Faizlerdeki düşüş ve vadelerin uzamasıyla 2004 yılında hareketlenen konut kredileri, 2005 yılında 11.6 milyar YTL ile zirveye çıkmıştı. Son günlerde artan faizlerle azalan talebin yeniden canlanması için faizlerin yeniden yüzde 1’lere düşmesi gerekecek. Bu ise her şey yolunda giderse 2007’den önce mümkün görünmüyor Kayhan Öztürk / Ekonomist Son yıllarda bankacılık alanındaki en dikkat çekici gelişmelerin başında konut kredilerindeki hızlı artış geliyor. 2004 yılında başlayan, 2005 yılında ise tarihi seviyelere yükselen konut kredi talebi, mayıs ayında başlayan dalgalanmayla birlikte hız kesse de devam ediyor. Konut kredi talebinin artmasının temelinde kredi faizlerindeki düşüş ve vadelerin uzaması belirleyici rol oynadı. 1999 yılında iki yıl vadeli konut kredisinde aylık faizi yüzde 7.5 seviyesinde idi. 2004’e gelindiğinde ise vadeler 36 aya kadar uzarken, faiz oranları ise yüzde 2.1 ile 2.5 arasına geriledi. Faizlerdeki bu düşüş konut kredi hacmine de doğrudan yansıdı. Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) verilerine göre 2004 yılında 100 bin 449 kişiye 2.7 milyar YTL’lik konut kredisi kullandırıldı. Bu rakamlar 2003 yılında 26 bin 992 kişi ve 805 milyon YTL seviyesinde olduğu dikkate alındığında, sağlanan gelişme daha çarpıcı bir şekilde ortaya çıkıyor. Kredi faiz oranlarının yüzde 1-1.2 arasına gerilediği, Anadolubank’ın ise yüzde 0.9’un altına çektiği 2005 yılında ise konut kredilerinde kelimenin tam anlamıyla patlama yaşandı. TBB’nin verilerine göre geçen yıl toplam 242 bin 582 kişi 11.6 milyar YTL konut kredisi kullandı. Böylece kredilerdeki artış 2003’e göre yüzde 329 oldu. Kredilerdeki artışa acı fren Mayıs ayındaki dalgalanmanın ardından konut kredi faizleri artarken, talepte de yüzde 70-80 oranında düşüş yaşandı. Bu yılın ilk çeyreğinde 5.2 milyar YTL’ye ulaşan konut kredi hacminde yılın ikinci çeyreğinde ciddi oranda düşüş bekleniyor. Konut kredilerinin yeniden canlanması büyük ölçüde faiz oranlarının düşmesine bağlı. Bunun için ise ekonomideki gelişmeler, özellikle enflasyonun seyri ve Merkez Bankası’nın faiz politikası belirleyici olacak. Ama genel olarak bu yıl içinde yeniden yüzde 1’lerin görülme ihtimali oldukça düşük görülüyor. Bu seviyelerin en erken 2007’de görülmesi bekleniyor. Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ali Fuat Erbil yüzde 1 seviyelerinin 2007 sonunda görülebileceği tahmininde bulunuyor. TEB Genel Müdür Yardımcısı Cemal Kişmir ise 2007 başında yeniden değerlendirme yapmak gerektiğini belirtirken, Anadolubank’tan Sarp Akkartal, bu yılın yüzde 1.5-2’lerle geçileceğini, yüzde 1’li seviyelerin ise 2007 ortalarından sonra gündeme gelebileceğini düşünüyor. İnşaat firmalarından özel koşullar Son günlerdeki dalgalanma, faizlerdeki yükselişin yanısıra kredi talebindeki vadeleri de olumsuz etkiledi. Mayıs ayından önce faizler yüzde 1’lerdeyken sekiz yıla kadar uzayan ortalama vade, bugünlerde yedi yıl ve altına düşmüş durumda. Bunda da yüksek faizler nedeniyle uzun vadeli kredi kullanmakla, kısa vadeli kredi kullanmanın taksitlerde ciddi bir farklılık oluşturmaması etkili oluyor. Bu arada birçok inşaat firması, faizlerin yükselmesinin ardından bankalara göre daha düşük oranlarla kredi kullandırarak konut satışlarını sürdürmeyi deniyor. Anadolubank’tan Sarp Akkartal’a göre bu çok uzun sürmeyecek. Firmaların bankalara komisyon ödemesi yaparak ya da bankaların faiz değişimi yapılmaması konusunda yıllık sözleşmelerine madde koydurarak bu oranları koruduklarını söyleyen Akkartal, “Ancak gelinen kaynak maliyetleri ile ne bankaların sözleşme tarihlerinin bitiminden sonra bu oranları koruması mümkün, ne de firmaların her konut için bu komisyonları ödemeye devam etmesi'' diyor. “Yüzde 1’ler ancak 2007 sonunda görülebilir'' / Ali Fuat Erbil (Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı) “Yüksek enflasyon ve faizler nedeniyle 2004 yılı öncesinde ciddi bir konut finansmanı pazarı yoktu. Faizlerdeki düşüş ve buna bağlı olarak artan konut yatırımı, konut kredilerinin artışında önemli rol oynadı. Şimdi faizlerin yüzde 1’lere inmesinde ise düşük Merkez Bankası (MB) faiz oranları ve bankalar arasında yaşanan rekabet rol oynadı. Tekrar buralara inmesi ekonomik ve para politikalarındaki değişikliklere bağlı. Ancak bunun 2007 yılının sonlarına doğru olabileceğini düşünüyoruz. Bunun için halen yüzde 22.50 olan MB gecelik borç verme faizinin yaklaşık yüzde 12’lere gerilemesi ve bu yıl çıkması beklenen Konut Finansman Sistemi’ne ilişkin kanuna çok hızla işlerlik kazandırılması gerekiyor.'' “Konut kredi faizleri 2007’de yeniden değerlendirilebilir'' / Cemal Kişmir (TEB Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı) “Son iki yılda bankaları konut kredisi vermeye, tüketicileri ise kredi kullanmaya iten en önemli gelişme faiz ve vadelerin cazip hale gelmesiydi. 2004 yılı sonu itibarı ile 100 bin konut kredisi kullandırılırken 2.7 milyar YTL konut kredisi hacmine ulaşıldı. 2005 sonunda ise 242 bin 582 kişiye 12.4 milyar YTL’ lik kredi kullandırıldı. Makro ekonomide yaşanan dalgalanmanın özellikle son iki yıldır büyük bir ivme ile artan konut kredisi pazarı üzerinde yavaşlatıcı etkisi oldu. Bu gelişmelere Türkiye dışında yaşanan global olumsuzluklar da eklenince konut kredilerinde yaşanan faiz artışı ve vade azalışları uzun süreli ve kalıcı hale geldi.'' “Bu yılı yüzde 1.5-2 arasında kapatırız'' / Sarp Akkartal (Anadolubank Perakende Pazarlama - Müdür) “Son dalgalanmanın ardından faizlerdeki yükseliş sonrası talepte yüzde 80'e varan bir düşüş yaşandı. Faizlerin gerilemesi önce kaynak maliyetlerinin düşmesi, global ekonomide istikrarın sağlanması ve Türkiye'nin Avrupa yolunda tökezlememesine bağlı. Ortadoğu’daki son gelişmelerin Suriye ve İran'a da yayılması bizi de çok olumsuz etkileyebilir. Bu tip olumsuzlukların düzelmemesi yüzde 1'li seviyeleri tekrar görmemizi zorlaştıracaktır. Bu yılı yüzde 1.5 -2 arasında bir noktada kapama ihtimali çok yüksek. Her şey yolunda gider ise 2007 ortalarından sonra tekrar yüzde 1’li seviyelere yaklaşma ihtimalimiz olabilir.'' Faizler yükselince, vade kısaldı / Mehmet Sönmez Yapı Kredi Bankası Genel Müdür Yardımcısı) “Mevcut konut kredisi faiz oranları, Ocak 2005 oranları ile aynı seviyelerde. Faiz oranlarındaki düşüşün, konut kredisi talebini arttırmaya yönelik etkisi olmakla birlikte, mevcut faiz oranları ile de konut kredisi talepleri devam ediyor. Şu anda konut kredilerinde en çok tercih edilen vade ortalama yedi yıl olarak görünüyor. Faizlerin yükselmesinden önceki dönemde en çok tercih edilen vade ise sekiz yıldı. Son bir aydır konut kredisi faiz oranlarında artış yaşanmıyor. Yüzde 1’li seviyelere dönmek için istikrarlı piyasa koşulları ile olumlu ekonomik göstergelerin olması gerekiyor. Bu koşullar sağlanırsa, faiz indirimleri olabilir ancak mevcut durumda yılsonuna kadar faizlerin yüzde 1 seviyelerine gelmesini beklemiyoruz. Taksit ödemeleri müşteri gelirine uygun ise mevcut oranlarla da konut kredisi kullanılabilir.'' Konut Dosyası'nın ayrıntılarını Ekonomist Dergisi'nin son sayısında bulabilirsiniz...
|
|||||||||||||||||