Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Ağustos 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Cinayeti konuşurken dinlemeye takıldılar!

Turan Çevik, oğlu ve damadının tutuksuz yargılandığı davaya dayanak olan çatışmanın ertesi günü yaptığı konuşmada, "Erkan'la Hilmi vurdu. Vurmayacağım da ne yapacağım" diyor

Lube Ayar

Kocaeli'ndeki bir çeteye yönelik soruşturma kapsamında tesadüfen dinlemeye takılan konuşmalar, Turan Çevik'in de adının karıştığı cinayet davasına yeni bir boyut kazandırdı.
Karaköy'deki bürosunda bir kişinin ölümüyle sonuçlanan silahlı çatışmadan sonra delil yetersizliğinden hakkında "takipsizlik" kararı verilen Turan Çevik, oğlu ve damadının tutuksuz yargılandığı davaya dayanak olan çatışmanın ertesi günü kaydedilen konuşmada, "Erkan'la Hilmi vurdu, geberdi o... çocuğu. Vurmayacağım da ne yapacağım" ifadelerini kullandı.
Milliyet'in "Beyoğlu'ndaki Susurluk" başlığıyla tüm ayrıntılarıyla duyurduğu çatışmaya ilişkin davanın görüldüğü Beyoğlu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dosyaya geçen günlerde giren telefon konuşmalarının tesadüfen dinlemeye takıldığı belirtildi.

Kocaeli'ndeki çete takipte
Kocaeli Emniyet Müdürlüğü, 16 Ağustos 2005'te "adam kaçırma, çek-senet tahsilatı, tehdit ve örgüt kurmak" suçlarına karıştıkları iddiasıyla Levent Kurt'un elebaşılığını yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik bir operasyon başlattı. Gebze Sulh Ceza Mahkemesi'nin izniyle polis tarafından telefonları dinlenen Kurt, Karaköy'deki çatışmadan sonra Çevik'i arayınca, konuşmalar dinlemeye takıldı.
Gebze polisi, Kurt hakkındaki dosyayı Beşiktaş'taki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. Soruşturmayı yürüten savcı Ali Cengiz Hacıosmanoğlu da, Çevik'in dinlemeye takılan iki konuşmasının kaydını Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.
Dosyaya eklenen ve Karaköy'deki silahlı çatışmanın ertesi günü yapılan ilk konuşmada Çevik, "Geberdi o.. çocuğu. Vurmayacağım da ne yapacağım" diyerek küfrediyor.

Milliyet'i suçladı, emekli oldu

Dönemin Beyoğlu Cumhuriyet Savcısı Ünal Canpolat, olayları 4 Ocak 2006'da "Garip bir tahliye" başlığıyla duyuran Milliyet hakkında aynı gün "hakaret" ve "yalan haber yayımlamak" iddialarıyla soruşturma başlattı.
Ancak Milliyet, 20 Ocak 2006'da da, Başsavcı'nın Turan Çevik'in kızının nikâh tanığı olduğunu kanıtlayan fotoğrafları ortaya çıkardı. Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin ile muhabir Lube Ayar için başlatılan soruşturma da takipsizlik kararıyla kapatıldı.
Canpolat idari soruşturmada görevden alındı. Canpolat'ın kuşkulu ilişkileri nedeniyle başlatılan cezai soruşturma ise emekliliğini istediği için kapandı.

Fotoğraftaki müdüre kızak görev

ERDAL KILINÇ İstanbul
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde 2 ay önce başlayan görev değişiklikleri, 24 emniyet müdür yardımcısının yeni görev yerlerine atanmasıyla son buldu. Turan Çevik'in işyerindeki çatışmanın olduğu dönemde Olay Yeri İnceleme Şubesi'nden sorumlu olan ve Çevik'in oğlunun düğününde emekli Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Canpolat ile birlikte şahitlik yaptığı gerekçesiyle idari soruşturma geçiren Emniyet Müdür Yardımcısı Hasan Adak'ın görev yeri değiştirildi. Sosyal Hizmetler ve Bütçe Şubesi'nden sorumlu emniyet müdür yardımcılığı görevine atanan Adak'ın yeni görevi "kızak" olarak nitelendirildi.

'Erkan'la Hilmi vurdu işte...'

Tarih: 10.11.2005 (Saat: 11.33)
Turan Çevik - Levent Kurt
Levent Kurt: Alo. Turan Abi yok mu?
Turan Çevik: (Gülüyor) Turan ben Turan he!
LK: Turan Abi, geçmiş olsun.
TÇ: Sağ ol Levent. (Gülüyor)
LK: Var mı abi yapılabilecek bir şey?
TÇ: Yok sağ ol, Allah razı olsun.
LK: Abi nerede yatıyor Erkan?
TÇ: Hepsi Alman Hastanesi'nde, Sadettin, Erkan...
LK: Tamam geleceğim bugün yanınıza.
TÇ: Passat. Arabayı arabayı... Onu sat gitsin bugün.
LK: Tamam abi geleceğim, uğrayacağım yanına bugün abi.
TÇ: Akşam niye aramadın lan hayret?
LK: Ben geç duydum olayı ya.
TÇ: (Gülüyor)
LK: Dünya umurunda değil be abi ya!
TÇ: (Gülüyor)
LK: Öldü mü o adamlar?
TÇ: Geberdi o... çocuğu!
LK: İyi yaptın, iyi oldu abi.
TÇ: Hı?
LK: İyi yaptınız abi, iyi yaptınız!
TÇ: Ne yapacağım a... koyduğumunun çocuğuna! Vurmayacağım ne yapacağım ...
LK: Kim ki bunlar abi?
TÇ:Çete reisiymiş, yeni çete kurmuşlar, haraç alacakmış.
LK: ... oğulları... Ee şeyi mi?
TÇ: (Gülüyor) Çok güzel silahı vardı, getirseydim iyiydi. Güzel silahı vardı.

Tarih: 16.11.2005 (Saat: 18.07)
Turan Çevik - Levent Kurt
Levent Kurt: Serkan'ın numarasını...
Turan Çevik: Yazıhaneyi ara yazıhanede, Karaköy'de.
LK: Sen yoksun!
TÇ: Ben başka yerdeyim. Gelirsen gel yanıma, benim yerimi bilmiyor musun?
LK: Bulacağım abi orayı, yakında geleceğim.
TÇ: Hani şu şeyin adresini verecektim sana. 70-80 milyar mı alacağımız var.
LK: Ya abi vermedi ki adresi.
TÇ: Şimdi vereyim, çocuğun başı çok kalabalık. Tek başına çocuk, o kadar yüklenme üstüne, anladın!
LK: Tamam. Sen ekibi ne yaptın şimdi?
TÇ: Ekip devam ediyor.
LK: Orada mı devam edeceksin, yoksa?
TÇ: Yok, Karaköy'de devam edeceğim. Pazartesiye kadar burdayım. Varsa iş, getir de iş yapalım.
LK: Gelsene Gebze'ye abi.
TÇ: Gebze'ye uğrarım belki yarın. Ama önce şu mahkeme işi bitene kadar beklemem lazım.
LK: Erkan nasıl abi, iyi mi Erkan?
TÇ: İyi iyi, hepsi iyi. Git hastanede görsene oğlum, Alman Hastanesi'nde hepsi. Sadettin Abi, Erkan hepsi oradalar, git ziyaret et.
LK: Kim çaktı o Hacı'ya?
TÇ: Hilmi.
LK: Şey vurmadı mı, Erkan?
TÇ: Erkan'la Hilmi işte.
LK: Heee... Erkan attı değil mi?
TÇ:Erkan'la Hilmi işte. Hilmi iki tane bıçak koyuyor.


Turan Çevik, oğlu Hilmi ve damadı Erkan'la birlikte serbest bırakıldı

Karaköy'deki "Birlik Metal İnşaat Petrol Gıda ve Turizm" adlı şirkette 9 Kasım 2005'te Hacı Erdoğan'ın ölümüyle sonuçlanan çatışmadan 20 gün sonra gözaltına alınan Türkiye'nin ilk hayali ihracatçılarından Turan Çevik ile 4 şüpheli tutuklandı.

Kaç silah kullanıldı?
Soruşturmayı yürüten Beyoğlu Cumhuriyet Savcısı Ünal Canpolat, 3 kez Turan Çevik'in serbest bırakılmasını istedi, bu talep yetkili mahkemelerce reddedildi. Kriminal Polis Laboratuvarı'nın ilk iki raporunda olayda "3 silah" kullanıldığı belirtildi. Ancak üçüncü silah ele geçirilmemişti. Başsavcılığın isteği üzerine gönderilen üçüncü raporda ise üçüncü silahın önceki rapora kaydı "cihaz hatası"na bağlandı.
Kayıp silah aranırken "delil karartma" ihtimali tutukluluğu gerektirdiğinden, üçüncü rapor durumu değiştiriyordu. Dönemin Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcısı olan Ünal Canpolat, bu rapor üzerine "Başsavcılık" yetkisini kullanarak Çevik, oğlu Hilmi Çevik, damadı Erkan Yıldız ile Murat İnce ve Uğur Zorba'yı resen tahliye etti.
Daha sonra, bürosunda cinayet işlenen Birlik Metal'in ortakları arasında, Canpolat'ın oğlu Berkay'ın da olduğu ortaya çıktı.





GÜNCEL
Cinayeti konuşurken dinlemeye takıldılar!
'Tahrik olursa taciz de olur'
Deniz Gezmiş benim kalbimde
Temelleri atan usta
Prens'in Osmanlı merakı
Kerkük'e peşmerge denetimi sakıncalı
Perdenin ipini devlet çekti
YÖK'ün reddettiği memur olacak
Rektör: Üniversite siyasi parti değil






Can Dündar
Brecht'in kadınları
14 Ağustos, Bertolt Brecht'in 50'nci ölüm yı...
Hasan PULUR
Ne istedik, ne bulduk?
ZAMAN zaman başımıza gelenlere bakıp "Bunları...
Çetin ALTAN
Kimseyi samanlıkta basmayın, şalvarını gül dalına asmayın
Atom bombası, hidrojen bombası, nötron bombas...

© 2006 Milliyet