|
Ben Oxford'dayken... (2)
Oxford izlenimlerine devam... Önce Harry Potter filmlerinin çekildiği tarihi Christ Church... Öğle yemeğini, filmdeki uzun masalarda yedik.
Filmdeki dizi dizi lambalar, duvarlarda tablolar, tavan süslemeleri aynı ama masalarda beyaz gömlekler üzerinde beyaz papyonları ve siyah pelerinleri olan genç büyücü adayları yerine, bizim grup ve bir grup da Pakistanlı vardı.
Hepimiz o masalarda fotoğraflar çektirdik.
Christ Church, büyük bir kare çizen dört tarihi bloktan oluşuyor.
İlki, 1170 yılında yapılmış.
Büyücülük kolejinden, hayaletlerin dolaştığı şatolara kadar tüm gerçeküstü filmler için harikulade bir mekân.
Ortada, Harry Potter filmlerindeki şenliklerin yapıldığı yemyeşil avlu.
500 yıllık kütüphanesi de bir mücevher.
Süpürge sopalarının üzerinde uçarak top oynayan genç büyücüler, bu avluyu şenlendirmişler.
...........................
Christ Church'ün duvarlarına bakan tarihi bir başka bina, Oxford'un yatılı öğrencileri için yapılmış ilk yurt. Yüksek tavanları, taş oymalarıyla saygın bir mimari.
Binanın en üst katında yuvarlak bir pencereden avluda oynayan çocuklara bakan Lewis Carroll, orada Alice adlı kız çocuğunu gözler.
Alice Harikalar Diyarında kitabı, bu gözlemler sonucu yazılmıştır.
Alice'in kedisi de sık sık, avludaki 500 yıllık ağacın tepesine çıkar, sonra korkudan inemezmiş. Alice'i üzmemek için, çalışanlar tehlikeleri göze alarak ağacın tepesine tırmanırlar ve kediyi ceplerine koyarak indirirlermiş.
Christ Church ile aradaki duvar ortasında bir demir kapı, romandaki "Alice'in gizli kapısı..."
...........................
II. Dünya Savaşı boyunca Alman uçakları, bütün İngiltere'yi bombaladıkları halde sadece Oxford'a dokunmamışlar.
Nedeni, Hitler'in kafasındaki planmış.
Hitler, İngiltere'yi ele geçirdiğinde, kendisine yönetim merkezi olarak Londra'yı değil, Oxford'u seçmiş.
Entelektüel zaafı mı?
Hayır.
İntikam takıntısı.
Savaş boyunca kendine en ciddi rakip olarak gördüğü, dönemin İngiltere Başbakanı Churchill, o topraklarda doğmuş. Baba evi, Oxford'un kıyısındaki nehre yaslanmış.
Hitler, savaş sonrası İngiltere gezileri için o evi kendine konut yapmayı kafasına takmış. ...........................
Oxford, gelenek, kültür ve statü simgesi olmakla beraber, çağı ve geleceği de kucaklıyor.
Oraya, bir grup gazeteci, Petrol Ofisi'nin Oxford Üniversitesi ile imzaladığı bir anlaşma bağlamında gittik.
Petrol Ofisi, Oxford'un "nano" teknolojisini, dizel yakıtlarına uygulayacak. Amacı, yüzde 10 yakıt tasarrufu.
Motor ve çevre temizliği...
Nano teknolojinin diğer yakıtlara da uygulanmasını hedefleyen araştırmaların da sponsoru. Nano teknoloji, maddelerin özünü değiştiriyor.
Teknolojide -şimdilik- son aşama.
Son yılların ilk teknoloji devrimi PC bilgisayardı. Sonra, internet, ardından moleküler biyoloji... Şimdi de nano teknoloji.
İmza töreni, Harry Potter filmlerinin çekildiği Christ Church'te yapıldı.
Profesör Peter J. Dobson imza töreninde "nano teknolojiyi" anlatırken maddelerin özünü değiştiren bu buluşu "bir tür bilimsel büyü" olarak tanımladı.
"Harry Potter'ın yetiştiği bu büyücüler kolejinde, nano teknoloji adlı büyü de normal" dedi.
............................
Oxford sokaklarında en fazla iltifat gören mekân, Harry Potter'ın yazarı Jeanne K. Rowling'in saatlerce oturduğu Nicholsons Cafe...
Jeanne K. Rowling, espresso kahveleri art arda yudumlar, düşüncelere dalarmış.
Dünyanın en çok satan kitapları ve en çok izlenen filmleri arasında yer alan Harry Potter ilhamı da Rowling'e o kafede gelmiş.
Çok satan kitaplar yazmak isteyen, ama bir türlü yazamayan, kabızlık çeken "meçhul meşhurlara (!)" Nicholsons'da fincan fincan kahve kürü tavsiye edilir.
g.civaoglu@milliyet.com.tr
|
|