söylenecek laflar mı?
Bir sporcu hocasıyla, yöneticileriyle basın aracılığıyla diyalog kurar mı?
Aslında her ülkede var böyle tek atımlık barutlar, havaya girenler, yanlış yollara gidenler. Lakin bizde yıldız sporcu o kadar az ki... Bizim "hava" ya savrulacak atletimiz yok Eşref efendi.
eguven@milliyet.com.tr
|
|
|

|