Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Ağustos 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kimi aşk için, kimi aş için


Neyi tartışıyoruz?
Ve...
Niye?
Onu Türk yapan da biziz, Milli takıma çağıran da oynatan da...
Tartışan da biziz.
Ve...
Ne tuhafız.
* * *
Mesela şu Mustafa İzzet Türk'se, bu Brezilyalı ondan daha Türk.
En azından onun kadar Türk.
Hiç olmazsa Türkiye'yle bir alakası var.
Diğerinin yoktu da...
* * *
Benim takıldığım...
Türk olması, Milli olması değil.
Bu Mehmet kadar bir Mehmet de yok mu bizde?
Bu Mehmet kadar bir Mehmet de mi gelmiyor alttan?
Alt tarafı iyi bir hamal o, hamalın Brezilya'lısı.
Ve...
Hemen hemen herkes konuşuyor da hatta konuşmaması gerekenler bile...
Esas konuşması gerekenler susuyor.
Onlar.
Bizim Türk ana Türk babadan, Türkiye'de doğma orta sahacılar...
Ne tuhaflar valla.
Onlar oralı bile değiller, ne rahatlar, ne genişler, ve ne vurdumduymaz...
Üzerlerine bile alınmıyorlar.
Ve...
Anavatanındaki futbol adamlarının, ondan belki haberleri yok.
Babasının, oğlunun ana vatanından bu kadar uzakta futbol oynadığından da belki haberi yok.
Ne acaip valla...
* * *
Ülke ne için değiştirilir?
Aşk için.
Aş için.
O aş için değiştirenlerden, bu ülkede para ediyor, şimdi daha çok para edecek.
Kararına saygı duymak lazım.
Fenerbahçe'de rahattı, kafası da rahattı.
Şimdi yükleniyor, yüklüyoruz.
Milli forması, İstiklal Marşı, Türkçe'si...
Ha bire yüklüyoruz.
Mehmet'in işi şimdi, Marco'dan daha zor.
Biraz rahat bırakalım onu.
* * *
Bana sorarsanız...
Gerçi sormasanız da anlatacağım da...
Benim önüme de İtalya'da birkaç defa, İtalyan vatandaşlığı kondu.
Aşkım Türk'dü.
Aş içindi.
İşimde Brezilya'lının burada olduğu kadar iyiydim, hatta daha da iyiydim.
İstemedim.
Uzun uzun düşündüm.
Günlerce gecelerce.
Sonra kararımı verdim.
Bundan sonraki hayatımda da Türkçe bağırmak, Türkçe çağırmak istedim.
Türkçe ağlamak, Türkçe gülmek.
Türkçe sevinmek, Türkçe üzülmek.
Türkçe küfür etmek, Türkçe kavga etmek.
Türkçe öpüşmek, Türkçe sevişmek istedim.
Türkçe yaşamak istedim.
Ne milliyetçilik, ne anti globalcilik, ne şovenistlik bunun adı.
Ne de gericilik, ne de kafatasçılık,
Sadece canım istemedi.
Adı, Bilgin'in tadı belki.
Zaten 20 yaşından beri Avrupa'daydım, Avrupa Birliği'ndeydim.
Oralarda Türkçe yaşamak daha çok tahrik etti beni, daha çok motive de etti.
İyi gelmedi İtalyan vatandaşlığı.
Marco'ya geldi.
Hepsi bu.
Kimin ruhuna ne iyi geliyorsa...
* * *
Almanya'daki yeni Almancı yıldız adayı bakın ne diyor:
"Türkler çağırmadı, Almanlar çağırdı, ben de kabul ettim"
Bu kadar da basit olmamalı.
Almanlar da çağırmasaydı, İngiliz olacaktı belki.
Zaten biraz Fransız, belli ki.
Evet böyle de olmamalı.
"Türkler onu çağırmadı" diyelim, Almanlar çağırdı.
Şart mı gitmek?
Milli olmak şart mı?
Ülkenin adı bu kadar da mı önemsiz?
Ve...
Tabi bence.
* * *
Bizimkilerin yetenekli olanları 19'unda, 20'sinde parayı buldu mu "oldum" diyor.
Duruyor, hatta geriliyor.
Onlar buradaki ekmeği görüyor, kendini geliştiriyor, ilerliyor.
Artık Milli de oluyor.
İyi de oluyor.
Bizimkilere...
Ve...
Tabi yine bence.

MİLLİYET, TRT, STADYUM

İki haftadır (İki hafta oldu) Stadyum, yayınlandığı günkü ilk 100 program arasında birinci oluyor.
Teşekkür ediyorum.
TRT ve TRT Spor adına.
Stadyum adına.
Kendi adıma.
Ve...
Stadyum'da bu sezon, iki Milliyet'ci, bir Sabah'cı bir TRT'ci var.
Yani...
Bir teşekkür de Milliyet'e.
Mehmet'le beni iyi sunduğu için.

BİLGİN'DEN

Lig TV'deki Serbest Atış'da laf lafı açıyor ve Ronaldo'ya geliyor...
Reha (Muhtar) "Artık zevk almıyorum" diyor onu seyrederken.
"Kadından girsene yine" diyorum...
Biraz önce bir futbolcuyu Sharon Stone'a benzetmiş, Oğuz'la (Tongsir) yerlere yatmışız.
"Elizabeth Taylor gibi" diyor Ronaldo'yu kastederek, Temel İçgüdü'yü çevirecek yaşı geçti...
Sonra bana dönüyor.
"Nasıl gidiyor şu senin o ile, nasıl biri o , çok merak ediyorum?"
"Ronaldo'nun ilk yılları gibi, talibi çok, bekliyorum Fatih Terim gibi" diyorum...
Hani 34 yaşındaki Meksika'lı stoper'i aldığında, "Kaç senedir peşindeyim, paramız ancak 34 yaşındaki haline yetti" demişti.
Yine yetmeseydi, 44'ünde alacaktı belki de.
Gülüyorlar...
Ben de.

Japonlar, bir Çinli ve sevgili menajerimiz

Japonlar kim bilir ne kadar sevinmişlerdir, iki NBA yıldızının hatırına Wild Card verdikleri Türkiye'nin, onların yerine gelmiş geçmiş en önemli iki yıldızıyla Japonya'ya geldiği için.
Sevgili genel menajerimiz ve sevgili federasyon başkanımız...
Ne kadar mutlu olmuşlardır Japonlar, onları gördükleri için.
Sevgili menajerimiz, Japonya'ya iner inmez, polemiklere başlamış yine.
Yok 12+2 kuralı, yok saha çizgileri, yok FIBA'nın demodeliği...
Polemik sever o, iyi bilir, iyi de yapar.
Bilmediği, bu tarzın en demode olduğu.
Coach'u yabancı olan Milli takıma belki bir de yabancı genel menajer gerekiyor artık.
Yıllardır ondan iyisini bulamadığımıza göre...
Yıllardır her şeyin fışkırdığı alt yapıdan, bir genel menajer fışkırmadığına göre...
Dışarıdan getireceğiz.
Türk yapmamız da gerekmiyor.
Sevgili federasyon başkanımız, çok sevdiği sevgili genel menajerimize, bir görev bulur nasıl olsa.
Merkez menajeri.
Merkez valisi gibi.
Rencide de olmaz.
Japonlar'la bağlayalım...
Hani Çinli'nin biri, Japonya'da çok sıkışmış, bir köşede işini yapıyormuş. Yanına bir Japon yaklaşmış. "Lütfen beni takip edin" demiş ve Çinli'yi, bembeyaz büyük bir binanın içinde olduğu, yemyeşil büyük bir bahçeye götürmüş.
-Lütfen işinizi burada yapın.
-Japon nezaketi mi?
-Hayır Çin sefareti.
"Sevgili genel menajerimiz ve polemikleriyle bir ilgisi var mı?" derseniz...
"Var" derim ben de.
Bir şey demeyin.
Ben de bir şey demeyeyim.

bilgingokberk@mail.com




SPOR
'Türkiye'ye âşığım'
Sakat Elvan'a piyango vurdu!
Dev garanti!
Ricardinho tamam
Oliviera müjdesi
Sürpriz ziyaret
'Fatih bizi üzdü'
En mutlu Mehmet!
Atlara sanal doping!
Haber turu...
Kimi aşk için, kimi aş için
Terim-Çulcu vakası
10 numaraların 10 farkı
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Bilgin GÖKBERK
Kimi aşk için, kimi aş için
Neyi tartışıyoruz?
Ercan GÜVEN
Terim-Çulcu vakası
Boşboğazlık moda oldu artık... "Açık sözlülük...
Nilay YILMAZ
10 numaraların 10 farkı
1. Delgado un toplamaya devam etmektedir; Ser...


© 2006 Milliyet