Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Ağustos 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Orada bir köy var uzakta


Dünyanın bir yerinde, bir tatil köyüne gittim. Adını vermeyeceğim. Dünyanın en yeşil ve tesisleri doğayla uyumlu, doğada kaybolmuş tatil sitesi seçilmiş. Bir ucundan diğer ucuna, köyün sınırları dahilinde yüzülebilen üç ayrı koyu var.
Tamamen ormanlık arazi içinde ve bitişiğinde kilometreler boyunca hiçbir tesis yok. Ama, uzaktan bir küçük kentin ışıkları manzarayı tamamlıyor. Zaten, o küçük kente, tatil köyünün mavnaları sık aralıklarla seferler yapıyor. O küçük kentte, her türlü alışveriş ve eğlence olanağı mevcut.
O küçük kent, tatil köyünün bulunduğu dünyanın en güzel ülkesinin her özelliğini taşıyor.
Bu tatil köyünün, küçük bir de marinası mevcut. Teknenizi bağlayıp istediğinizde onlarca komşu doğa harikası koya gidebilmeniz için. Teknenizin kendinize ait olması da şart değil. İsterseniz kısa süreli kaptanlı veya kaptansız tekne kiralayabiliyorsunuz. İsterseniz de, dalgıç tekneleriyle açılabilirsiniz.

Özel münibüs hazır
Köyün deniz şeridi, yaklaşık iki kilometre ve kenarında dümdüz bir güneşlenme, yürüyüş bandı var. Buralarda, istediğiniz yerde denize girebilirsiniz. Tabii ki, yürüyüş bantları arasındaki üç koy tamamen kumluk.
Koylardaki ağaçlar denize kadar uzanıyor. Koylarda yüzerken fark ettiğiniz, hiçbir göz kirliliği olmayan manzara, denizden çıkmanızı engelliyor.
Bu köyün bulunduğu yöreye uçakla gidiyorsunuz. Havaalanında sizi karşılayan, klimalı özel minibüsünüz hazır. Yaklaşık 45 dakikada köye ulaşıyorsunuz. Kendi arabasıyla gelenler, arabalarını köyün girişindeki otoparka park ediyorlar. Çünkü, köy içinde araba yasak. Ulaşım için elektrikli, sessiz taşıtlar kullanılıyor.
Sizi odanıza, bungalovunuza veya villanıza, görülmeye değer römorklu still (komik araba) taşıyor. Odanıza yerleştikten sonra, akşamki animasyon şovunu kaçırmamalısınız. Ne de olsa, her gece değişik bir gösteri var.
Köyde, hepsini yapmaya fırsat bulamayacağınız onlarca spor aktivitesi var. Futbol, voleybol, tenis, mini golf, açık hava satrancı, golf (özel istek gerekiyor), atıcılık, deniz bisikleti, sörf, yürüyüş, koşu, paraşüt gibi deniz sporları ve daha birçoğu bunlar arasında. Hatta, köyün bir de kiralayabileceğiniz küçük uçağı var.

Sekiz ay açık
Bu tatil köyünün bir kapalı, üç açık yüzme havuzu mevcut. Kapalı havuz, süzülmüş deniz suyuyla doldurulup ısıtılıyor. Bu havuz, otel bölümünde. Toplantı turizmine de hizmet veren otel bölümü, on iki ay açıkmış. Köy ise, yılın sekiz ayı açık.
Yemyeşil doğa, iki yüzden fazla çeşitte rengârenk çiçekle tamamlanmış. Bu harikanın, bakımını ve pırıl pırıl temizliğini düşünün. Zaten, yönetimini Avrupa kafası yapıyor. Tatil yöresinden bir saatlik mesafeler içinde, üç bin yıllık onlarca tarihi anıt var. Sizi oraları görmeye de davet ediyorlar. Ben sadece birkaçına gidebildim. Köy daha rahat.
Köye daha çok Avrupalı turist geliyor. Üstsüz güneşlenme serbest. Zaten, köyün yerleşim alanı o denli geniş ki, isterseniz sizi kimse görmez. Otelin masaj ve SPA merkezinde, Türk hamamı dahil, her türlü hamam ve sauna var. Dünyanın çeşitli yörelerinden gelen masörlere masaj yaptırabilirsiniz. İsterseniz Thai, isterseniz Azeri, isterseniz İngiliz.
Tatil yöresinin, altıdan fazla değişik restoranında yemek yiyebilirsiniz. En iyisi her gece birisine gidin. Ama, suşi restoranına mutlaka. Unutmadan söyleyeyim, bu doğa harikasında bir tek bile sivrisinek yok.
Orada bir köy var yakında. Görülmeye değer.

ytoruner@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Amerika hakkında şüpheler
KÜRT meselesiyle ilgili olarak Bush yönetimin...
Çetin ALTAN
Doğum kontrol hapı ve Casanova
İstanbul'un kendince burjuvalaşmış kesimi, an...
Melih AŞIK
100 tane Felak...
Haberi Milliyet manşetten duyurmuştu... Diyan...
Fikret BİLA
Rahşan Ecevit: Bülent elimi tuttuğunda yaşama da tutunuyor
Or-An'daki kütüphane evin bahçesine çıkarken,...
Hasan CEMAL
Belayı etkisiz kılmak!
İran ve Suriye... Bu ülkelerin yıllardan beri...
Güneri CIVAOĞLU
Ben Oxford'dayken... (2)
Oxford izlenimlerine devam... Önce Harry Pott...
Can Dündar
Ali Kırca
Nikâh günümdü.
Abbas GÜÇLÜ
Yeni üniversiteler, YÖK ve hükümet
15 yeni üniversitenin rektör sorunu, tam anla...
Semih İDİZ
Kıbrıs için peşin hükümlü olmak zarar verir
AB'nin, KKTC limanları için BM denetimini öng...
Sami KOHEN
Hizbullah'ın yeni gücü
Lübnan ordusunun 40 küsur yıl sonra ilk kez L...
Metin MÜNİR
Hizbullah ile PKK'nın kesiştiği nokta
İsrail-Hizbullah savaşından Türkiye'nin çıkar...
Hasan PULUR
Çanakkale Anıtı için bir proje...
"ÇANAKKALE şehitleri" yalnız kalmadıklarını h...
Derya SAZAK
Ilısu tartışması
Hasankeyf'i sular altında bırakacak Ilısu Bar...
Tamer HEPER
Yine kooperatif ihtilafı!!!
Daha önce yazdığım konulardan biri okuyucular...
Yaman TÖRÜNER
Orada bir köy var uzakta
Dünyanın bir yerinde, bir tatil köyüne gittim...
Güngör URAS
Buğday (yakında ithal edeceğiz)
Dünyada buğdayın tonu ortalama 140-150 dolar....

© 2006 Milliyet