Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Ağustos 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yoksulların özne olmadığı bir yazı


0 -14 yaş nüfusun % 47'leri bulduğu Doğu ve Güneydoğu illerimizle, en düşük olduğu Trakya ve kuzey batı illerimizdeki kişi başına milli gelir uçurumunu gösteren yazıma, okurlarımızdan pek de beklemediğim yorumlar geldi.
Okurlarımız yoksullar üzerinden yapılan siyasete ve ticarete bizatihi yoksulluktan daha çok tepki duyuyor sanki. Yoksulluğu, özne olarak ele almak yerine bir başka özne ya da birkaç öznenin yol açtığı "sonuç" olarak görme eğiliminde:

Adem Arslan: Doğu ve Güneydoğu'nun gerçeğini kavrayabilmek için, oralarda en az 6 ay yaşamak gerekiyor. Bölgede okullaşma oranı artsa bile değişmeyen / değiştirilemeyen bazı kültürel davranışlar kalacaktır. Doğurganlığın cehaletle % 100 doğrudan ilişkisi yok. Siyasal ilişkisi daha ağırlıktadır.
Kürt nüfusunun oranıdır doğurganlığı etkileyen en büyük etken. Orada yaşayan vatandaşlarımızın beyinlerine böyle işlenmiştir: Doğum kontrolünün günah, rahim içi araçlarının dinleme cihazı olduğu, "Veren Allah rızkını da verir" gibi uydurmacalarla hayat devam etmektedir.

Elif Şahin: Konuyu çok önemli bir noktasından yakalamışsınız. Teoride "demografik fırsat penceresi" olarak sunulan 0-14 yaş grubunun nüfus içindeki yüksek oranını, pratikte kör bir kuyuya dönüştürmeyi başarmışız demek ki!

Tunceli'den eğitim göçü

Haydar Öksüz: Tunceli için aykırı il demişsiniz, doğrudur. Ama 14 yaşın altındaki nüfusun neden az olduğu araştırılırsa, köylerde okulların kapatılmasından dolayı insanların çocuklarını okutabilmek için başka şehirlere göç etmelerinden kaynaklandığı görülecektir. Tunceli'de insanlar, mecbur kalmadıkça çocuklarını yatılı okullarda okutmak istemezler ve bizim yörenin insanı için eğitim çok önemlidir.

Almanya'dan Dr. Ekber Benlier: Tuncelili olarak yazınızdan gurur duydum. Ben Almanya'da serbest çalışan bir üroloji uzmanıyım. Ortanca kardeşim inşaat mühendisi, küçük kardeşim plastik cerrah. Tuncelili okumayı sever, çünkü başka seçeneği yok. Tunceli dağlık-taşlık bir yer. Tarım arazisi yok, sanayi bildiğim kadarıyla yok. Turizme elverişli, ama turizmi de yok.

En yoksullar "zengin"

Nuri Temel Akay: Resmi istatistiklere göre ülkemizin en yoksul illerinden bir bölümü, gerçek rakamlara göre oldukça zengindir.
İstatistiklere göre zengin illerde ailede en fazla 2 çocuk vardır ve çoğunun da beti-benzi atıktır. Yoksul illerde ise hemen her kadın 10-12 çocuk doğurmuştur ve hepsinin yanaklarından kan damlar. Resmi istatistiklerin gerçeği yansıtmamasının nedeni, varlıklı(!) illerde % 40-50'lerde seyreden kayıtdışılığın Güneydoğu'da % 90'lara ulaşmasıdır. Bu yoksul iller;
a) Sosyal güvenlik sistemlerine hiç katkıda bulunmadıkları halde (yeşil kart, vs) kamunun sağlık giderlerinden hatırı sayılır payı alırlar.
b) Elektriği kaçak kullanırlar.
c) Hiç vergi de vermezler.
d) Uyuşturucu, silah kaçakçılığı ve diğer tüm kaçak ticaret, aslında bu yörenin temel gelir kaynağıdır ama istatistiklere hiç yansımaz.

Yoksulluğu üretenler
Kaya Türkden: "En yoksul illerde nüfusun % 47'si 14 yaşın altında" başlıklı yazınız çok enteresan. Bu iller yoksul olduğu için mi bu hale geliyor, yoksa bu kadar çok çocuk yapıldığı için mi yoksul oluyorlar? Diğer bir deyişle yoksulluğu kendileri üretiyorlar.

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İsrail, Amerika ve terör
AMERİKA'NIN Irak'ı işgal etmesi terörü kışkır...
Çetin ALTAN
G.S. ve Zeyrek-Dubai; Pompei-Teşvikiye...
İrili ufaklı, sıvalı sıvasız, pencere altları...
Fikret BİLA
ABD nasıl bir Ortadoğu istiyor?
20. yüzyıl, "Soğuk Savaş" defterinin kapanmas...
Güneri CIVAOĞLU
Çağın vebası
Kraliçenin gizli servisi, 11 Eylül'ü anımsata...
Abbas GÜÇLÜ
Bu curcunaya kim dur diyecek?
Özel okullarda birinci ön kayıt dönemi dün ak...
Hurşit GÜNEŞ
Yüceleştirilen piyasa kavramı
Dostum Taha Akyol'un sadaka sistemiyle yoksul...
Metin MÜNİR
Ilısu ile ilgili yeni sorular
Ilısu Barajı ile ilgili olarak sorulacak en ö...
Faik ÖZTRAK
Döngü dengeleyici politikaların önemi
İlk altı ayın ödemeler dengesi rakamları küre...
Hasan PULUR
Üst baş aratmak...
DİYELİM, her gün sayısı artan, çoğalan alışve...
Derya SAZAK
Korku çağı
Londra, dün ABD'yi vuran 11 Eylül saldırıları...
Meral TAMER
Yoksulların özne olmadığı bir yazı
0 -14 yaş nüfusun % 47'leri bulduğu Doğu ve G...
Ece TEMELKURAN
Duyulana kadar!
"Aradığınız kişiye hiçbir zaman ulaşılamıyor!...
Güngör URAS
TÜİK'e göre işler 'çok çok iyi', İSO'ya göre kötü
İSO (İstanbul Sanayi Odası) "Ekonomik Durum A...
Serpil YILMAZ
Suudi heyetinin 'kristal' üçlüsü
Çırağan Sarayı'ndaki iş dünyası toplantısı, Ç...

© 2006 Milliyet