Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Ağustos 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gırnatalı hayat


Son zamanlarda medyada ülkenin klarnet ustalarını tanır olduk. Çok da iyi oldu. Çünkü klarnet kimileri tarafından faslın önde gelen aleti görülse de, Ege, özellikle Trakya'nın en temel folklorik sazıdır. Bizdeki klarnet Batı'dakinden de farklıdır. Birisi sibemoldür, diğeri sol. Marka ve model de değer farklılık getirir, ama abanoz kaplı bir klarnet, çalanını bir başka mutlu eder.
Baştan belirtelim; klarnete ilgimiz elbette Kandıralı oluşumuzdan kaynaklanıyor. Malum, Kandıra'da nüfusun onda biri Romandır. Ve bunların çoğu müzikle doğup büyür. Ben manavım; yani yerli Türküm. Ama Roman olsaydım gocunmazdım. Nitekim, üç yıl önce Aksiyon dergisinde ailemin Roman olduğu iddiasıyla biri çıktığında Kandıra'da akrabalarım tazminat davası açmaya kalktılar.
Ben de "İstiyorsanız tekzip edelim, ama tazminat yanlış olur" demiştim. Ne yazık ki, Türkiye'de en çok horlananlar onlar olmuştur. Bence klarnetin sesiyle onları ayağa kaldırmak gerek.

Ayrı bir yeri var
Çünkü klarnet, Kandıra'daki deyişiyle "gırnata", tam bir roman çalgısıdır. Nitekim, roman olmayan gırnata ustaları pek makbul sayılmaz. Trakya'da da böyledir. Mesela bu işin önemli yuvalarından biri olan Keşan'da. Keşan'dan büyük ustalar yetişmiştir. Aguş lakaplı birini babamdan çok duyardım. Son zamanlarda Selim Sesler'i biliyorum. Gayet yetenekli. Otantik parçaları tercih ediyor.
Kandıra'nın ise ayrı bir yeri vardır klarnette. Şu anda Sakarya'ya bağlı Dağazı köyünden bir zamanlar bir Hasan çıkmıştır ki, eline kimse su dökemezmiş. Ben yetişemedim. Yine, bir zamanlar Bango lakabıyla önemli bir usta varmış. Benim yetiştiğim en büyük usta, lakabıyla Şaşkın'dı. Rahmetli babamın ilkokuldan sınıf arkadaşı olan bu müthiş adamın asıl adı İsmail Kandıralı'ydı.
Tam bir virtüozdu. Sokaklarda eskicilik yapan bu adamın şimdi adına bir sokak var. Şaşkın Kandıra'da kalmış, kardeşi İstanbul'a gelmiş ve Türkiye'nin klarnet duayeni olmuş: meşhur Mustafa Kandıralı. Oğlu Türkkan ise şimdi yine İstanbul'un bilinen yeteneklerinden.
Ege'den de önemli klarnet ustaları çıkıyor. Son zamanlarda Bergama'dan çıkıp medyatik bir sima haline gelen ve müthiş yeteneklere sahip Hüsnü Şenlendirici var. Bence o klasik gırnatadan öte bir performans gösteriyor. Yine bir başka Egeli de, Bandırmalı Kirpi lakaplı, Bülent Altınbaş. O da çok farklı. Dinlediğinizde gerçekten tüyleriniz diken diken oluyor.

Başımda kim çalacak?
Barbaros Erköse'yi saymazsak ayıp etmiş oluruz. O, farklı bir klasmanda yer alıyor. Onun şöhreti Türkiye'yi aşıyor. Onu Anouar Brahem (Enver İbrahim) gibi yabancı sanatçılar bile tercih ediyor...
Son zamanlarda bir de mektepli bir klarnet sanatçısı var: Serkan Çağrı. Açıkçası, çok beğendim. Çağrı, hem konservatuvara gitmiş, hem de Keşanlı. Eh, daha ne istersiniz? Yaşı da genç. Büyük gelecek vaat ediyor.
Yazın içindeyiz. Bir sürü yerde düğünler oluyor. Ama bizim bölgede artık çağıracak doğru dürüst saz ekibi bulunmuyor. Oysa ben kulağımın dibinde Şaşkın'ın gırnata üflemesiyle büyüdüm. Gırnata ölecek diye ödüm kopuyor. Bu nedenle ortaya çıkan bu gırnatacı sanatçıları tanıdıkça yüreğime su serpiliyor.
Babam öldüğünde mezarı başında Şaşkın çaldı. Bakalım ben göçtüğümde başımda kim çalacak?

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Doğu-Batı Divânı
YAHUDİ orkestra şefi Daniel Barenboim ve Fili...
Çetin ALTAN
Türk dediğin, hiç korkar mı depremden?
Geçenlerde bir bankanın şube müdürü olan genç...
Melih AŞIK
Fiyaka uğruna...
Türkiye, Lübnan'a asker göndererek bölgede bü...
Fikret BİLA
Türkmen milletvekillerinin Kerkük atağı
Irak parlamentosundaki Türkmen milletvekiller...
Hasan CEMAL
Türkiye'ye güvenmek!
Bir haftalık mavi yolculuk sırasında okuduğum...
Güneri CIVAOĞLU
Ben Oxford'dayken... (1)
Haftanın başında, dünyanın en köklü ve hâlâ e...
Abbas GÜÇLÜ
Dershaneciler bayram edecek
Velilerin okul bulma derdi yetmiyormuş gibi ş...
Hurşit GÜNEŞ
Gırnatalı hayat
Son zamanlarda medyada ülkenin klarnet ustala...
Sami KOHEN
Şimdi hedef "barışı kazanmak" olmalı...
Tarih bazen savaştan tarafların kesin galip ç...
Metin MÜNİR
Özelleştirme çağında garip bir devletleştirme girişimi
Hükümet özelleştirme politikası güdüyor. Ulaş...
Faik ÖZTRAK
Temmuz ayı bütçesi
Temmuz ayında genel bütçenin faiz dışı harcam...
Hasan PULUR
Brezilyalı iki futbolcu Türk olursa...
ELBETTE aslolan, Türk anadan babadan doğan ço...
Derya SAZAK
Asbestli gemi
Söküm için Aliağa'ya getirilmek istenen, Holl...
Güngör URAS
Ürün 'yok' dert, ürün 'çok' yine dert
Bu yıl tarım ürünü bol. Hem de çok bol... Sev...

© 2006 Milliyet