|
 |
|
|
Selam size!
Madem ki, küfür edince kınıyoruz.
Şişe atınca kızıyoruz.
Sahaya girince yerden yere vuruyoruz.
Madem ki, herkese hak ettiği gibi davranıyoruz; öyleyse, selam duracağız bugün.
Çünkü ulusal bilincin zirvesinde tribünler...
Stadlarımda düğün var düğün!
Bayraklar... Pankartlar... Sloganlar:
"Bu vatanı bölemezsiniz".
Bölemezler elbet, siz böyle yekvücut, güçlü ve güzelseniz.
Selam size harika insanlar.
* * *
Hep yazıyordum Avrupa hayranlarına... Saldırganlığı reddet, ama maçlara tiyatro seyreder gibi giden seyirciyi örnek gösterme bize.
Burası Türkiye...
Teröre minik bir Avrupa ülkesi kadar can vermiş insanların vatanı.
Bir adım ötesinde, üçüncü dünya harbinin kıvılcımları parlamakta.
Geliri adaletsiz... Ekonomisi dengesiz... Beyni gelişip kafatası büyümeyen bir çocuk gibi sancılar yaşıyor ülkemiz.
Bu ülkenin gençlerine futbol adında bir keyif verebilirsiniz. Ama yaşamlarını futbol-cola-jean üçgenine hapsedemezsiniz. İsteseniz de olmaz.
Kendilerine Cumhuriyet emanet edilen taze sürgünler, elbet ayartılabilir ama mutlaka asli görevine geri döner.
Her türlü ulusal sorunun sonuna kadar içinde olmak zorunda onlar.
Öyle yaptılar.
"Bu vatanı bölemezsiniz".
* * *
Galatasaray Ankaraspor maçı ve Ankara 19 Mayıs Stadı'ndan teröre lanet sesleri...
Kadıköy'deki Fenerbahçe-Kayseri Erciyesspor maçında tekrar...
Ve Beşiktaş Gaziantepspor maçı... İnönü Stadı'nda dev bir Atatürk posteri, üzerinde "Bu vatanı bölemezsiniz" cümlesi. 81 ilden gelmiş Türk Bayrakları.
Manzaraya bakıp da gözleri buğulanmayan var mı?
Futbol güzel... Futbol heyecanlı...
"Bizim takım kimi aldı", "Şampiyonluğa kaç puan kaldı" harareti hep olmalı.
Ama bir yere kadar.
Daha üstte vatan var, ülke var, cumhuriyet var. Ve onun ilkeleri.
Tarihe not düşün 2006 Ağustos ayını.
Futbolsever gençliğin, futbolu gamsızlık tuzağına düşmeden sevmeyi sürdüreceğinin ve ülkesine karşı sorumluluklarını asla unutmayacağının belgesidir bu mübarek ay.
Selam size harika insanlar.
Irkçı olsalar iyi!!!
Keşke Aurelio'dan dört gömlek iyi dört tane liberomuz olsaydı da Fatih Terim'e veryansın etseydik; "Fantezi yaratmak için aldın takıma" diye...
Ama yok...
Terim haklı...
Türk vatandaşı olmak da Aurelio'nun hakkı...
Olay büyüdükçe, olayı içine sindiremeyenler ama niye sindiremediklerini söyleyemeyenler iyice köşeye sıkıştı.
Abuk sabuk gerekçelere sığınıyorlar.
Türkçe bilmiyormuş... Ki ondan daha az bilen kim bilir kaç milletvekilimiz olmalı. Ben en azından üç-dört tane belediye başkanı tanırım bu memlekette.
"Koyu tenli" deseler onlar da rahatlayacak biz de.
Bileceğiz futbolumuzdaki ırkçıları.
Irkçılık yapıyorlarsa yine iyi!.. Sapkın, mapkın; global bir boyutu olan talihsiz ama yaygın bir yaklaşım hiç olmazsa...
Ya anti Fenerbahçeli olduklarından yapıyorlarsa?..
Fenerbahçe'nin çıkarına olduğu için karşıysalar Aurelio'nun Türk vatandaşı olup milli takıma alınmasına...
O zaman, tiksinilecek kadar zavallı ve dar görüşlü bir gerekçenin esiridirler.
Harlem'de kendileri gibi zenci oğlanlar var... Ayakkabısına imrenip arkadaşlarını öldürüyorlar. Beyrut'ta da İsrailliler...
Rahatsızlıkla eylem arasındaki ölçüsüzlük açısından yalnız değiller.
Zico ile yürümez!
Anlaşıldı, Zico ile yürümeyecek bu iş!..
"Eksik" midir, "fazla" mıdır bilemem, ama "uygun olmadığı" kesin. Çünkü adam aynen bizim gibi konuşuyor. "Neden bir yabancıyla oynadınız" diye soruluyor; "Bu bir dezavantaj değildir, aksini düşünmek takımda forma giyen milli futbolculara hakaret olur" diyor. Dört senedir kaynatılan "ithal malı" aşureye bir tekme... Koşup Aziz Bey'e haber verelim hemen; Zico Bey yıktı perdeyi eyledi viran... Sonra Anelka konusu... Lafa bakın: "Anelka benim değil Fenerbahçe'nin futbolcusu". Yahu bu "kaotik" lafların yüzde birini yönetimden biri söylese, ertesi gün Kadıköy sınırlarına giremez. Zico'nun ayrıcalığı ne? Şaka bir yana, Zico hoca her kişilik ve fikir sahibi insan gibi tespitlerini, eleştirilerini açık açık paylaşıyor kamuoyuyla.
Henüz bir "master planın" parçası olmadığı için, menfaat ve nimet terazisini değil akıl ve mantık cetvelini kullanıyor; söyledikleri yönetimle değil bizimle uyuşuyor.
Sorun şu ki, Fenerbahçe bunu ne kadar kaldırabilir. Zico'yu taraftara şikayet edecek halleri yok ya!.. Zico doğru söylüyorsa, Fenerbahçe bazı görüşlerini değiştirmelidir. Fenerbahçe'nin görüşlerinde ısrar ediliyorsa Zico ya susmalıdır, ya gitmelidir. Göreceksiniz, gelinecek bu yol ayrımına.
Ölümle doğan ümit
Sarı-lacivertli kulübün resmi internet sitesinde yapılan açıklamada, ''Galatasaray altyapısında görev yapan kaleci antrenörü Çetin Vurmaz'ın ani vefatını üzüntü ile öğrenmiş bulunuyoruz. Merhuma Tanrı'dan rahmet, kederli ailesi ve Galatasaray camiasına başsağlığı dileriz'' denildi.
Ben mi duygusallaşıyorum, futbol alemine mi bir saygınlık geldi bilemiyorum...
Hem Çetin Vurmaz'ın kederli ailesine ve Galatasaray camiasına başsağlığı diliyorum, hem de Fenerbahçe camiasını yürekten kutluyorum hassasiyetleri için.
Dostluk ve kardeşliklerin ölüm olmadığında da hatırlanacağı günlere inancıma katkıları için...
eguven@milliyet.com.tr
|
|
|

|