|
 |
|
|
İnci taklitleri
Mevki sahiplerine bakıp da:
- Ben onun yerinde olsaydım, diye konuşanlara kulak asmayınız.
Ayıkken sarhoş taklidi yapmak kolaydır. Ama sarhoşken kimse ayık taklidi yapamaz.
* * *
Devlet kuşu başımıza konsun diye beklemeyiniz. Siz kuş olup devletin başına konabilirsiniz.
Buna bazı yerlerde demokrasi diyorlar.
* * *
Hürriyeti mi istersiniz, ekmeği mi?
Yanılıp da sakın bir tercih yapmayınız. İkisini de kimse vermez adama. Sormaları, istatistik yapmak içindir.
* * *
Çinliler:
- Küçük adamın mevki sahibi olması, maymunun ağaca çıkmasına benzer, yükseldikçe o tarafı daha çok ortaya çıkar, diyorlar.
Doğru.
Fakat asıl korkuncu, bunu seyredeceklerine, koklamak için ağaçlara tırmanmaya kalkanlardır.
* * *
Yeryüzündeki bütün insanların neşeli zamanlarıyla kederli zamanları birbirine denktir.
Şu farkla ki zenginlerin gözyaşlarıyla, fakirlerin kahkahalarını kendilerinden başka kimse göremez.
* * *
İnsanlara acır mısınız?
Çok acırsanız yalnız kalmayı önceden kabul edin. Çünkü onlar, siz acıdıkça sadece acılığınızdan şikâyet edeceklerdir.
* * *
Geri toplumlarda insanlar, ışıkları yangın zannedip söndürmeye kalkarlar. Yollarını bulamamalarının gerçek sebebi budur.
* * *
Geç gelen saadet, insanın nezleyken ziyafete davet edilmesi gibi bir şey; görüyor, tadıyor, fakat lezzetini anlayamıyorsunuz.
* * *
Para parayı çeker, diyorlar.
Ya paranız yoksa?
O zaman sadece çekersiniz?
* * *
Evliliği şimdiye dek çok şeye benzetmişler. Evlilikten evliliğe fark var ama, çoğununki parazit yapan radyo istasyonuna benzer. Arada sırada tatlı bir müzik duymak için, bir sürü gürültü dinlersiniz.
* * *
Kadın çiçek gibidir, diyorlar.
Haydi efendim.... Bana bir kısmı manav dükkânlarındaki çilek sepetlerini hatırlatıyor. Mostralığına kanıp alanlar, eve götürünce altının bozuk çıktığını görüyorlar.
* * *
Güzel kadınlar kemal yaşında, çirkinler ise gençken bonkördürler.
En akıllı iş onların bu çağlarını kollamaktır.
Çirkini yaşlıyken sevmek ne kadar büyük talihsizlikse, güzeli gençken sevmek de öyle...
* * *
Kadınla hava arasında daima bir benzerlik buluyorum. İkisinin de kıymeti kayboldukça anlaşıldığı için değil; ikisini de değiştirmeden teneffüs etmek; hayatı zehirlediği için...
* * *
Piyes yazarı Turgut Özakman:
- Aşk horoz şekeri gibidir, diyor, yalarsın yalarsın, sonunda bir kazık kalır elinde...
Evet ama aşıklar daha ziyade horoz şekerini ters tutarlar ve kazıkmış diye yere attıktan sonra da, ömürleri boyunca avuçlarını yalarlar.
* * *
Mahalle aralarındaki serçe kuşlarına baktıkça sanatçıları düşünüyorum. Çünkü ikisi de yaşamak için pislikler arasında temiz bir şey arıyorlar.
Not: 47 yıl önce yazılmış bir yazı... "1 Kasım 1959 tarihli Milliyet"ten...
c.altan@prizma.net.tr
|
|
|

|