Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Ağustos 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yeni üniversiteler, YÖK ve hükümet


15 yeni üniversitenin rektör sorunu, tam anlamıyla arapsaçına döndü. Bu kadar basit bir konuyu çözemeyen bir Ankara, diğer ciddi konularda nasıl çözüm üretiyor, merak ediyorum...
YÖK Başkanı Erdoğan Teziç, dün düzenlediği basın toplantısında, yeni üniversitelere vekil rektör atanmayacağını, vekâletin, söz konusu üniversitelerin daha önce bağlı bulunduğu üniversitelerin rektörlerine verildiğini söyledi.
Madem değişen hiçbir şey olmayacaktı, neden yeni üniversiteler kuruldu? Bu sorunun cevabını da artık birileri vermeli.
YÖK/TÜBİTAK/Hükümet/Çankaya dörtgeninde artık barış sağlanmalıdır. Üniversitelerimizin geleceği açısından bu çok önemli. Ama maalesef Ankara bu konuda tıkanmış durumda.
Yeni kurulan üniversitelerde rektörlük sorunu yaşanacağı daha en başından belliydi. Bu konuya defalarca dikkat çektik. Ama hükümet bunu hiç kaale almadı. Yanlışı belki TBMM düzeltebilirdi. Ancak Meclis de görmezlikten geldi. Hem de iki kez. Oysa yasanın Çankaya'dan ve Anayasa Mahkemesi'nden döneceği besbelliydi.
Sorun sadece rektör olsa yine iyi. Ama rektör olmadığı için yeni üniversitelerde hiçbir iş yürümüyor. Pek çoğunda hoca bile yok. Dördü dışında toplam profesör sayısı 5'i bile bulmuyor.
Bütçeleri yok. İdari kadroları yok. Güvenlik birimleri oluşturulmadı. Ama bir ay sonra on binlerce öğrenciye ev sahipliği yapacaklar.
Hata kimde? YÖK'te mi, hükümette mi? Çankaya'da mı? Yoksa TBMM'de mi? Görünen o ki en büyük hata Milli Eğitim Bakanı Çelik'in. YÖK yasasında olduğu gibi, hükümeti de, TBMM'yi de yanlış yönlendiriyor. Sonuçta gelinen noktanın hep krize dönüşmesi, onun "Ben yaptım, oldu" mantığından kaynaklanıyor.
Çelik'in, her defasında, Anayasa, yasalar ve Çankaya'yı yok sayması ve ona göre hareket etmesi sadece tesadüf mü?..

Hocaların maaşı
Bir önceki iktidar döneminde, üniversite hocalarının maaşına yönelik bir yasa çıkmıştı. Önce profesör ve doçentlerin, ardından da üç yıl içerisinde diğer öğretim üyelerinin maaşları yeniden düzenlenecekti.
Profesör ve kıdemli doçentlerin maaşları ayarlandı. Yüklüce bir zam aldılar. Diğer hocalar ve idari kadrolar ise unutuldu. Bu konuda, o dönemde 70'e yakın yazı yazdım. Profesörlerden teşekkür aldım. Genç öğretim üyelerinden de "Bizi unuttun" diye bol bol eleştiri. Çok haklılar. Ama karşımızda öylesine bir iktidar var ki, kendisini üniversitelere bir şeyler vermek için değil, onlardan bir şeyler koparmak için şartlandırmış. Bırakın zam mı, selam bile vermiyor...
AKP iktidarı, ilk yıllardaki intikam duyguları biraz körelse de hâlâ üniversitelere, dolayısıyla hocalara sıcak bakmıyor.
Bu yüzden de, hükümetler gelip geçicidir, aslolan yasalardır, kurumların devamlılığı vardır gibi varsayımlar hep boşa çıkıyor.
Ne kadar etkili olur bilmiyoruz ama bir kez daha hatırlatıyoruz: Evet, Sayın Maliye Bakanı, Sayın Milli Eğitim Bakanı ve Sayın Başbakan; hocalara verilen sözler ne zaman yerine getirilecek?
Bu sözü biz değil, bizden önceki iktidar verdi derseniz, sizden sonraki iktidarlar da, bugün sizin verdiğiniz sözleri yerine getirmezler ki, böylesi durumlar da ancak aşiret devletlerinde yaşanır!..
Özetin özeti: Eğitim gibi yüce duyguların barındığı ortamlarda kine, nefrete, önyargılara ve partizanlığa yer yoktur. Bir ülkede eğer eğitim kurumları ve öğretim kadroları mutlu değilse, huzuru bulmak, zorun da ötesinde imkânsızdır...

aguclu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Amerika hakkında şüpheler
KÜRT meselesiyle ilgili olarak Bush yönetimin...
Çetin ALTAN
Doğum kontrol hapı ve Casanova
İstanbul'un kendince burjuvalaşmış kesimi, an...
Melih AŞIK
100 tane Felak...
Haberi Milliyet manşetten duyurmuştu... Diyan...
Fikret BİLA
Rahşan Ecevit: Bülent elimi tuttuğunda yaşama da tutunuyor
Or-An'daki kütüphane evin bahçesine çıkarken,...
Hasan CEMAL
Belayı etkisiz kılmak!
İran ve Suriye... Bu ülkelerin yıllardan beri...
Güneri CIVAOĞLU
Ben Oxford'dayken... (2)
Oxford izlenimlerine devam... Önce Harry Pott...
Can Dündar
Ali Kırca
Nikâh günümdü.
Abbas GÜÇLÜ
Yeni üniversiteler, YÖK ve hükümet
15 yeni üniversitenin rektör sorunu, tam anla...
Semih İDİZ
Kıbrıs için peşin hükümlü olmak zarar verir
AB'nin, KKTC limanları için BM denetimini öng...
Sami KOHEN
Hizbullah'ın yeni gücü
Lübnan ordusunun 40 küsur yıl sonra ilk kez L...
Metin MÜNİR
Hizbullah ile PKK'nın kesiştiği nokta
İsrail-Hizbullah savaşından Türkiye'nin çıkar...
Hasan PULUR
Çanakkale Anıtı için bir proje...
"ÇANAKKALE şehitleri" yalnız kalmadıklarını h...
Derya SAZAK
Ilısu tartışması
Hasankeyf'i sular altında bırakacak Ilısu Bar...
Tamer HEPER
Yine kooperatif ihtilafı!!!
Daha önce yazdığım konulardan biri okuyucular...
Yaman TÖRÜNER
Orada bir köy var uzakta
Dünyanın bir yerinde, bir tatil köyüne gittim...
Güngör URAS
Buğday (yakında ithal edeceğiz)
Dünyada buğdayın tonu ortalama 140-150 dolar....

© 2006 Milliyet