|
 |
|
|
'Hidrojenci Hoca' Veziroğlu'nun sesi Urfa'dan duyuldu
İbrahim Ekinci
Birleşmiş Milletler'e (BM) bağlı Dünya Hidrojen Enerjisi Konseyi'nin Başkanı Prof. Dr. Nejat Veziroğlu'nun, Enerji Bakanlığı bürokratları ile ilgili eleştirileri ve şikâyetleri Urfa'da yankılandı.
Hidrojen enerjisinde dünya çapında otorite kabul edilen 20 uluslararası ödüle sahip olan Prof. Veziroğlu'nun, Türkiye'yi hidrojen enerjisinde dünyanın merkezi haline getirmeyi amaçlayan projesine, "Enerji Bakanlığı bürokratlarının çıkardığı engeller"e yönelik sert açıklamaları Milliyet'te yayımlanmıştı.
Veziroğlu'nun sesini Enerji Bakanlığı duymadı ama açıklamalarına Urfa'dan destek geldi. Urfa - Gaziantep yolunda kontrol mühendislik işinde çalışan beş mühendis, Milliyet'teki haberi üzerine Cumhurbaşkanı Sezer'e mektup gönderdi.
Bakanlık bürokratlarının engellerini dile getiren mühendisler, Veziroğlu'na destek verilmesini istediler. Cumhurbaşkanı'nın mektup üzerine açıklama istediği Enerji Bakanlığı ise 'topu yine taca attı.'
Ortak mektuplarında, 'enerji bürokratlarının rüzgâr enerjisine de karşı olduklarını, bürokratlardan destek beklemenin bu işi unutmak anlamına geldiğini' belirten beş mühendis, Prof. Veziroğlu'nun, ABD'de çalıştığı üniversiteyi ve BM nezdindeki işlerini bırakarak Türkiye'ye geldiğini, Türkiye'nin hidrojen enerjisinde dünyanın merkezi olması için BM'den destek sağladığını ve projesini kabul ettirdiğine dikkat çekiyor.
Mühendisler mektupta şöyle diyorlar:
"Hocamızın BM'ye karşı mahcubiyetini gidermek ve severek geldiği Türkiye'den küskün göndermemek için (...) destek bekliyoruz. Bu proje Türkiye'nin borçsuz yaşama projesidir."
Mektubun altındaki beş imza şöyle: Yusuf Yaman, Asaf Pişkin, Cahit Doğan, Eyüp Zor ve Satılmış Sipahi. Tarih, 13 Temmuz 2006.
Bakanlığın garip tutumu
Bakanlığın niye topu taca attığına gelince...
Beş mühendis aynı mektubu Başbakan Erdoğan, Meclis Enerji Komisyonu ve Enerji Bakanı Hilmi Güler'e de gönderdi. Başbakanlık ve bakanlıktan mühendislere yanıt verilmedi. Ancak Cumhurbaşkanı Sezer, mektubu değerlendirdi ve Enerji Bakanlığı'na göndererek yanıt verilmesini istedi.
Veziroğlu'nun 'desteklenmek yerine kösteklendiği' gerekçesi ile çok sert eleştiriler yönelttiği bakanlık, yanıtı vermek yerine, 'yanıt verilsin' diye mektubu Veziroğlu'na havale etti.
Yani Sezer'in, Veziroğlu olayı ile ilgili olarak yanıt istediği bakanlık, yanıtı da Veziroğlu'nun kendisinden istedi.
'Okursanız, görürsünüz..'
Veziroğlu, bu isteği, "Sn. Cumhurbaşkanımıza gönderilen yazıya atıfta bulunarak ekindeki yazıyı cevaplandırmamızı istiyorsunuz. Yazıyı okursanız, göreceksiniz ki gerekli işlemin Sn. Bakanımız tarafından yapılması istenmektedir" notu ile geri çevirdi.
Cumhurbaşkanı dışında, mühendislerin mektubu ile ilgilenen ikinci mercii Meclis Enerji Komisyonu oldu. Ancak, bu ilgi bir başka gariplik yaşanmasına sahne oldu. Komisyon yetkilileri, mektup sahibi mühendislerden Yusuf Yaman'ı arayarak Prof. Veziroğlu'nun telefonunu istedi.
Oysaki Veziroğlu, Enerji Bakanlığı bünyesinde kurulan ve hidrojen araştırmaları yapan UNIDO - ICHET'in başkanlığını yürütüyor. Merkezi İstanbul'da olan teşkilatın numarası veya irtibat adresi komisyonda yok... Urfa'dan isteniyor!.. Fakat, mühendis Yusuf Yaman, yine de memnun: "Numarayı verdik, belki bir şeyler olur" diyor.
1992'den beri peşinde
Veziroğlu, 30 yıldır hidrojen konusunda çalışıyor. Hoca, bu konudaki çalışmaları sırasında kazandığı etkiyi, ilerleyen yaşına rağmen büyük bir çalışkanlıkla Türkiye'ye taşımak istedi. ABD'deki işlerini, üniversitedeki konumunu bıraktı, geldi. DYP - SHP hükümeti döneminde SHP Genel Başkanı Prof. Dr. Erdal İnönü'nün desteği ile hükümetten 40 milyon dolarlık yatırım sözü alarak (1992) BM'nin desteği ile kurulması planlanan merkezi Türkiye'ye kazandırdı.
İşler ağır ilerlese de sonunda merkezin (BM Hidrojen Enerjisi Teknoloji Merkezi/ICHET) ofisini kurdu. 11 ülkeden 13 proje aldı. Türkiye'de 14 proje başlattı. 16 ülkede teşkilatlandı.
Sarıyer'de araştırmanın merkezi için arazi sağlandı. Ancak hükümetin taahhüt ettiği 40 milyon doların projeye akıtılmasında sorunlar çıkmaya başladı.
Hoca, BM nezdinde güç durumda kaldı. Oturup Enerji Bakanı Hilmi Güler'e mektup yazarak durumu anlattı.
Milliyet'e yaptığı ve Urfa'da yankılanan açıklamalarında da şunları söylemişti:
"Bakan Güler iyi insan, fakat fosil yakıt lobisinin elinde esir. Enerji bürokratları merkeze karşı. Kösteklemek için çalışıyorlar. Fosil yakıt lobisi gibiler. Doğalgazda, petrolde avanta var, hidrojende yok. Bunları sayın Bakan'a bir mektupla bildiriyorum."
|
|
|

|