|
 |
|
|
Trafik kazası taksirli suçtur
Gazete haberi benim büroya bomba gibi düştü, konuyu soran sorana. Trafik kazalarındaki yaralamalarda artık ceza verilmeyecek haberi kiminde sevinç, çoğunda kaygıya neden oldu.
Elbette kaygıya neden olacak. Ülkemizde trafik kazalarından dolayı ölümler bir savaş meydanındaki zayiatı kat kat geçti, ancak yaralanmalar konusunda rakamlar pek telaffuz edilmiyor, çünkü yaralıdır yarın düzelir deniliyor ama kazın ayağı öyle değil, o yaralıların çoğu ömür boyu sakat, belki de yatağa, tekerlekli sandalyeye mahkûm kalıyor.
Bu yaralananlar arasında benim tanık olduğum, acısına dayanılmaz trajediler var. Böyle bir suç cezasız kalabilir mi? Hayır kalamaz zira:
Türk Ceza Kanunu'nun 22. maddesi taksiri tarif etmiştir. Deniliyor ki, "Taksir dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir."
Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesi ise şöyle: "Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi üç aydan bir yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılır." (Bu maddenin devamında vücuda verilen zararın artması halinde cezaların artacağı hükmü vardır.)
Görüldüğü gibi taksirle yaralamalar için ceza tayin olunmuştur. Hatta yeni bir kavram olan "bilinçli taksir" kavramı Türk Ceza Kanunu'na konulmuş olup fiil, makul insanlar için belli sonucu doğuracak şekilde öngörülebilir olup da fail buna neticeyi istememiş olmasına rağmen suç işlenmişse bu defa ceza ağırlaştırılarak verilir.
Aslında bilinçli taksirin kanundaki tarifi bu değil ama kanundaki tarif benim yaptığımdan daha anlaşılmaz olduğu için bu hale getirdim.
Sonuç olarak bu işte bir yanlışlık var. Yanlışlık nereden kaynaklanıyor bilemiyorum ama yasada trafik kazalarındaki yaralamalar için ceza vardır, birtakım yollarla suç işlemeye eğilimi olanları buna özendirmemek lazımdır, ülke bu adamlardan çok çekiyor.
tamerheper@host.com
|
|
|

|