|
CHP, Baykal, sol
Meclis'teki ana muhalefet partisi CHP, 2007 seçimlerinde AKP karşısında iktidar seçeneği olabilecek mi? CHP'nin yeni genel merkezinde Deniz Bey'le, son dönemde izlediği "muhalefet stratejisi" üzerine 3 saat süren bir söyleşi yaptık.
Milliyet Sohbet Odası'nda ilk bölümünü dün yayımladığımız söyleşiye internet ortamında gösterilen yoğun ilgi, parti örgütü ve "sol" çevre dışında, toplumun da CHP'deki gelişmeleri yakından izlediğini gösteriyor. Baykal da bunun farkında.
Kurultay kavgalarıyla uzun yıllar enerjisini "içe dönük" harcayan CHP'nin önünde bir şans var: Türkiye, İslami kimliği ağır basan AKP iktidarından kurtulalım derken, DYP-MHP eksenli aşırı milliyetçi sağa doğru savruluyor. Toplumun gözünden düşmüş eski merkez sağ liderler ise yeniden siyasete dönme arayışında. Bu manzara sokaktaki insanı umutsuz kılıyor. "Seçimde kime oy vereceğiz?" diye soran kararsızlar yüzde 50'yi aşıyor. İşçi, memur, köylü mutsuz. Ekonomide sıkıntı artıyor.
Böyle zamanlarda "sol" muhalefet güçlenir.
İtalya'da, İspanya'da, Güney Amerika'da olduğu gibi, yoksulluğu, sosyal adaleti, özgürlük ve demokrasiyi "dert edinen" partiler iktidara gelir. Türkiye'de ise 1970'lerden bu yana tersi oluyor.
12 Eylül askeri darbesinin de etkisiyle, solun dağıldığı ortamda, sağ partilerle yapılan koalisyonlar dışında sosyal demokratlar "tek başına" iktidara gelemediler. 1990'lardan bu yana ise merkez sağdan siyasal İslama kayma var.
2007'de Sezer'den sonra Çankaya'nın da el değiştirecek olması nedeniyle genel seçimler tarihi önem kazanmış durumda.
CHP liderinin önünde şimdi böyle bir misyon var: "Ana akım" parti olarak merkez solu toparlamak. Bunu yaparken, AKP'den kaygı duyan kentli seçmenden de oy alabilmek. 2002 seçimlerinde "Kemal Derviş'i İstanbul'dan aday göstererek" bunu sağlamıştı.
Kuşkusuz, "CHP ve Baykal ile olmaz" diyen geniş bir çevre de var.
Baykal, muhafazakâr sağa seslendikçe, "solda boşluk" duygusu artıyor.
CHP lideri Baykal, Ankara'daki görüşmemizde, solda "sosyolojik bir boşluk" olmadığını, "kendisini boşlukta hisseden" kadrolar olduğunu belirtti. Geçmişte yaşananlara karşın, "doğru strateji ve anlayışlar" çerçevesinde yeni açılım mesajı veriyor. Artık geleceğe bakmak gerektiğini, yalnız solu değil, toplumun çoğunluğunu kucaklamaya hazır olduğunu anlattı.
Baykal bu defa başarabilecek mi?
Yeni genel merkezde umutlu ve yüksek moralli gördük, Deniz Bey'i.
Umarız başarır.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|