Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Ağustos 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Elde var hüzün

Atletizmde dönüm noktası olması beklentisiyle gidilen Avrupa Şampiyonası'ndan sakatlık, tecrübesizlik, şanssızlık derken, teselli ikramiyesi tek bronzla döndük. Artık köklü bir reformun zamanı gelmedi mi?

ANALİZ / MURAT AĞCA


Türk atletizm tarihinde dönüm noktası olması hedefiyle gidilen Göteborg'daki Avrupa Şampiyonası yine hüsranla bitti.
Antalya'da 10 bin metre kupasında 30.21.67'lik derecesiyle iddiasını kanıtlayan Elvan Abeylegesse iki altının hayalini kuruyordu. Ne var ki, aşil tendonundaki sakatlığı nüksedince, yarışı ve muhtemel bir altın madalyayı terk etti. Herkes şoka girerken, Elvan'ın 5 binde yarışmasına kadar geçen süreç ise tam bir 'kara mizah' örneğiydi.

Doktor krizi
Kafilede doktor yoktu, tıpla ilgisi olan tek kişi sağlık memuru sertifikalı masördü! Almanya radyosuna çalışan bir Türk bayan gazeteci, chiropraktik uzmanı olan eşinin bazı atletleri tedavi ettiğini söyledi. Elvan, 'çıkıkçı' benzeri farklı teknikle çalışan uzmana göründüğünde iki yıldır kendisini rahatsız eden sakatlığının teşhisinin yanlış olduğunu, sorunun omurgasındaki eğiklikten kaynaklandığını öğrendi.
Beş günlük yoğun tedavi kürü sonrası 5 binde koşma kararı alan Elvan, acı içinde bitirdiği yarışta üçüncü olarak Türkiye'ye tek madalyasını kazandırmayı başardı.
Çekiç atmada Eşref Apak, antrenmanda bile atılmayacak çok kötü bir dereceyle finallere bile kalamadı. Olimpiyat üçüncüsü, tekniklerin birbirine girdiğini söyleyip yardım istedi, eski antrenörünü özlediğini söyledi.

Nevin de kahretti
12.88 ile 100 metre engellide Avrupa'nın en iyi 7. derecesini koşan Nevin Yanıt, henüz seçmede ilk iki engele takılıp, yarış dışı kaldı. Atletizmi bırakmak istedi, güçlükle ikna edildi.
Ve Halil Akkaş... Yüreğiyle, tüm enerjisini döktüğü pistte 5 bin metre bronzunu finiş geçilirken kaybeden milli atlet, belki de şampiyonanın 'en talihsiz' ismiydi. Koştu ama başta tecrübesi yetmedi.
3 bin engellide Türkan Erişmiş'in, antrenörü "yarışı bitir" deyince tam olarak iyileşmeyen sakatlığı nüksetti. Serilerinde son sırayı almalarına rağmen, ilk kez bu düzeyde ülkemizi temsil eden bayanlar 4x100 metre takımımız cesaretiyle alkışlanmaya değerdi.

Umut, Mehmet'in ekmeği!
Sistem ve uzun vadeli program olmayınca, federasyon elit atletleri şampiyonadan şampiyonaya hatırlayınca, antrenörler yetersiz kalınca, Göteborg'da da umut, 'Mehmet'in ekmeği' olmaktan öteye geçmedi. Mehmet'ler yese de artık atletizm dünyası bu kuru ekmeği yemiyor!

Akkaş'a özel ödül

Avrupa Atletizm Şampiyonası'nda 5 bin metre finalinde finiş çizgisinde bronz madalyayı kaptıran Halil Akkaş'ı, Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay ödül müjdesiyle teselli etti.
Akkaş'ın her zaman destekçisi olacaklarını ve milli atleti bronz madalya kazanmış olarak kabul ettiklerini belirten Atalay, "Halil büyük şanssızlık yaşadı. Ona özel ödül vereceğiz" diye konuştu.
Akkaş ise tecrübe eksikliğinden yakınıp, "Sezon boyunca beni daha çok yarışa göndermeleri için yalvardım. Rakiplerimi daha iyi tanısaydım, böyle olmazdı" dedi. Akkaş'ın büyük olasılıkla Brüksel'deki Golden Lig yarışına davet edileceği öğrenildi.

'Sıra geldi erkeklere'

Milliyet'e konuşan sırıkla yüksek atlamanın Rus kraliçesi Yelena Isinbayeva bayanlarda 1 numara olduğunu, kendine yeni rakip aradığını belirtti, "Korkarım yakında erkekleri de geçeceğim" dedi

Dünya atletizminin güzel yıldızı Yelena Isinbayeva, madalya koleksiyonundaki son eksik parçayı da Göteborg'daki Avrupa Şampiyonası'nda tamamladı.
Ullevi Stadı'nı dolduran onbinlerin alkışları arasında 4.80 metreyi geçerek sırıkla atlamada rahatça altın madalyaya uzanan Isinbayeva, böylece Dünya ve Olimpiyat altın madalyasından sonra dört yıl süreyle Avrupa şampiyonu unvanını taşımaya da hak kazandı.
Göteborg'daki yarış sonrası MİLLİYET'in sorularını yanıtlayan Rus atlet, 5.02 metreyle denediği Dünya rekorunu kıramadığı için burukluk yaşadığını belirtip, "Yağmur ve rüzgâr buna engel oldu" dedi.

19 rekoru var
Tam 19 kez dünya rekoru kırarak çıtayı 5.01 metreye taşıyan Isinbayeva, "Belki Sergei Bubka kadar yükseğe çıkamam ama onun rekor sayısını geçebilirim. Çünkü artık Bubka'nın antrenörü Vitaly Petrov ile çalışıyorum. Bu işin tüm sırlarını bana anlatıyor" diye konuştu.
Vitaly Petrov ile çalışmaya başladıktan sonra tekniğini de geliştirdiğinin altını çizen Isinbayeva, "Korkarım yakında erkekleri de geçeceğim" sözleriyle, daha çok yükselmeye ne kadar istekli olduğunu bir kez daha gösterdi.




SPOR
Konu kapanmıştır!
Nobre'ye Türk kimliği yolda
Tottenham'a hayır
Lütfen sakin olalım!
Appiah için savunma!
Lazaroni ümitli
Başkent pusuya yattı!
Elde var hüzün
Devlerimiz risk altında
Fatih Tekke: Zenit hedefimle örtüşmüyor
Düdük Sizde
Haber turu...
Ne mutlu Türküm diyene!
Selam size!
Aritmetik değil genetik!
Kartlardaki çelişki
Vatandaşa isim lazım!
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
Ne mutlu Türküm diyene!
Fanatik'ten Onur Belge asıl soruyu sordu: "Au...
Ercan GÜVEN
Selam size!
Madem ki, küfür edince kınıyoruz.
Uğur MELEKE
Aritmetik değil genetik!
80'lerde yurt dışından libero getirme furyası...
Metin TOKAT
Kartlardaki çelişki
Disiplin cezalarının tam olarak uygulanamadığ...
Nilay YILMAZ
Vatandaşa isim lazım!
Pratik zekalı kazandibi ligin 2. haftasını da...


© 2006 Milliyet