Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Ağustos 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Herkes üzerine düşen görevi yapmalı

Satır Arası / Deniz Sipahi

İzmir elbette korunsun, elbette güzelleşsin. Hepimizin isteği bu yönde...
Üzerimize düşen neyse yapalım.
Medya görevini, sivil inisiyatif rolünü, kamu üzerine düşeni yerine getirsin.
Basın açısından baktığımda İzmir medyasını ayrı bir yere koyuyorum.
Sadece Doğan Gazetecilik'e bağlı olan Milliyet, Posta, Radikal, Fanatik gazeteleri için bunu söylemiyorum.
Ulusalda olup yerel ekler veren tüm gazeteler ve diğer bölgesel gazetelerimiz de inanın böyle bir tavır sergiliyorlar.
Şehri ilgilendiren her konuyu tüm detaylarıyla araştırıyor ve geleceği düşünerek habercilik yapıyorlar.
O yüzden İzmir medyasında eli kalem tutan, sayfaları hazırlayan tüm meslektaşlarımın diğer bölgelerde olmadığı kadar yaşadığı kenti de düşündüğünü çok iyi biliyorum.
Bunları neden yazıyorum.
Son dönemde medya birçok konuda olduğu gibi eleştiriliyor.
Medyanın eleştirilecek yönleri olabilir, bazen detayları kaçırdığını da kabul ediyorum.
Ama İzmir'in önünü tıkayan birçok konunun basının çabalarıyla da çözümlendiği gerçeğini unutmayalım.
Sivil toplum örgütlerine önümüzdeki dönemde çok daha fazla görevler düşecek.
Halkın bilinçlenmesinde, bazı güncel gelişmelerin ortak kararlarında ve özellikle kentli yaratmakta sivil inisiyatifin rolü daha da artacak.
Bu açıdan da bakıldığında İzmir'in İstanbul, Ankara'dan daha duyarlı olduğunu kabul etmekle birlikte yine de bazı eksikler olduğunu görüyorum.
O yüzden ilk seçimlerde meslek odalarının seçimlerini daha kuvvetli yönetim kurulları yaratmak için farklı bir çaba içerisinde olmamız gerektiğine inanıyorum.
Mevcut yönetimleri eleştirmekle birlikte geçmişteki yönetimlerin de İzmir'in bugünkü fotoğrafında paylarının olduğunu hatırlatmak istiyorum.
* * *
Yani Adnan Menderes Havalaanı'dan, Çiğli'den, Güzelbahçe'den, Buca'dan Konak'a gelinceye kadar gördüğünüz bütün ucubeler ve şehir katliamlarında sadece başkanların değil, bu kentte görev almış sivil toplum önderlerinin ve yönetim kurullarının da payları olduğunu unutmamamız gerekiyor.
Örneğin odalar, derneklerden İzmir'in geleceğine dönük çok az proje bizlere ulaşıyor.
Gelişen olaylar üzerine bir, iki sayfalık basın açıklamaları dışında bu odaların, derneklerin hiç mi bu kentin yarınlarıyla ilgili hayalleri yoktur.
Neden hep yumurta kapıya dayandığında akılları başlarına gelir?
Kendi kendime sormadan edemiyorum.
Son dönemde İzmir Ticaret Odası ve biraz da Ekrem Demirtaş ismi öne çıkıyor. Eminim Demirtaş da, en fazla tartışılan kişi olmaktan kendisi de artık sıkılmıştır.
Ama yapacak bir şey yok.
Çünkü projeler o adresten geliyor.
* * *
Sözün özü...
Medya hukukun, doğrunun yanında yer alır.
Aslında medya bir aynadır. Aynaya yansıyanları sizlere aktarır.
Önemli olan sivil platformun bu kentte, Türkiye'nin en demokrat olduğu iddia edilen İzmir'de kurulmasıdır.
Ama gerçeği söylemek gerekirse daha çok yolumuz olduğunu da söylemeden edemeyeceğim.

dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Yaza özel kampanya
Emeklilik hakkında her şey
Büyükşehir bize de yardım eli uzatsın
Akışa karşı
Herkes üzerine düşen görevi yapmalı





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Arzu Çetik
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Reşat Kutucular
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet