Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Ağustos 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yoksa Nobre MİT ajanı mı?


Medyada Aurelio ile Nobre yüzünden bir haftadır kıyasıya bir savaş yaşanıyor.
Birbirlerini faşistlik, ırkçılık ve anti-milliyetçilikle suçlayan yorumcular, sokakta karşılaştıklarında selamlaşmayacak kadar düşman oldular kısa sürede!
Ancak kim ne derse desin, hemfikir olmamız gereken bir nokta var;
Diğer spor branşlarında onlarca devşirme sporcu yıllardır ay-yıldızlı forma ile madalyaları toplarken sesini çıkarmayan ve ayakta alkışlayanlar, Aurelio'nun Türk vatandaşlığına geçmesine itiraz edemez.
Yasalar ortada.
Levent Bıçakcı Federasyonu'nun sırf "Ömer Rıza milli takımda oynasın" fantazisi nedeniyle yaptığı talimat değişikliği de orada.
Fenerbahçe kulübünün yabancı kontenjanını boşaltmak için Aurelio'yu Türk statüsünde oynatma girişimi, beğenseniz de beğenmeseniz de yasa ve talimatlara uyuyor.

Biri açıklasın
Uymayan, daha doğrusu etik olmayan, Beşiktaş'ın ezeli rakibinden geri kalmamak için başvurduğu yöntem.
Marcio Nobre'nin Türk vatandaşlığına geçme isteğine itirazım yok.
Kuralına göre ve vakti gelince hay hay.
Ancak ortada, yarın tehlikeli gelişmelere neden olacak bir uygulama var.
Şimdiden Nobre'yi örnek gösteren bir dolu yabancı futbolcu vatandaşlığa geçmek için sıraya girdi.
403 sayılı Türk vatandaşlığı yasasında kimlerin hangi koşullarda T.C. kimliği alacağı son derece net.
Aurelio'nun yararlandığı "Genel olarak vatandaşlığa alınma" başlıklı 6. maddenin (b) fıkrası "Müracaat tarihinden itibaren geriye doğru Türkiye'de 5 yıl ikamet etme" zorunluluğu getirirken, Nobre bu koşula uymadığı için Beşiktaş kulübü "İstisnai haller" başlıklı 7. maddenin (e) fıkrasını devreye soktu ve benzeri görülmemiş bir şekilde Brezilyalıya vatandaşlık yolunu açtı.
(Bu arada Nobre'nin aynı yasa maddesinin (d) fıkrasındaki "Türkiye'ye sanayi tesisi getiren, sosyal, ekonomik alanlarda veya bilim teknik veyahut sanat alanlarında olağanüstü hizmeti geçmiş ve geçeceği düşünülen kişiler" kaleminden vatandaş olduğu yorumları, yanlış bilgilenmeden kaynaklanıyor. Çünkü bu fıkra spor alanını kapsamıyor)
Yani Nobre'ye - buraya dikkat edin - sadece olağanüstü durumlarda kullanılan "Vatandaşlığa alınması Bakanlar Kurulunca zaruri görülenler" fıkrası uygulandı.
Şeytanın bile aklına gelmezdi ama, babası İçişleri bakanı olan Beşiktaş ikinci başkanı Murat Aksu'nun aklına geldi.
Söyler misiniz, Nobre'nin vatandaşlığa alınmasındaki "zaruret" neydi?
Biri çıkıp açıklasın, Nobre cebinde Türk futbolunun kurtuluş reçetesini mi taşıyordu?
Yoksa Brezilyalı oyuncunun bizim bilmediğimiz bir misyonu, özel bir görevi mi vardı futbolun dışında?
Neydi Nobre'nin ayrıcalığı?
Milli İstihbarat Teşkilatı ve ülke çıkarlarına hizmet eden yabancılara uygulanan bu yasa maddesi, neden Nobre için kullanılmıştı?
Sırf siyah-beyazlılar Fenerbahçe'den bir adım geri kalmasın diye mi?
"Aldık sana ne?" diyorsanız susarım.
Ülkede yasalar bu kadar keyfi yorumlanıyor, adamına göre uygulanıyorsa pes doğrusu.
Yarın Ankarasporlu Jaba'nın da aynı maddeden yararlanarak vatandaşlığa geçme talebi gündeme geldiğinde, Nobre'nin başvurusunu elden ele dolaştırarak jet hızıyla imzalayan Bakanlar Kurulu kendisine ne yanıt verecek, merak ediyorum.
Acaba "Boyun kısa, senden istihbaratçı filan olmaz" mı denecek?
Nobre'ye böyle bir hak tanıdıysanız, gerisine "dur" diyemezsiniz.
Açtığınız kapının menteşeleri yerinden fırlayıncaya dek geleni buyur edeceksiniz...
Bakanlar Kurulu'nun Nobre ile ilgili kararnameyi imzalamasından sonra gözlerim bir umut, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e çevrilmişti.
İyi bir hukukçu olan Cumhurbaşkanı'nın "Nobre'nin vatandaşlığa alınmasındaki zarureti sorgulayacağını" düşünüyordum ki...

İş başa düştü
Sayın Sezer'in bizimle aynı kaygıyı taşımadığını gördüm. Şaşırdım...
Anlaşılan iş başa düştü.
Bu abukluğa son vermek yine Futbol Federasyonu'na kaldı.
Federasyon derhal harekete geçip talimattaki " A milli takımda oynama uygunluğu" ifadesini kaldırmalı ve işin cılkını çıkaranların önünü kesmeli.
Ocak ayını beklemeden hemen yarın yapmalı bu değişikliği.
Yoksa bir tarafta yeni Mertler, Mehmetler ve Ahmetlerle tadının neye benzediği belli olmayan bir SÜPER ligimiz...
Öte tarafta ise "çok milliyetçiler", "az milliyetçiler" ve "milliyetçi olmayanlar" diye sınıflara ayrılmış bir spor medyamız olacak.

Çete'ye tavır

Cem Deda'nın dinlendirilmesi gereken maçın ardından yeni bir görev almasının tek açıklaması vardı;
Bu sezon farklı bir duruş sergileyen ve her fırsatta hakeminin arkasında olduğunu vurgulayan MHK Deda'ya yöneltilen "çete suçlamasına" tepki ataması yapmıştı.
Trabzonspor kulübü başkanı Nuri Albayrak'ın maç sonrası açıklamaları her ne kadar disiplin kurulu tarafından cezalandırılmış, Cem Deda tazminat davası açılması için avukatlarına yetki vermişse de, MHK hatalı maç yönetmesine karşın hakemine sahip çıkmıştı.
İlk iki haftada FIFA kokartlı hakemler Selçuk Dereli, Fırat Aydınus, Bülent Demirlek ve Yunus Yıldırım'ın gözünün yaşına bakmayan kurul, kritik bir kararla Deda'yı dinlendirmek yerine sahaya sürmeyi tercih etmişti.
Bu tavrın doğru olduğunu düşünenlerdenim.
Ancak uygulamasının hakem kararlarındaki gibi standarta bağlanması gerektiğine inanıyorum.
Ayrım yapılmadan her kulüp, her yönetici için aynı tepkinin gösterilmesi, Türk hakeminin yitip giden saygınlığının yeniden kazandırılmasında önemli rol oynayacaktır.
Aksi takdirde, durum içinden çıkılmaz bir hal alacaktır ki...
Düşünmek bile istemiyorum!

Vazgeçtim kardeşim

Doksan dakika bitiminde Ankaraspor yöneticileri bas-bas bağırıyordu;
"Hakem Ankaragücü'nün golünde kural hatası yaptı. Maçın tekrarını isteyeceğiz"
Bekliyorduk ki ertesi gün federasyona başvuru yapılsın, iddiaların peşinden gidilsin.
Ama o ne?
Aradan dört gün geçti çıt yok.
Öğreniyoruz ki, başkent ekibi yöneticileri, birileri tarafından "Hakemin kural hatası yapmadığı yönünde" ikna edilmiş!
O akşam nasıl çıkıp ortalığı birbirine katıyorsan, itirazdan neden vazgeçtiğini de açıklamanı bekliyor kamuoyu.
Yoksa insanın aklına başka şeyler geliyor vallahi!

cersen@milliyet.com.tr




SPOR
'Futbolda mucize yoktur'
Tanjevic'ten gözdağı!
Dünyalar bizim olsun
Partiyle veda
Oliviera geliyor
Diarra rüyası bitti!
Kiki Musampa imzaya geldi
Lig A heyecanı başlıyor
Kuralar çekildi
Elvan kupada yarışmıyor
Powell yine uçtu
Yoksa Nobre MİT ajanı mı?
Toroğlu'nun ayıbı
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Cemal ERSEN
Yoksa Nobre MİT ajanı mı?
Medyada Aurelio ile Nobre yüzünden bir haftad...
Yavuz KOCAÖMER
Toroğlu'nun ayıbı
Erman Toroğlu, geçtiğimiz haftalarda Lig TV'd...


© 2006 Milliyet