Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Ağustos 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sandık efsaneleri (2)


Kasım 2007 seçimleri için beklenti, CHP, MHP ve DYP'nin barajı aşacakları...
Ve üçünün toplam milletvekili sayısının 260 dolaylarında olacağı...
1 yıl vadeli bir "siyaset kehaneti" bu. Keramet(!) sahiplerinin tahminleri ne denli tutacak bilinmez.
Ama...
Pek de hayal görünmeyen bu rakamlarla AKP'nin -artık tehlikeli sulara sürüklenmekle beraber- gene de tek başına iktidar olasılığı var.
.........................
Peki... Buna rağmen, neden eylülde bir yasa değişikliği getirerek "bağımsız" adaylara da yüzde 10 baraj uygulamak hazırlığında?
Çünkü... Yukarıdaki hesabı "bağımsızlar" bozabilir.
DTP, özellikle güçlü olduğu Güneydoğu illerinde -dünkü yazıda da belirttiğim gibi- 2'şer bağımsız adayla seçimlere katılmayı planlıyor.
Her seçim yöresinde bir erkek ve bir kadın bağımsız aday...
DTP'de "kadınlar kadın bağımsız adaya, erkekler de erkek bağımsız adaya oy versinler" kampanyasıyla, 40 dolaylarında milletvekilini Ankara'ya götürebileceği hesapları yapılmakta.
Bu 40 DTP milletvekili 260'a eklendiğinde, 300'ü buluyor.
AKP'nin tek başına hükümet kurması çok zorlaşıyor.
Bir koalisyon zorunluluğu görünüyor.
AKP, "bağımsız adaylara da yüzde 10 baraj" koyarak, işte bu tehlikenin önünü kesmek istiyor olabilir.
..........................
AKP'nin, 4 yıldır "bu seçim yasası ile Türkiye insanının yarısının parlamentoda temsil edilemediği" eleştirilerine karşı savunması şuydu:
"Seçim yasasını bizden evvelkiler yapmış, hazır bulduk. Siz de aynı yasayla kazanın, iktidar olun."
Bu savunmaya karşın şimdi de "bağımsızlara baraj" öngören bir yasa hazırlığında.
2007 seçimlerinde bağımsızların sayısı, iktidar hesaplarını bozacağı için mi?
Bu değişikliğin bir büyük sakıncası da, özellikle DTP oylarının Meclis'e yansımayacak olması zaten seçmenin yarısının parlamentoda temsil edilmediği sistem üzerine "tüy" dikecek. "Temsilde adalet" ilkesi daha da budanacak.
İşte bu nedenle, "bağımsız adaylara baraj" koyarken DTP'ye de "teselli" olarak bir "Türkiye Milletvekilliği" uygulamasını önermekte.
Gene dün belirttiğim gibi, 550 milletvekilinin 450'si bu seçim sistemiyle seçilecek. Geriye kalan 100'ü ise partilerin oy oranlarına göre dağıtılacak.
Tabii aslan payının AKP'ye düşeceği hesaplanıyor.
30'la 38 arası milletvekili AKP'ye...
Yüzde 8 oy alırsa 8 milletvekili de DTP'ye...
Böylece DTP'nin, bağımsızlara baraj uygulanmaması halinde çıkaracağı 40 dolaylarında milletvekilinin neredeyse tamamını AKP alacak. Halk dilinden benzetme yapalım... "Nalıncı keseri" AKP'ye yontacak, DTP ise ele güne karşı 7-8 milletvekili ile keserden kurtulan talaşları toplayacak.
............................
DTP ile hiçbir görüş beraberliğim yok.
Silahlı terör örgütleri konusundaki tavırlarının da yeterince net ve doğru olduğu kanısında değilim.
Hatta parlamento içinde gene Türkiye'yi karıştıracak provokasyonlar olasılığından da kaygılıyım.
Ayrıca... Belki, bilemediğimiz bazı "derin" siyasetler de etkili oluyordur.
Ama...
Kimilerine göre "Kürt sorunu", kimilerince "Kürt realitesi" gereği arayışların, demokrasinin kuralları ve kurumları içinde olması aklın ve sağduyunun yoludur.
"Dağdan adam indirme" planları yapanlar, "düzdekileri bile parlamentonun ve siyasetin dışına ya da kenarına köşesine iteleme" çabalarıyla, mantık çelişkisine düşmüş olmuyorlar mı?
Çözüm...
Güvenlik güçlerinin başarısı, hukuk, ekonomi, yani aş ve iş, sosyal ve kültürel olduğu kadar tüm insanlarımızı meşru siyasetin içine çekmek, silahlı örgütlerden, kan kültüründen koparmaktır.
Sığ iktidar aritmetiği uğruna Türkiye'nin, ülkesi ve ulusuyla bütünlüğünü kucaklayacak büyük ve yaşamsal projeler yara almamalı.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Kimseyi samanlıkta basmayın, şalvarını gül dalına asmayın
Atom bombası, hidrojen bombası, nötron bombas...
Fikret BİLA
İran'ın mesajı: 'Lübnan hükümetine destek verin'
Türkiye son günlerde yoğun bir diplomatik tra...
Güneri CIVAOĞLU
Sandık efsaneleri (2)
Kasım 2007 seçimleri için beklenti, CHP, MHP ...
Can Dündar
Brecht'in kadınları
14 Ağustos, Bertolt Brecht'in 50'nci ölüm yı...
Metin MÜNİR
Oeko-Tex standardına göre evlat yetiştirmek
Geçenlerde bir gün alışverişe gittim.
Hasan PULUR
Ne istedik, ne bulduk?
ZAMAN zaman başımıza gelenlere bakıp "Bunları...
Derya SAZAK
Defile gibi
Danıştay saldırısını gerçekleştiren Alparslan...
Meral TAMER
The Sofa: Her dilde anlamı aynı
Ben tatile gidiyorum. Yazın sonuna yaklaştık,...
Ece TEMELKURAN
Ali
Biz gülüyorduk tuhaf tuhaf. Ali, öylece bakıy...
Tamer HEPER
Bu fiil suç değil de nedir?
Gözlerim yuvalarından dışarı fırladı. Bir def...
Osman ULAGAY
Türkiye'ye 'kodum mu oturturum' tuzağı
Diyalog hayli kaliteli:
Güngör URAS
Yazlıklarda nüfus kışın 25 bin, yazın 1 milyon
Muğla Valisi Temel Koçaklar diyor ki: "Bodrum...
Serpil YILMAZ
Zengin de satıp fakire dağıtıyor
Bitlis'e giriyoruz, tepelerden dere yatağına ...

© 2006 Milliyet