|
 |
|
|
Terim-Çulcu vakası
Boşboğazlık moda oldu artık... "Açık sözlülük" demiyorum; resmen boşboğazlıktı Mustafa Çulçu'nun canlı yayında Fatih Terim'i eleştirmesi...
MHK başkanımız Aurelio'yu içine sindirememiş!..
Diyeceksiniz ki, "Ne var bunda, belki Türkiye'nin yarısı da aynı kanıda"...
Evet ama Türkiye'nin yarısı Fatih Terim ile aynı çatı altında çalışmıyor. Federasyon'un başarısına profesyonelce emek koymuyor.
Şimdi ortadaki tablo şöyle:
Federasyonun Milli Takımlar sorumlusu ile hakemler sorumlusu, derin fikir ayrılığında.
Evet çok derin... Mesele Aurelio Milli Takıma alındı - alınmadı meselesi değil, gelip vatanseverliğe kadar dayanıyor sokakta.
Yani Terim ile Çulcu şöyle gözlerden uzakta bir ağaç gölgesinde birkaç kadeh devirseler; konu Aurelio'ya gelse... "Irkçı", "Hain" nidalarıyla karakolda biter tartışma.
En azından öyle geliyor insanlara...
Hayata bakışları, sosyal meseleleri algılayışları, hedefleri, hassasiyetleri farklı bu iki futbol adamımızın. Birbirlerini kamuoyu önünde eleştirmekten çekinmiyorlar. Bu arada Federasyon başkanı Terim'le aynı kanıda... Yani, MHK başkanı ile sadece Milli Takımlar sorumlusu değil, Başkan'ın da yolları ayrı.
Bas istifayı git o zaman Mustafa hocam, orası özgür ve demokratik gazete sayfası değil ki... Federasyon'un bir amacı, hedefi ve siyaseti var. Beğenen, işine bakar. Beğenmeyen gider Başkan'a anlatır derdini. Başkan "karşı görüşü" tercih ediyorsa verir istifayı.
Yarın öbürgün Fatih Hoca "bu hakemleri içime sindiremiyorum" dese ne olacak peki?
Sindirebiliyor mu acaba?... Hiç sanmam... Ama kuruma saygısından ağzını açmıyor. Kendi sorumluluklarını aşmıyor.
Darısı Çulcu'nun başına.
MİLLİ MAÇ
Milli maçla ilgili bir iki kelime yazmaz mı insan?
Yazmaz...
Lüksemburglu olsaydım okurdunuz beni...
"Şu takıma da yenildiniz ya, yuh yani"...
'Paranı zor alırsın'
"Oskar"lık bir tespitte bulunmuş Cordoba:
"Ze Roberto, burada paralar zamanında ödenmediği için gelmedi".
İnsanı ürketecek kadar yalın bir tespit değil mi?
Dünya çapında bir futbolcuyla kontak kuruyorsunuz. Hatta anlaşıyorsunuz. O futbolcu da bir yandan sizi ve ülkenizi araştırıyor.
İlk duyduğu, "paranı zor alırsın" ikazı...
"Nasıl yani... Batık mı Türkiye'deki kulüpler"?
Anında vazgeçiyor gelmekten.
O aşamada "caydırıcı" ya da "ikna edici" paradan başka ne olabilir ki?
İstanbul manzarası da bir yere kadar!
Sahi batık mı bizim kulüpler; yoksa para ödemekten mi hoşlanmıyorlar?
Uyanıklık edip "Olsa dükkan senin" ayaklarına mı yatıyorlar?
ÖRNEK CİMBOM
Mesela borsadaki hisseleri bir ayda %32 değer kaybeden Galatasaray'a bakın?
Halka açılmış ve 20.7 milyon dolar parayı kasasına koymuş.
Takip eden dört yılda kar payı olarak dağıttığı temettü ne kadar:
23 milyon dolar.
20 milyon toplayıp dört yılda 23 milyon veriyorsunuz.
Yani, bir tür düşük faizli kredi anlamına gelen halka açılma eylemi sonucunda, döviz cinsinden yılda %28.35 faiz ödemiş Galatasaray.
Bill Gates olsa batar.
Malı mülkü var!..
Donald Trumph kadar olmasın. Adam Amerika'da emlak kralıydı, battı... Florya'da, Riva'da birkaç dönüm ne ki?
Yabancı futbolcu dediğin cin gibi...
Türkiye gerçeklerini anında öğreniyor; ya fiyatın üzerine %30 "risk" zammı koyuyor ya da en temizi gelmiyor.
Batmışız haberimiz yok.
Ortega, Hoojdonk ve Anelka
Habere göre Anelka Fransız TV 5 kanalına ikinci defa konuşmuş ve "Fenerbahçe'de hiç mutlu değilim. İstanbul'a gelmekle hayatımdaki en büyük hatayı yapmışım. Kendimi çok kötü ve yalnız hissediyorum" demiş.
Neden yalnız?..
Çünkü takım arkadaşları tavır yapıyorlarmış.
Elinde sakatlığını kanıtlayan belge olmasına karşın oynaması için baskı varmış.
her şeyi göze alıp Fransa'ya dönmek gibi planlar kurmaktaymış.
Ne oldu şimdi?
Biz değil miydik Anelka gelirken, "Dünya Fenerbahçe'yi konuşacak" böbürlenmesiyle ayakları yerden kesilen?
Anelka'ya "acaba" diyene vatan haini muamelesini reva gören?
Dünya'yı bilmem ama Fransa'da Fenerbahçe için neler düşünüldüğünü varın siz hesaplayın artık!..
Ekranda zırıl zırıl ağlayan bir vatandaşları. Gurbet ellerde mahsur kalmış Ö Baskı altında. Utanmasa zulüm gördüğünü söyleyecek... Neredeyse "Fransız İnsan Hakları Örgütü" harekete geçecek!
Anelka'yı Komisyoncu ağabeyleri ayartıyormuş...
Allah Allah...
Olumsuzlukların nedenlerini kamuoyu ile paylaşarak yöneticilik mi olurmuş.
Üstesinden gelmek için gönüllü olanların "mazeretleri" tuhaf değil mi?
Ortega'nın kaçıp eve saklanmasından ve Hoojdonk gibi bir asaletin kuyruğuna teneke bağlanmasından sonra Anelka vakasını da bir "yöneticilik mucizesi" olarak Dünya Futbol Tarihi'nin sayfalarına armağan ediyoruz artık.
Provokatörün adı yok
Resmen provokatör adam!..
Kulağıma eğildi ve dedi ki;
"Nobre Fenerbahçe'deyken de aynı hareketleri yapıyordu... Beşiktaş aldı, daha kafadan iki maç ceza".
Provokatör ama acaip yakalıyor konuyu...
Yakalıyor ve melanete kullanıyor.
Kışkırtıyor.
"Acaba" dedirtiyor.
Kim mi?
Neyse ki, gazeteciler kaynak açıklamak zorunda değil.
eguven@milliyet.com.tr
|
|
|

|