|
Mavi yolculuk notları (1)
Barışın insanları!
Bir gece vakti, dolunayda Bozburun'dan demir aldık. Sağımızda Simi Adası, ışıl ışıl. Öylesine bir sessizlik ki. Ama bu sefer o küçük koy sabahleyin kekik kokmuyordu.
İnsanoğlunun kaderi ne?
Kim bilir, belki bir meçhulden bir başka meçhule gitmek. Sessizlikten sessizliğe de olabilir. Veyahut bir karanlıktan ötekine...
Bilemiyorum.
Mavi yolculukta karanlık düşüncelere kapılmadım. Tekneye vuran dalgaların bitmeyen şıpırtıları arasında keyifliydi her şey. Hisarönü'nün lacivert sularında bir hafta boyunca güzel kitaplarla yolculuklara çıktım kendi iç dünyamda.
Elif Şafak'ın yeni romanı Baba ve Piç'i (1) okurken, defalarca yaptığım gibi, yine insan ruhunu yağmalayan çelişkileri hissetmeye, anlamaya çalıştım.
Biliyorum, geçmişin acıları insanın peşini bırakmıyor. Ve bu acılar yerli yerine oturmadan insanlar da, toplumlar da olgunlaşamıyor.
Keklik sesiyle uyandınız mı hiç?
Bu mavi yolculuğun gerçekten hoş sürprizlerinden biriydi, Bademli koyunda gün doğarken keklik sesleriyle uyanmak...
İpek Çalışlar'ın güzel kitabı Latife Hanım'ı (2) okurken, Atatürk'ü, iki buçuk yıl evli kaldığı bir kadınla ilişkileri içinde, etten kemikten bir insan olarak Mustafa Kemal'i düşündüm.
Sıkıcı, sıradan klişelerle yazılan, insanın kafasında sorular uyandırmayan tarihin bir yararı yok. Latife Hanım'ı bunun için de beğendim. Beyinleri tutsak alan birtakım ezberlerden kurtulmaya yardımcı olabilecek bir kitap İpek Çalışlar'ınki. Üstelik kendini çok rahat okutan bir gazeteci üslubuyla yazılmış...
Geçmişle boğuşmak!
Hiç bitmiyor.
Bitmediği gibi günümüzü cehenneme de çevirebiliyor. Amerikalı siyaset bilimci Francis Fukuyama'nın son kitabı America At The Crossroads'ı(3) okurken hem bu nokta, hem de fikirlerin korkutucu yanı zihnimi meşgul etti.
Washington'da Yeni Muhafazakâr düşünce nasıl gelişti? 11 Eylül'le birlikte Başkan Bush'u nasıl avucunun içine aldı, Beyaz Saray'ı nasıl eline geçirdi? Ve sonra gelen Irak Savaşı'yla İsrail'in Lübnan'a yönelik korkunç saldırısı...
Kendisi de bir ara Yeni Muhafazakâr sulara kapılmış olan Fukuyama, artık Ortadoğu'ya barış ve demokrasinin savaşla gelemeyeceğini söylüyor kitabında...
Böyle düşünen biri daha var:
Daniel Barenboim.
Büyük bir solist ve orkestra şefi. Arjantin'de doğmuş bir Rus Yahudisi. İsrail'de büyümüş, İbrani okullarına gitmiş. "Beethoven yönetirken kendimi Alman, Verdi çalarken İtalyan hissediyorum" diyen biri...
Mavi yolculuk sırasında bir de Daniel Barenboim'la Edward Said'in ortak imzasını taşıyan etkileyici bir kitap okudum:
Paralellikler ve Paradokslar. (4)
Etkileyici bir kitap, zira kimlik sorunu üzerinde de duruyor. Farklı kültürlere çıkılan gezintileri anlatıyor. Milliyetçilikle yurtseverlik arasındaki ince, hassas çizgiyi doğru çekmeye çalışıyor.
Daniel Barenboim yalnız büyük bir solist ve şef değil, aynı zamanda önyargı ve tabuların üzerine de yürüyen cesur bir aydın. Örneğin Kudüs'te, Hitler'in de sevdiği Wagner'i ilk kez çalabilmek gibi yürekli tavırları da var...
Savaş ve şiddete kararlılıkla karşı çıkıyor. Bunun için Filistinli bir Hıristiyan ve büyük entelektüel Edward Said'le birlikte Doğu-Batı Divanı Orkestrası'nı kuruyorlar 1999'da. İsraillinin de, Mısırlının da, Lübnanlının da, Suriyelinin de, Filistinlinin de çaldığı bir orkestra bu.
Ve Aya İrini'de yarın akşam bir konseri var, İsrailli ünlü şef Daniel Barenboim'un yönetimindeki bu orkestranın.
Kolay olmadı bu konser.
Çünkü orkestra, İsrail'in Lübnan saldırısı konusunda savaşa ve şiddete karşı çıkan, bu yolla barışa ulaşılamayacağını savunan bir bildiri yayımladı. İsrail basınında eleştirildi Barenboim'un bu haklı çıkışı. Hatta bu yüzden İstanbul konseri bir ara tehlikeye girdi.
Paralellikler ve Paradoksları okurken, Edward Said'ler, Daniel Barenboim'lar iyi ki var diye düşündüm.
Yarın da onların kitabından, ayrıca Baba ve Piç'ten, Latife Hanım'dan, America At The Crossroads'dan yine söz etmeye devam edeceğim.
(1) Elif Şafak, Baba Ve Piç, Metis Yayınları.
(2) İpek Çalışlar, Latife Hanım, Doğan Kitap.
(3) Francis Fukuyama, America At The Crossroads, Yale University Press, 2006.
(4) Daniel Barenboim, Edward Said, Paralellikler ve Paradokslar, Agora Kitaplığı, Türkçesi: Osman Akınhay.
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|