Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Ağustos 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İsrail'de ırk ayrımı


BUGÜN köşemi Cape Town Başpiskoposu Desmond Tutu'ya bırakıyorum. Saygın bir zenci din adamı ve Nobel Barış Ödülü sahibi Tutu'nun, Boston'da 'İşgali Sona Erdirme' konferansında yaptığı konuşmayı, 29 Nisan 2002'de İngiliz The Guardian gazetesi "Kutsal Topraklarda Apartheid" (ırk ayrımcılığı) başlığıyla yayımladı. Geniş bir özetini sunuyorum:

"Apartheid rejimine karşı en büyük destekçilerimiz Yahudilerdi. Hakları çiğnenmiş, sesleri kısılmış insanların yanında yer alıp adaletsizliğe, baskıya ve kötülüğe adeta içgüdüsel olarak karşı çıkarlardı. Kendimi Yahudilerle birlikte hissetmeye güçlü şekilde devam ettim. Güney Afrika'daki 'Soykırım Merkezi'nin destekçilerinden biriyim. İsrail'in güvenli sınırlara sahip olması gerektiğine de inanıyorum.
Anlaşılmaz ve haklı görülemez olan şey, İsrail'in kendi varlığını güven altına almak için başka halklara yaptıklarıdır. Kutsal Topraklar'a yaptığım son gezide çok derin şekilde üzüldüm; burası bana Güney Afrika'da biz siyahi insanlara yapılanları çok hatırlattı. Filistinlilerin kontrol noktalarında ve yol kavşaklarında maruz kaldıkları aşağılanmayı gördüm; aynen beyaz polislerin bizi etrafta serbestçe dolaşmaktan alıkoymalarında olduğu gibi acı çekiyorlardı.
Kudüs'teki Anglikan piskoposunun kilisesine gittim. Buradaki Yahudi yerleşkelerine işaret ederken sesi ağlamaklı idi(...) Yahudi İsrailliler tarafından işgal edilmiş evlerini bana gösteren Filistinlilerle tanıştım. Sabil Ekümenik Merkezi'nin başkanı Kanon Naim Ateek de eliyle işaret ederek şöyle dedi:
- Bizim evimiz buradaydı. Buradan zorla çıkarıldık; şimdi içinde İsrailli Yahudiler oturuyor.
Kalbim acıyor. Neden hafızalarımız bu kadar zayıf diye soruyorum. Yahudi kardeşlerimiz ve kız kardeşlerimiz yaşadıkları aşağılanmayı unuttular mı? Kendi tarihlerinde maruz kaldıkları toplu cezalandırmaları, ev yıkımlarını bu kadar çabuk mu unuttular? Derin ve onurlu dini geleneklerine sırt mı çevirdiler? Tanrı'nın ezilenlere derinden şefkat gösterdiğini bilmiyorlar mı?
İsrail hiçbir zaman başka insanları ezerek gerçek bir güvenlik ve huzura kavuşamayacaktır. İntihar bombacılarını ve nefretle eğitilmiş genç zihinlerin çarpıklığını lanetliyoruz; ama aynı zamanda işgal altındaki topraklardaki askeri saldırıları ve ambulansların yaralılara ulaşmasına izin vermeyen insanlık dışı zihniyeti de lanetliyoruz.
Son günlerdeki askerî harekât, kesinlikle öngörüyorum ki, İsraillilerin istediği güvenliği ve barışı sağlamayacak; sadece düşmanlığı daha koyulaştıracak(...) Adalete dayalı bir barışın yolu tüm işgal edilmiş topraklardan çekilmek ve bu topraklarda, İsrail ile yan yana, güvenli sınırlara sahip işleyebilir bir Filistin devletinin kurulmasıdır(...)
Eğer barış Güney Afrika'ya gelebildiyse, neden Kutsal Topraklar'a da gelemesin?
Ama benim gibi siz de biliyorsunuz ki, İsrail devleti ABD'de güçlü bir kaidenin üzerinde oturuyor ve onu eleştirmek, hemen anti-Semit diye suçlanmaya sebep oluyor, sanki Filistinliler de Semit (Sami ırkından) değilmiş gibi. Ben, beyazların yaptığı deliliklere rağmen, beyaz-karşıtı bile değilim. Peki ama acaba İsrail nasıl olmuştu da apartheid rejimiyle güvenlik alanında işbirliği kurmuştu?
Bu ülkede (Amerika'da) yanlışa yanlış demeye korkuyorlar, çünkü Yahudi lobisi güçlü, çok güçlü! Öyleyse ne yapalım? Allah aşkına, bu dünya Tanrı'nın dünyası. Ahlaki bir evrende yaşıyoruz. Apartheid devleti de çok güçlüydü, ama artık yok. Hitler, Mussolini, Stalin, Pinochet, Miloseviç ve İdi Amin de çok güçlüydüler, ama sonunda hepsi toprak oldu.
Adaletsizlik ve zulüm hiçbir zaman galip gelmeyecektir. Güç sahipleri, Tanrı'nın güçlülere verdiği turnusol testini hatırlamalılar: Fakirlere, açlara, sesi kesilmişlere nasıl davrandınız? Tanrı, buna göre hüküm verir(...)"

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İsrail'de ırk ayrımı
BUGÜN köşemi Cape Town Başpiskoposu Desmond T...
Melih AŞIK
Oteller dolu da...
Turist sayısında büyük düşüş var. Ama yine de...
Fikret BİLA
Ankara'yı beklemeye iten üç neden
Birleşmiş Milletler'in (BM) Lübnan'da çatışma...
Hasan CEMAL
Barışın insanları!
Bir gece vakti, dolunayda Bozburun'dan demir ...
Güneri CIVAOĞLU
5. yaş
5. kuruluş yıldönümünde AKP gerçeği nedir?
Can Dündar
"İslamcı faşistler" ve din eğitiminde Türk tecrübesi
Uçaklara saldırı planının açığa çıkarılmasın...
Abbas GÜÇLÜ
Ankara ne yapıyor?..
15 yeni üniversitenin hâlâ rektörü yok. Aylar...
Hurşit GÜNEŞ
Sıcak para sterilize edilmeli
Son haftalarda iki nedenle ülkeye sıcak paran...
Metin MÜNİR
Dış politikanın sisler bulvarında
Eskiden Türkiye'nin öngörülebilir bir dış pol...
Derya SAZAK
CHP, Baykal, sol
Meclis'teki ana muhalefet partisi CHP, 2007 s...
Güngör URAS
Devlet "içeri"den, özel sektör "dışarı"dan borçlanıyor
Hazine devamlı borç ödüyor diye biliyoruz değ...
Serpil YILMAZ
Konya bozkırına Japon yardımı
Tokyo merkezli ve 72 ülkede faaliyet gösteren...

© 2006 Milliyet